şükela:  tümü | bugün
  • - efendim cv nizi inceledik ve eğer bizim şartlarımızı kabul ederseniz sizinle çalışmayı düşünüyoruz.
    - tabi, çalışma koşullarınız nedir?
    - mesai saati mevhumumuz yoktur sabahlara kadar proje yetiştirmemiz gerekebilir, cumartesi-pazar çalışmanız gerekebilir, eve iş götürmeniz gerekebilir bazı fedakarlıklar bekliyoruz yani sizden.
    -servis?
    -yok
    - yemek?
    -kendiniz hallediceksiniz
    - ee ücret?
    - asgari ücret olcek
    - ya aslında ben hiç ücret almamayı düşünüyordum
    - dalga geçiyorsunuz!
    - e siz başlattınız.
  • - efendim cv nizi inceledik ve eğer bizm şartlarımızı kabul ederseniz sizinle çalışmayı düşünüyoruz
    - tabi, çalışma koşullarınız nedir?
    - mesai saati mevhumumuz yoktur sabahlara kadar proje yetiştirmemiz gerekebilir, cumartesi-pazar çalışmanız gerekebilir, eve iş götürmeniz gerekebilir bazı fedakarlıklar bekliyoruz yani sizden.
    - servis?
    - yok
    - yemek?
    - kendiniz halledeceksiniz
    - ee ücret?
    - 900 milyon.
    - çok güzel, 2 ocak'ta kontrati imzalayalim. pazar günü oluyor ama ben çalisirim.
  • -olumlu gördüğünüz özellikleriniz nelerdir?
    -ııhmh (söylesem bi türlü söylemesem bi türlü) efendim çalışkanım, gayretliyim. zeki olduğuma inanıyorum. cv'mden de farketmiş olacağınız gibi başarılıyım. arkadaşlık ilişkilerim iyidir, güvenilir biriyimdir. yardımsever, saygılı ...
    -evet çok güzel başka?
    -mütevaziyim bir de ama...
    -yuh! siktir len!!
    -öeh! asıl sen siktir git bi cay koy ya! siz kovmuyorsunuz, ben istifa ediyorum
    -yo ben seni işe almıyorum o kadar.
    -eööö ınf ınf
    (bkz: en sevmediğim yanım alçakgönüllü olmamdır)
  • zor bi hayatım vardı..
    üniversite dönemimde olduğum için, dönemsel işlerde calısıp, kendi harclığımı cıkarma cabasındaydım. bu yüzdenpiyasada, elimdeki tecrübelerden olusturarak hazırladığım sekreterklik adına bir cvim vardı. ama ben; reklam yazarı olmak istiyodum. staj dönemini basarıyla tamamlamıs genç bir yetenek olarak heyecanlıydım. bir bayram tatili esnasında derslerden fırsat bularak, reklam yazarlığı üzerine özgün bir cv olusturup, elimdeki irili ufaklı bütün alternatiflere umarsızca yolluyodum..bayramı bu sekilde gecirmiştim. ne oldum delisi olmustum adeta..cıldırasıya bi ise baslama arzusu içinde idim..
    ilk iş günü telefon caldı ve beni bir reklam ajansından görüsmeye cagırdıklarını belirttiler..
    - elbette diyerek, randevu aldım...
    heyecanlanmıstım. hızlı ve hırslı adımlarla basarıya doğru yaklasmaktaydım. olay mahaline girdigimde reklam dünyasının o gizemli kokusu burnuma keskin keskin carpmıstı. silkelenerek kendime geldim ve görüsme odasına girdim.kendimden emin, güçlü ve bilincli görünmeliydim.nitekim onlarda bu niteliklerimi farketmiş olmalılardı ki, beni çagırmışlardı onlarca tecrübeli reklam yazarının arasından..
    oturdum..
    kadın:
    -evet..cv nizi degerlendirdik. ama herseyden önce bize biraz kendinizden bahsedermisiniz?
    dedi.
    ben:
    -tabi..
    (ulan..hersey yazıyo iste önünde ne anlatıyım..cinsel hayatımı mı...annemi mi..psikolojimi mi)
    -kusura bakmayın biraz rahatsızım..ehööööhööeeöööeee
    (alakası yok ya.. nerden cıktı bu uzun uzadıya öksürük nöbeti . yeter ! anlat bisiyler..)
    ben:
    -işte..eeee önünüzde de belirttiim gibi..çok fazla yerlerde calısmadım ama ben artık bir reklam yazarı adayı olarak, bu işe bi yerden baslamak istiyorum..
    kadın:
    -reklam yazarı mı?! burda sekreterlik yazıyor?
    ben:
    -aa..bakıyım oraya ne yazmısım..
    (kağıda uzanırken düşün..bişey bul..)
    ben:
    -ahahah...hay allah..ne zaman yollamışım ben bunu?
    kadın:
    -eeeaaaaa....bayramdan önce?
    (o da salak oldu tabi...düşün...bul...yarat...)
    ben:
    -tamam doğrudur o zaman. şimdi oldu...şimdi şöle, ben o zamanlar sekreter olmak istiyodum artık reklam yazarı olmak istiyorum .
    (bak..kadının gözlerinden sakın kacırma kendini..devam et..bak..)
    kadın:
    -peki bu kadar bilgi bizim için yeterli...biz size haber veririz.
  • bilinen bir tv kanalının haber merkezine basvuruda bulunulmus, genel yayin yonetmeni ile aynen su konusma gecmistir.

