şükela:  tümü | bugün soru sor
  • zamanımızin en global butun insanlığı ilgilendiren,
    modern yaşam tarzı denen olgunun en buyuk problemi...
  • mealen "hicbir seye yetisemeyecek kadar vakti az olan hic bir is yapmiyordur" benzeri bir iran deyisi de vardir. yerine gore oldukca, yerine gore cok dogrudur. (bkz: zaman yonetimi)
  • istanbulda yasamanin bizlere kazandirdigi, baska sehirlerde yasayamadiginiz bir duygu. sanki surekli bir yerelere yetismeniz gerekirmiscesine herseyi alelacele yapip bir an once bitirme sendromu ile bilikte asla yeterli olmadiginizi hissettiren, daha hizli hareket etmeniz, daha hizli dusunmeniz gerektigine sizi inandiran bir duygu.
  • 70 cm lik bir erkek cucenin naomi ile ayakta is tutmasi durumunda kollarini kaldirsa bile basina gelecek olay
  • günlük 24 saatin artik yetmiyor olmasidir*
  • ilk çare olarak uyku sürenizi azaltmayı denediğiniz problem. işin sonu; uyanıkken kovalamaktır en güzel rüyayı. hayatın yetişmeyeceğini anlayıp, bir tünel açıp, ortasından başlamaktır..
  • az zamanda cok isler yapmayi hedeflemek, bastan kaybettirir. belki bir, bilemedin iki gun yetisilir herseye de, ucuncu gun beyin ve vucut iflas eder. bosvermenin dayanilmaz hafifligi yerlesir bunyeye ve yine hicbir seye yetisilemeyen hayata geri donulur. isi gucu azaltmakta veya yok saymakta fayda var. yoksa insanin ruh yapisi sakata girebiliyor.
  • hayatı kaçırmak... mutlu olmaya geç kalmak, kıymet bilmek için geç kalmak*. bunların sadece kocaman bir kaybetmişliğin ortasında farkına varmak. şunun gibi bir şey;

    (bkz: birbirimize birkac ask kadar gec kalmis olmasaydik)
  • tam zamanlı bir işyerinde çalışırken "akşamları yaparım nasıl olsa" diyerek çeviri almaya başlamakla temelleri atılan duygudur. sonra akşam çevirileri de düzenli bir hal alır; artık neredeyse iki işte birden çalışılıyor haline gelinir... gece ve gündüz birbirine karışırken, bünye hiçbir şeye yetişemediğini, sürekli bir şeylerin eksik kaldığını hisseder... sonunda ya bünye iflas eder ya da tam anlamıyla bir sıçış yaşanır...
  • her şeye yetişmeye çalısmanın kaçınılmaz sonucudur.