şükela:  tümü | bugün
  • üreme dürtüsünün getirdiği karşı cins tarafından beğenilme isteğidir.

    diğer davranışlar sadece bu isteğe hizmet eder.

    (bkz: sigmund freud)
  • (bkz: aile)

    benden asla vazgeçmedikleri için kendimden vazgeçemiyorum.
  • "nerede okumuştum, hani bir idam mahkûmu ölümünden biraz önce şöyle söylemiş ya da düşünmüştü: 'yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek bir fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmamda gerekse o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir.' yeter ki yaşayayım!"

    dostoyevski suç ve ceza'da idama mahkum edilmişken ölüme bir soluk kala aklından geçenleri bu şekilde betimlemiştir.sözün özü hayattaki en büyük motivasyon kaynağı zaten hayatın devam etmesini mümkün kılmaktır.
  • senin çok sevdiğinin, seni de çok sevmesidir.
  • an itibariyle çaya bandığım negro.
  • kişinin kendini sevmesidir, yaptıklarından mutlu olmasıdır, küçük ama değerli istekleridir.
    yakın geleceğe dair erişilebilir hedefler koyup bunlarla motive olabilmesi sayesinde çerçevenin geneli ile en büyük motivasyon kaynağını farkına varmaksızın bulmuş oluruz. çünkü o zaman kendimizi severiz.
    misal, hafta sonu yakın ama ziyaret etmediğimiz bir ilçeye seyahat etmek bir motivasyondur , yolda giderken bir kiraz ağacından meyve toplamaktır. o da olmuyorsa sevdiğin bir parta oturmak, sosyal olmayışından yakınırken, durakta yanında oturan teyze ile tanışmaktır. bir de tabi bunlar yapılırken kendini bir şeyin 'en'i haline getirmeye zorlamamaktır. en güzel dansı sen etmezsin belki ama yaptığın eylemi seversen kendinle mutlu olursun. çünkü hayattaki büyük hedefler insanı motive etmez çoğu zaman.
  • valla motivasyon mu diyim, zorunluluk mu diyim, vazifemi diyim ne diyim bilmiyorum ama 5 yaşındaki kızım olmasa şu an yattığım odanın açık balkonundan aşağı atarım kendimi o derece sıkıldım hayattan. hiç bi bokdan zevk almaz mı bir insan ya. en ufak bi heyecan, en ufak bi umut, bekleyiş??!. 35 yaş sendromu mudur nedir arkadaş. amk borç harç yok, iş güç yerinde şükür, ana baba sağ, sağlıklılar. dert tasa yok ondan mı oluyor nedir arkadaş. yemin olsun acayip boşluktayım sözlük. bu saatte yattım bak sırf belki uyurum, yarın güzel bir gün olur diye. düşün yıllık izindeyim, ben normal şartlarda sabahlara kadar oturan bi adamım bu saatte yatağa gitmişim. uyku yok tabii. neyse en azından burası var iç dökecek. sizler varsınız. ben hayatta derdimi sözlü olarak anlatamayan birisi olarak buraya öksürüyorum artık derdini sikeyimciler falan kusura bakmayın sizi de seviyorum. ama küfür etmeyin s.kerim dalaanızı
  • hayattaki en büyük motivasyon kaynağı aşktır ama gerçek aşk. aşkı iliklerine kadar hissetmen lazım. eğer gerçekten aşıksan normalde yapamayacağın bir çok şeyi büyük bir motivasyonla, enerjiyle ve sınırsız bir cesaretle gerçekleştirirsin. aşk büyük bir motivasyon kaynağı olmakla beraber aynı zamanda yıkıcı da bir güçtür. eğer enerjini yıkman gereken engellere kanalize edemezsen seni hırpalamaya başlar. bu enerjinin kontrolü kaybedilirse insan kendisine ve sevdiklerine zarar vermeye başlar, kendisini durduramaz. telafisi mümkün olmayan yaralar açar. fakat o kadar büyük bir enerjiyi de kontrol etmek zordur, o da ayrı bir güç gerektirir. fakat bu güç kontrollü bir şekilde kullanılırsa yerküreyi titreten bir kudrete dönüşebilir. tabi bu söylediğim aşk "aaa çok güzel gözleri vaaar, bayılıyorum onaaa" tarzı bir aşk değil. benim kastettiğim aşk insana "onsuz nefes alamıyorum" dedirtecek seviyede şiddetli bir aşk. saatlerce sessizce birbirinizin gözlerinize baktığınız, ağzınızdan tek kelime çıkmadan konuşabildiğiniz, kalbinizin dile geldiği bir aşk. öyle bir aşka sahip olmak için de sevebilen bir kalbe ve saf bir sevgiye ihtiyaç vardır.
  • sekstir. birbirimizi kandırmayalım.
  • umuttur.

    dolaylı yoldan umudu tetikleyen kimi zaman aşk, kimi zaman aile, kimi zaman da bambaşka bir sebep olabilir.