şükela:  tümü | bugün
  • hakkinda su ana kadar nasil olur da entry girilmez dememe neden olan, ferdi tayfur 'un en saglam 3-4 parçasindan biridir. girisindeki o gitar adami kötü sallar.

    hani en sevdigini kaybettiginde için yanar yanar yanar yanarya
    ben de seni kaybettim aglarim simdi...
  • gülden karaböceğin de seslendirdiği bir şarkıdır. ayrılık ertesi, depresyon öncesi gecelerde "ah ulen ah" nidalarıyla dinlenebilecekler listesine eklenmelidir.

    " hani en sevdiğini kaybettiğinde
    için yanar yanar yanar yanar ya…
    ben de seni kaybettim ağlarım şimdi
    içim yanar yanar yanar yanar ah

    ben senin hasretine alışamadım
    içimdeki kavgamla barışamadım
    uçup gitti mutluluk kavuşamadım

    içim yanar yanar yanar yanar ah
    canım yanar yanar yanar yanar ah."
  • ben senin hasretine alışamadım
    içimdeki kavgamla barışamadım
    uçup gitti mutluluk kavuşamadım

    http://www.youtube.com/watch?v=0odnbm85xps
  • ferdi babanın çok büyük şarkılarındandır.
  • ansızın denk gelip de bir parçanızın eksik olduğunu yüzünüze tokat gibi vuran şarkıdır.
  • öğrencilerime ülkemizdeki müzik türlerini anlatırken "arabesk" konusunda dinlettiğim şarkılardan biri. * * * *
  • eski turkiye'nin oteki turkiyesine ithaf edilmis en kallavi sarkilardan birisidir.
  • yer moda burnu, saat hafiften geç olmaya başlamış, arkadaşımla birlikte rulo pasta yerken bankın konuşlandığı noktada denizi, dalları gökyüzüne uzanan ağaçları izleyip içinde bulunduğumuz ortamı bir filmin kaotik atmosferine benzetiyoruz, keyfimiz oldukça yerinde, hatta hafiften bir şarkı mırıldanmaya başlamışım, çatalımı mikrofon gibi kullanıyorum falan; derken arka tarafa şu tofaş marka arabalardan biri yanaşıyor, teypte adamın biri efkarlı bir şarkı söylüyor, içinden dört-beş kişi birden inip yan banka oturuyorlar, "wtf??!?!?!" bakışımla onlara bakıyorum. bakıyorum ama anlamıyorum. bedensel bir varlığı olan ama yüzleri seçilemeyen ruh emiciler gibiler. içlerinden biri "ağbi be, bi ferdi mi dinlesek?" diyor, elemanın teki sarsak adımlarla arabaya yaklaşıp "içim yanar olur mu karşim?" diye cevaplandırıyor bu soruyu ve ardından veriyor teybe coşkuyu, teyp önce öksürür gibi sesler çıkartıyor, sonra ferdi tayfur şarkısının o arabesk melodisi bulunduğumuz parseli dolduruyor. elimdeki çatala, çatalın bana dönük, kremalı sivri uçlarına bir göz atıyorum, kalkıp gitmekle kalıp direnmek arasında gidip geldiğim beş uzun saniye sonunda arkadaşımla göz göze geliyorum, "hadi sana entry malzemesi çıktı, bununla ilgili bişeyler yazarsın" der gibi manidar bakıyor ve kalalım diyor gülerek. pastamdan bir çatal daha alıp denizi izliyorum, sahilde sırtı bana dönük sigara içen adamın izmaritinden gelen o sönük kırmızı ışık bana jay gatsby'i hatırlatıyor ve bir kez daha soyadım fitzgerald olsa sırtım yere gelmezmiş gibi hissettiriyor, ardından şarkıyı onlar sayesinde dinliyor ve bu entry'e girizgah yapıyorum.
  • az bilinen bir şarkı galiba. ya da dinleyenlerin yazacak hali kalmıyor. adamın ciğerini bu kadar söken çok az şarkı dinledim.
  • hayatta tek bir sıkıntısı dahi olmayan, neşe içinde yaşayan bir insanı dert sahibi yapar, depresyona sokabilir.

    o denli menzili kuvvetlidir. dikkat edin. !

    (bkz: ferdi tayfur)
    (bkz: leyla ile mecnun)