    i: isveren b: basvuran

    i- hosgedin canimm( ilk goruste canim lafi, olayi gergmistir zaten)
    b- merhaba
    i- cvni okudum. pek deneyimin yok ama burada her turlu isi odretecegiz sana.
    oncelikle sunu bilmeni isterim buralarda bir ev tutman gerekecek.
    b- neden?
    i- cunku gece gunduz calismamiz gerekiyor. kari-koca gibi olmaliyiz. ayni saatte gelip ayni saatte cikacagiz. nefesini ensemde hissetmek istiyorum. bazen sabahlamamiz gerekecek. bir de, herseyi tam olarak ogrenmek istiyorsan hicbirseye hayır demeyeceksin. eh senin gibi cekici biri icin de bu bir avantaj. bunu kullanmalisin...

    kisinin sozu yarida kesilir, ayaga kalkilir, bira da titek ve korkak bir ses tonuyla gorusme su sekşlde sonlandirilir

    b- siz en iyisi kendinize bir telesekreter ve bir de sisme kadin alin. pek birsey ogrenemez ama hicbirseye hayir demeyecegi kesin.

    uzunca bir sure diger kanallarda da is bulunamaz. haber yayilmistir. lakin, "is basvurusunda ukalalik yapti, ise alsam kim bilir neler yapacakti. terbiyesiz birisi, calismanizi tavsiye etmem" seklinde bir kilifa sokulmustur.

