şükela:  tümü | bugün
  • yalan söylemek, yeterince açık olmamak, tartışma üslubunu ayarlayamamak gibi insanla bütünleşmiş, onu tanımlayan şeylerden ziyade insan ilişkilerini çökme noktasına getiren, insanlığı da gerisin geriye götüren hatalardır. insanın egosuyla paralel olduğunu düşündüğüm hatalardan birkaçı şu şekil örneklenebilir:

    -olumsuz bir olay yaşayınca bunu herkese mal etmek:

    genellikle sosyal ilişkilerinde ve aile hayatında güvensizliği temel almış kimselerin yaptığı şeydir. birine yapılan iyilik sonrası karşılaşılan kötülük bu insana 'bir daha iyilik yaparsam ne olayım!' dedirtir. artık hiçbirimiz bu arkadaşın değerli yardımlarından faydalanamayız.

    -tartışma esnasında kişiyi başkalarının fikirleri üzerinden değerlendirmek:

    genelde futbol konulu tartışmalarda yaşanır. bir adam galatasaray'ı tutuyor diye başkanın ne dediğinden sorumlu tutulur. hatta genel olarak dile getirilen konulardan da bu adam sorulur.

    'böyle böyle diyordunuz noldu hani???'

    karşıdakinin ağzından böyle cümle hiçbir zaman çıkmamıştır. gel de tartış.

    -ad hominem

    bacım sana nesini kodliyim ad hominem'in?!

    daha yazılır da, uzar gider bu hatalar. yapmayın etmeyin.
  • adam yerine koymak.

    oysa cam ile alma taharet kestirirsin....
  • herkesi, kendin gibi tanımak, bu hatalardan bir tanesidir.

    ''elbette birini sevmek mümkündür, şayet o kişiyi çok iyi tanımıyorsanız.'' charles bukowski

    ayrıca şunu anladım ki, bir insana hak ettiğinden fazla değer vermek, sizi o insanın gözünde sanırım sıradan bir kişiymiş gibi gösteriyor. zira siz, etkileşimde bulunduğunuz veya çevrenizde akraba, arkadaş vs. kümesi oluşturan kişilere ölçülü ve nazik bir şekilde davranmanıza rağmen ne yazık ki, aynı karşılığı almış olmuyorsunuz. öyle tahmin ediyorum ki, gösterilen bu iyi davranışa aldırış edilmiyor. bu hususta birtakım sıkıntıları, hemen hemen herkesle yaşamaktayım. insanlar, sırf bu patavatsız davranışları veya sözleri yüzünden çevremde olmadıkları zaman kendimi daha iyi hissediyorum. şayet çok zengin olsaydım, bu genç yaşımda bütün ilgi ve planlarım geleceğe yönelik olmazdı. bu yüzden yaşamımın geri kalanını, iyi bir hayat sürdürmek adına gelecek için tasarlamazdım. dilediğim yerde dilediğim şekilde sürdürürdüm. ama hayatınızı sürdürmek için bir şekilde insanlarla etkileşimde bulunmanız gerekiyor. bu, bana mecburi bir durummuş gibi geliyor.
  • guven sarsmak.
  • (bkz: anal seks)
  • hayatınızda yeni olan kişilere olması gerekenden fazla güvenmek.
    dış görünüşe bakarak yersiz bir ön yargı oluşturmak.
    insanların, fiziksel özelliklerini ilişkilerde çok sık gündeme getirmek.
  • araya seviye koyamamak
  • sürekli kendinden bahsetmek. "ben" kelimesini çok kullanmak

    yeni tanıştığı insanın ilgi alanları hakkında bilgi edinip bu konu üzerine sohbet başlatmak yerine ısrarla memleket muhabbeti yapmaya kasmak.

    tartışmalarda sıkıştığı an "sen de kendine göre haklısın ama..." demek yerine sürekli "hayır bak!" "üff ne alakası var!" "sen bilmiyorsun!" gibi cümleler uzlaşmayı engelleyen cümleler kurmak.

    henüz tanışılan yetişkin kişiye pat diye "annen baban ne iş yapıyor?" diye sormak. bunu yaşça büyük amcalar teyzeler gençlere çok yapıyor. insanların annesinin babasının mesleğini söylemekten çekinme ihtimalini ya da ölmüş olabileceğini düşünemiyorlar.
  • fazla yaklaşmak veya fazla uzaklaşmak. yani mesafeyi iyi ayarlayamamak.