şükela:  tümü | bugün soru sor
  • oval ofisin döşemesinde bu konuyla ilgili kenedy'nin güzel bir sözü vardır.
    http://i.dailymail.co.uk/…ov-a-23_1485097854324.jpg

    şunlar yazıyor:
    "no problem of human destiny is beyond human beings." - john f. kennedy
    insanoğunun kaderinde insandan daha büyük bir problem yoktur.

    "the welfare of each of us is dependent fundamentally upon the welfare of all of us." - teddy roosevelt
    birimizin refahı hepimizin refahına derinden bağlıdır.

    "the arc of the moral universe is long but it bends toward justice." - martin luther king
    evrensel etiğin yayı uzun ama adalete doğru bükülüyor. (daha düzgün çeviri önerisi olan varsa söylesin)

    "government of the people by the people for the people." - abraham lincoln
    insanı yaşat ki devlet yaşasın :)

    "the only thing we have to fear is fear itself." - franklin d. roosevelt
    korkmamız gereken tek şey, korkunun kendisidir.
  • benim bildiğim insanlık bırak burayı cennete çevirmeyi, cenneti dünyaya çevirmişlerdir. cennete dair çok büyük umutlar beslememek gerek.
  • “yeryüzünü, insanın kendi cennetine çevirme girişimi kadar kesinlikle cehenneme çevirecek başka bir şey yoktur.” - friedrich hölderlin

    https://s1.eksiup.com/4dc3eaf2e488.jpg

    ne zaman bir insan "dünyayı cennete çevirme" idealiyle aklın alamayacağı çapta kitlesel bir dönüşüme ön ayak olsa, arkasında bir cehennem bırakmıştır.

    bütün devrimler, savaşlar, birilerinin kendi cennetlerini inşa etme fikrinin ürünüdür.

    hitler, alman milletinin cenneti olacak lebensraum'u inşa edeyim derken avrupa'yı cehenneme çevirdi.

    mao, feodal sistemi yıkıp toprak ağalarını temizleyeceğim derken çin'i kan gölüne çevirdi.

    stalin, mikro milliyetçiliği ortadan kaldıracağım, sınıfsız toplum inşa edeceğim, sosyalist cenneti kuracağım derken, kitlesel sürgünlerde, gulaglarda milyonlarca insanı telef etti.

    beyaz adam, yeni dünyayı yeni bir cennet yapacağım derken, kuzey ve güney amerika yerli halkının kökünü kazıdı, kalanları asimile etti.

    emeviler islamı yayacağım, haçlılar hristiyanlığı kurtaracağım derken geçtikleri toprakların anasını ağlattı.

    büyük iskender, cengiz han, napolyon gibi birçok fatih, yeryüzünde kendi ideallerine uygun birleşik bir imparatorluk cenneti kurarken oluk oluk kan akıttı, sonrasında dağılan imparatorlukları daha beter bir kaosla yüz yüze geldi.

    amerika, demokrasi getireceğim diye vietnam'ı, afganistan'ı, ırak'ı ezdi geçti.

    eski yugoslavya'da, sırplar kendi cennetini, hırvatlar kendi cennetini, arnavutlar kendi cennetini, boşnaklar kendi cennetini kurmak isterken iki karış toprakta senelerce birbirlerini boğazladılar.

    milyonlarca asker, sivil, kadın, çocuk, ihtilallerde, savaşlarda, iç savaşlarda, soykırımlarda, kıtlıklarda telef oldu.

    elbette bütün bunların arkasında, envai çeşit ideolojinin örtüsüyle örtülmüş ekonomik nedenler yatıyordu.

    sorun şu ki, senin cennet idealinin, diğer herkesin cennet idealiyle uyuşması mümkün değil.

    işte dünyayı gül bahçesine çevirme idealinin şanlı tarihi:
    >https://en.0wikipedia.org/…st_of_wars_by_death_toll

    >https://en.0wikipedia.org/…of_battles_by_casualties

    >https://en.0wikipedia.org/…f_events_named_massacres

    >https://en.0wikipedia.org/…_genocides_by_death_toll

    >https://en.0wikipedia.org/wiki/list_of_famines

    >https://en.0wikipedia.org/…ajor_terrorist_incidents

    >https://en.0wikipedia.org/…ent_events_by_death_toll

    >https://en.0wikipedia.org/…_disasters_by_death_toll
  • (bkz: the good place)

    (bkz: #82804564)
  • “akıllı iki kız kardeş varmış, bilgiye açlarmış ve okullarından, etraflarından aldıkları bilgiler yetersiz olmuş.

    yörelerindeki en büyük bilgeye gitmeye, ondan da bilgi almaya karar vermişler.

    bilge adam kızların sorduğu bütün soruları bilmiş. kızlar daha fazla bilgi almak için bir süreliğine daha bilgenin yanında kalmışlar.

    ama sonra bilgenin her sordukları soruyu bilmelerinden sıkılmışlar. “bilgenin dahi bilemeyeceği bir soru bulalım.” demiş birisi.

    kızlardan biri, bilgenin bile bilemeyeceği bir soru buldum diye sevinmiş: avucumun içine bir kelebek alacağım “avucumun içinde bir kelebek var. canlı mı, ölü mü?” diye bilgeye soracağım, ölü derse kelebeği serbest bırakacağım. canlı derse, avucumu hafifçe bastıracağım.

    kızlardan biri avucunu kapatarak bilgeye uzatmış ve sormuş:

    – avucumun içinde bir kelebek var; bilin bakalım canlı mı, ölü mü?

    bilge, kızın gözlerine uzun uzun bakmış ve cevap vermiş:

    – senin elinde kızım senin elinde…”

    (bkz: avucunuzdaki kelebek)
  • en çok sıkılmaktan korkan âdemoğluna cennet gibi bir dünya demeyin sıkılır ve kavga ister.
  • yapılabilitesini değerlendirmiyorum çünkü yapmadıkça bir önemi yok. insanoğlunun elinin değmesiyle daha iyi hale gelmiş hiçbir şey görmedim bu güne kadar.
  • insanlık ancak yok oluşuyla burayı cennete çevirebilir.
  • baya ütopik bir gerçek diyelim. insanoğlu hırslarından, egosundan, nefsinin isteklerinden arınırsa bile gerçekleşmesi çok ama çok küçük bir olasılık. çünkü insanların cennet standartları farklı. kime göre bir cennet olacak dünya. bir zümreye ya da bir gruba göre şu an cennettir bile ama tüm insanoğlu için cennet olması imkansız açıkçası. bu iş anca her insan için paralel dünyalar olması ve her birinin kendi cenneti olması durumda gerçekleşecek bir düştür.