• jules payot'un kitabı. orijinali fransızca.

    kitabın ingilizce çevirisinin ismi: the education of the will
    ingilizce çevirinin altbaşlığı: the theory and pratise of self-culture

    burada self-culture kavramından kasıt; kişinin kendi yeteneklerini veya kapasitesini yine kendi çabalarıyla geliştirmesi...
  • kesinlikle tavsiye ederim

    kitabın asıl hedef kitlesi gençler gibi gözükse de herkes için öğütler var ve kesinlikle boş öğütler değil

    kalıcı olmayan anlık zevklerin hayatın bütününe nasıl etki ettiği çok güzel özetlenmiş

    nazım hikmet'in dediği gibi zifiri karanlıkta boş bir ceviz gibi yuvarlandığım şu dönemde beni tekrar kendime getirmiş bir rehber adeta

    üstelik bu konu yani irade terbiyesi çok fazla ele alınan bir konu değil

    özetle bir şeyler için tembellik ediyorsanız veya genel bir isteksizlik durumu varsa çalışmanın verdiği mutluluk çok güzel özetlenmiş
  • "asla cuma sabahı 'söz olsun pazartesiden itibaren çalışacağım' diyerek kahramanlık yapanlardan olmayalım. şayet hemen işe koyulmazsan, sadece kendini kandırmış olursun."
  • (bkz: education de la volonte)

    fransız pedagog jules payot tarafından 1894 yılında yazılmış olmasına karşın tesirini halen koruyan, bizatihi cemil meriç tarafından "disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." şeklinde tanımlanmış kitap.

    dilimize ilk olarak 1926 senesinde, ibrahim ethem tarafından terbiye-i irade ismiyle kazandırılmıştır. ardından redakte amacıyla münür raşit tarafından 1932 senesinde tekrar masaya yatırılmış; lakin geniş çevrelere ulaşamadan ve hak ettiği değeri görmeden tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuştur. o yıllardan sonra arayanlarının baskılarına ulaşamadığı kitap, ediz yayınlarının el atmasıyla birlikte 2018 yılında hakan alp tarafından tekrardan tercüme edildi.

    hakkıyla istifade edilebildiği takdirde okuruna irade ve disiplin hususunda epeyce şey kazandırabilecek bir yapıt. hayatın her yerine zengin anektodları aracılığıyla dokunan, bilhassa öz-disiplinden mahrum genç arkadaşlara tavsiye edilebilecek bir çeşit modern marifetname.

    "insan kendine hakim olmanın paha biçilmez bir değer olduğunu zamanla öğrenecektir. hayattan ne istediğimiz, ne olacağımız, hayatta oynayacağımız rol kendine hakim olmaya bağlıdır." [syf. 124]
  • "kendimizi itinayla bir inceleyelim. reflekslerimiz dışında tüm iradi arzularımızda önce bir heyecan dalgası yaşarız ve yapılacak işi duygusal olarak algıladığımızı görürüz. zamanı gelir yapmanız gereken işin yarattığı baskı nedeniyle yatağınızdan çıkmak istemez ancak misafire yakalanma utancını yaşamamak için alelacele giyinirsiniz. utanma hissi giyinme işini yaptırır. bazen de mesela adaletsizliğe karşı çıkma hissi bize pahalıya mal olacak, aleyhimize olan bir protesto yapmaya itebilir bizi.

    zaten günümüzde çocuklara verdiğimiz pek de akılcı olmayan eğitim gerçeğin muğlak bir algısı üzerine kuruludur kısmen. bütün bu kompozisyonlar, ödüller, cezalar sistemi, iradeyi sadece duyguların harekete geçirebileceğine dair muğlak bir kabul üzerine kuruludur. böylece hassasiyeti düşük olarak yetişen çocuğun irade açısından eğitimi de zordur. hatta her açıdan da. ıtiraf edelim ki çocuk eğitiminde en sıkıntılı husus hassasiyetten yoksun olan çocukların doğru şekilde yetiştirilebilmesidir. söylenenlerin hiçbiri anlam ifade etmez. her şeyi dinler ama hiçbir şey hissetmez."
  • cemil meriç'in bu kitap hakkında "disiplin içerisinde çalışmayı (...) bu kitaptan öğrenmiştim." demiştir.

    edit: (...) bana aittir. burada kitabı çevireni zikretmişti. aklıma gelmediği için yazamadım.
  • birçok insan aklını en az şekilde kullanarak hayattan gelip geçer..
    o kadar doğru ki.. neden daha fazlasını kullanmayalım? nedir bu düzenli ve uzun süreli çaba gösterebilmemizin önündeki bu devamlı güç?
  • cemil meriç ' in "disiplinler içerisindeçalışmayı bu kitapdan öğrendim." dediği jules payot kitabı.ali fuat başgil hoca, "gençlerle başbaşa" adlı eserinde bu kitabı 18,20 yaşlarında okumayaşını bir kayıp olarak gördüğünü anlatmıştı.kitap içerisinde isteksizlik, cesaret kırıcı teoriler, mücadele edilecek düşmanlardan arkadaş çevresi,cinsel dürtü ve şehvet,irade terbiyesinde tefekkürün önemi gibi konulardan bahsedilmiştir.kitap ediz yayılarından 2018 yılında hakan alp çevirisi ile yayınlanmıştır.
  • öğretim üyelerinin üniversiteyi kazanan her gence okutması gereken kitaptır. o zaman okusaydım şimdi daha farklı yerlerde olurdum. bir öğrenci bir öğrencidir, kazanılması önemlidir.
  • morena yayınlarından irade eğitimi olarak çıkan kitap. ben ilk irade eğitimi olarak birisinin elinde görünce bu kitabı almıştım. öncesinde ali fuad başgil'in gençlerle baş başa'sını okudum. bu kitap için de gençlere el kitabı diyebiliriz.
    her şeye faydasız ilgi gösteren çalışkanların tembel oldukları ile ilgili kısım bir kendimi sorgulatmıştır.
hesabın var mı? giriş yap