şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
  • böyle finalmi olur dediğim dizi. gözyaşlarına boğuldum. içimden parça gitti. arkadaşlarımı kaybetmiş gibi hissediyorum.
    --- spoiler ---

    22 bölüm düğün düğün diye paralayan senaristler 10 dakika sonra boşanmış olmalarını öğrenmemiz içinmi bekledik haftalardır? zaten evli olmalarını istemiyordum o ayrı ama bu kadar kısa final olurmu? bari uzun uzun bitireydiniz şu diziyi. anne o kadar tatlıydı ki yetmedi.
    --- spoiler ---
    şimdi ilk bölümü tekrar izledim. adamlar baştan beri planlı çekmişler diziyi taşlar yerine oturdu. çok özleyeceğim galiba himym...
  • abartıldığı kadar kötü bir final yapmayan dizidir.final bölümü pek severek izlemeyeceğimiz hımym bölümü gibiydi sadece.az önce izledim final bölümünü arkasından bir sigara yaktım.final bölümü için miydi bu sigara tabii ki hayır.koskoca 9 yıl içindi.sonuç olarak final bölümü oha dedirtmese de ayrılmak çok koydu.
    --- spoiler ---

    öncelikle final bölümünde en üzüldüğüm şey son anda öğrendiğimiz tedin eşinin ölümüydü.orada öleli 6 yıl olduğu söylendi.yani kaba bir hesapla oradaki çocuklar 13-14 yaşlarında annesiz kaldı ve ted de büyük aşkıyla 20 yıl falan beraber olabildi.barneyin bir kızının olması da hayatın ironik tarafını gösteren güzel bir detaydı.ayrıca marshallın hukuk alanındaki başarısı ve robinin zirvedeki kariyeri de beni ziyadesiyle mutlu etti.ananas olayının aydınlatılmaması ve ana karakterler dışında kimsenin hayatının gösterilmemesi de finalin eksik taraflarından.
    --- spoiler ---
  • diyecek çok şey var ama yazacak ne kafa kaldı nede akıl yazacağım tek şey

    bitti.
  • (bkz: overrated)
  • bu dizi ile birlikte benimde 6 koca senem gitti. vay amk. yine de, herşey için teşekkürler.
  • asil finali youtube'da yayinlanan alternatif sondur. gerisi para ugruna 20 sezon sursun diye gotten cikanlarin sonucu.

    edit: tamam la vurmayin http://youtu.be/0caceg1nh3e
  • son sezonlarının ilk sezonlar gibi olmaması hiçbir zaman umrumda olmamıştı.artık ailem gibi oldukları için izliyordum.bugün de öyle izledim finali.sonunda olanlar değil o aileye sonsuza dek veda etmek beni çok etkiledi.
  • --- spoiler ---

    hala daha "robin ve ted zaten dizinin asıl çiftiydi, onların kavuşması çok normal..." diyenler var. onlara bir iki çift lafım: sokayım öyle asıl çifte.

    oğlum bu ne biçim iş lan? dokuz sene birbirinin dibinde gez, bilmem kaç ay aynı evde yaşa, ama araya zibilyon tane insan girsin, ikisi de evlensin, boşansın/dul kalsın sonra "gerçek aşk!!!" he gerçek aşk he. bu kadar dehşet aşık insan aynı evde iki gün yaşasa ertesi gün yıldırım nikahı kıyar lan siz kimi yiyorsunuz arkadaş? robin ted'e çok aşıktı, ama gitti ted'in kankası barney'le sevişti. evet çok mantıklı, aşklarından gözlerim yaşardı anasını satem.

    ted robin'e duyduğu acıma ve şefkat duygusunu, robin de ted'in kendisinin peşinden köpek gibi gezmesini (ki görüyoruz köpeklerle yaşıyor yine.) aşk zannettiği için bunlar huzur evine yatıp dün gece yedikleri yemeği unutana kadar üç senede bir sevişir küserler. ted'in robin'e olan saplantısı "bu kız çok acı çekiyor, bu kız hasta, bu kız bozuk, ben bu kızı iyileştirebilirim." takıntısıydı. ted seneler boyunca aşkından değil, takıntısından vazgeçemedi robin'den. beyninde bir köşe robin izin verse onu iyileştirebileceğini söylüyordu. ilk gördüğü an hoşlanmış olabilir, ama bu aşk daha sonra bir acımaya dönüştü. insanların cümle içinde dil bilgisi hatası yapmalarına bile sinir olup düzelten adamın koca bir insanı 'düzeltmek'ten vazgeçmeyişi çok normal. ted bana kalırsa anneye gerçekten de aşık oldu, ancak aklının bir köşesinde hep robin'i iyileştirme arzusu kaldı. robin'se ted'in kendisini sırf kendisi olduğu için sevmediğini, ted'in er ya da geç kendisini düzeltmek istediğinin de farkındaydı o nedenle bu işe bir son verdi. bir defa zaten idealleri birbirini tutmuyordu, karakterleri birbirini tutmuyordu.

    barney - robin daha gerçekçi bir çiftti. bir defa barney robin'i gerçekten de çok sevdi. adam gerçekten de düzeltme isteği olmadan kadına köpek gibi aşık oldu, onu her eksiğiyle her fazlasıyla sevdi. ne onu hayatına uydurmaya çalıştı ne de robin'in hayatına uymaya çalıştı. nora gibi çok güzel ve karakterli bir kadını bile robin uğruna satmış bir adamdan bahsediyoruz. "the robin" bile tırto madalyon hikayesini donunda sallayacak bir manevraydı. adamın zaten robin'e olan çabası hiç bitmedi. robin'se "senelerdir esamesini okumadığım bir madalyon vardı, onu ted getirdiğine göre bence bin ted on bin barney'i yok eder." kafasına girdi. zaten kadının "dady issue"ları vardı. robin'in zoru görünce kaçması normaldi, zaten bunu kevin'le olan ilişkisinde de gördük. kevin kolay olduğundan barney'le olan kaçamağını anlatmadı, kevin'ın onu terk etmesini bekledi. robin düğünün son dakikasına kadar "bir mucize olsa da kuş olup uçsam." kafasındaydı. yani aslında barney - robin'in ayrılmasını da doğal buluyorum. barney robin'e kat kat büyük gelen bir adamdı. bir defa robin'in ciğerini bilen bir adamdı. robin hem kendisi için bu kadar çabalayan hem de kendisini değiştirmeye çalışmayan bu kadar özgüvenli, neşeli, sempatik, yakışıklı, bilgili, görmüş geçirmiş bir adamı kaldıramadı. çünkü barney her ne kadar robin için çabalasa da bitti mi biter kafasında bir adamdı. çekip gidebilirdi, elde durmazdı. robin barney'nin onu terk edeceğinden değil, barney'nin elinin altında olamamasından dolayı zorlandı ve barney'le ilişkisini bitirdi. robin için bu kadar uğraşmış adamın daha sonradan herhangi bir kadınla tutarlı bir ilişki yaşaması zaten mucize olurdu, adam yeniden sahalara döndü.

    robin yeniden barney'e dönmedi. kendisini değiştirmeye çalışmayan ama elinin altında da durmayan barney yerine kendisini değiştirmeye çalışan, ama köpek gibi arkasından gezen ted'i tercih etti elbette. bu kadın barney'e gerçekten aşık olmuştu, ancak bazı insanlara aşk değil, garanti lazımdır. robin korkak bir kadındı ve garantisini kaybetme korkusu ona zaten onu asla terk etmeyecek barney'i kaybettirdi. robin "bu adam beni asla terk etmez, çünkü bana köpeklik yapar."ı seçti, çünkü babası onu manen terk etmişti. robin'in aşktan çok terk edilmemeye duyduğu ihtiyaç ve korku gözünü kör ettiğinden barney'i bir şekilde kendi kendine ekarte etti. yani kendini gerçekleştiren kehanet dediğimiz şey bu. ama ted'e asla aşık değil. ted geri döndüyse garantisi geri döndüğü için mutlu olmuştur. robin, ted'in daima elinin altında olacağının bilinciyle mutlu olabiliyor. destansı bir aşk onu mutlu etmezdi.

    yani kardeşlerim dizinin başından beri ted - robin aşkı yoktur. ted'in robin'e karşı içinden atamadığı "düzeltme" dürtüsü ve robin'in ted'in "ne iş olsa yaparım abi."ciliğini sevmesi vardır. bu uğurda barney ve tracy gibi iki karakter harcanmıştır. dizi ted ve robin'in evlenip tracy'i de damızlık olarak kullanmasıyla bitseydi daha romantik olurdu yani size öyle diyeyim.

    --- spoiler ---
  • son 6 bölümü arka arkaya izledikten sonra güzelim new york halet-i ruhiyesi'nden teyyip türkiye'sine uyandıran efsanevi dizi. sonumun robin gibi olacağına da şüphe yok hani..
  • --- spoiler ---

    ted in akıllanmadığını ve akıllanmayacağını göstererek loop a girip biten dizidir. tamam illa bi ted in ölümsüz robin aşkına değindireceklerdi, başladığı sahneyle bitti şıklığı da yapmak istediler ama robin hiç bi zaman ted e gerçekten aşık olarak gitmedi dizi boyunca. hep zayıf anlarında ted in kıymetini anladı, barney ile yürümeyince ona sığında falan filan. ted nasıl emin olacak robin le barney aşkının tekrar alevlenmeyeceğine?

    ayrıca bir sezon boyunca düğün hazırlığı yapıldı, ne barney robin aşkıymış dendikten sonra çat diye bitirdiler evliliği, barney eski player tipine ani dönüş yaptı falan. ters köşe yapacağız derken bokunu çıkardınız yahu. zaten tüm sezon, önceki sezonlara göre daha duygusal modda ilerlerken sonunda ta daa yapmanın manasını pek çözemedim.

    ama şöyle de bir durum var tabi, biter ayak "ve sonsuza dek mutlu yaşadılar" klişesinin gerçek hayatta var olmadığını yüzümüze çarptığı için de çoğumuz hayal kırıklığına uğradı aslında.

    --- spoiler ---