    sasirticidir. bu sekilde calisan var midir bilinmez ama gencimiz icin, daha kendi isini bile yapamadan baska sektorlere yonelme vakti gelmistir.
  • yer: citibank
    "zaten ben basvurmadim onlar cagirdi" mantigiyla hareket ederek gorusmeye kot pantolon ve tshirtle gidilip, karizma ilk dakikada resetlenmistir.. finansla ilgilenmeyen bir kisi olmaya ragmen paraya ihtiyac vardir.. "ya tutarsa" denmistir..
    - ekonomi ile ilgili dersler aldınız mi?
    - hmmm evet.. makro ekonomi, mikro ekonomi bir de enflasyon muhasebesi miydiiii, engineering finance mıydı öyle bir ders aldim iste
    - finansla ilgili misiniz?
    - yoo hayir
    - !??!?!? ekonomi gazetelerini de okumaz misiniz?
    - hayir
    - peki dolar ne kadar bari onu biliyor musunuz?
    - hmmm 1400000 falan heralde.. bildim mi??????
    - ee seyy biz sizi ariycaz memnun olduk...
  • bitirdiği bölümle alakalı bir işte çalışamayan onlarca insandan biriyken, tam da deneyimsiz insanları işe alıp eğiten bir seyahat acentası bulmuştum ikda. hemen başvurdum tabi. görüşmeye çağrıldığımda elime o sayfalar uzunluğundaki başvuru formlarından biri sıkıştırıldı.
    formu doldurup bekleme odasında diğer insanlarla kanka olacak kadar uzun süre oturup, yaklaşık 8 ayrı görüşmeden geçtikten sonra; genel müdürün karşısına çıkmaya hak kazanan sınırlı sayıdaki insandan biriydim.
    müdür sıfatını taşıyan adam, önce uzun uzun başvuru formumu inceledi. 3-5 genel sorudan sonra sordu:
    "baban ne iş yapıyor"
    kitapçık halindeki başvuru formunda tabii ki aile fertlerinin adları, meslekleri, bitirdikleri okul gibi sorular da mevcuttu ki; o zamanlarda takriben 8 sene önce ölmüş babamın adından başka bişey yazmak saçma olurdu forma.
    "babamı 8 sene önce kaybettik efendim"
    "hmm. başınız sağolsun.ne iş yapardı"
    "heykeltraştı"
    "nerden mezundu peki"
    "tatbiki güzel sanatlar"
    "deden ne iş yapardı "
    (allah allaahh. adam sülalemi araştırmaya başladı...)
    "ressamdı efendim"
    "tabii yaa. doğru"
    (ne ki şimdi bu?)
    "vay bee. vefat etti demek.
    (nası yani??)
    ...biliyo musun biz senin babanla arkadaştık. hatta bi ara beraber bir serigrafi atölyesi bile açmıştık"
    !!! (dumur)
    "ciddi misiniz? ne zaman?"
    "78-79 seneleriydi. daha bitirmemişti baban okulu. sonra çok iş yapamadık kapattık. nası vefat etti peki?"
    " şimdi şööle ki...."
    muhabbet burdan sonra uzar, gider. işle ilgili tek bir cümle bile kurulmaz. ne nerde okuduğumla ilgilenir, ne amaçlarımla ne de ideallerimle - babamın eski arkadaşı. iş görüşmesi yerini eski günlere yapılan bi yolculuğa bırakır. gitme zamanının geldiğinin hissedildiği anda iki tarafın da gözleri yaşlı, sesleri tirektir.
    teşekkür edip ayrılmak için kalktığımda gözünden sevinçle karışık üzüntü okunur müdür insanın. bense çıktıktan sonra muhasebesini yaparım babamın o eski ama hayatını kariyer uğruna sanatından mahrum bırakmış arkadaşıyla; istediği gibi yaşayıp bu dünyadan göç etmiş sevgili babamın hayatının...

    yıllar sonra gelen edit: arada hikayenin sonunu merak edip işe başladın mı diye soranlar oluyor. cevabım hayır çünkü mevzu bahis yerden haber geldiğinde, başka bir yerde çalışmaya başlamıştım bile çoktan..
  • mabeynihumayun tuvalette ıkınmaktadır telefon çalar:

    - iyi günler mabeynihumayun bey?
    + evet buyrun benim
    - sizi citibanktan arıyoruz iş görüşmesi için.müsait misiniz acaba?

    (mabeynihumayun düşünür ve citibanka başvuru yapmadığını hatırlar)

    + şu an müsait değilim, tuval.. ee lavabodayım.
    - hayır şu an değil zaten yarın randevu versek gelebilirmisiniz acaba?
    + haa ben şehirdışındayım ama
    - oldu daha sonra ararız sizi.
    +peki.

    (ertesi gün farklı bir ses:)

    + alo mabeynihumayun bey?
    - evet buyrun?
    + iyi günler efendim. biz citibanktan arıyoruz sizi iş görüşmesi için müsait misiniz acaba?
    - hayır efendim şehir dışındayım ben.
    + öyle mi peki ne zaman gelceksiniz istanbula?
    - haftasonu gelcem istanbula.
    + o zaman pazartesi için randevu verebilirmiyim size müsaitseniz?
    - olur ama siz hangi pozisyon için arıyosunuz beni?
    + siz hangi pozisyona başvuru yapmıştınız?
    - ben size başvuru yapmadım ki????
    + öyle mi hmm.biz sizi kredi ve risk yönetimi departmanı için arıyoruz
    - öyle mi?
    + tamam o zaman sizi pazartesi günü tekrar arıcaz
    - oldu.

    (ertesi gün farklı bir ses:)

    + iyi günler mabeynihümayun bey?
    - eveet
    + sizi citibanktan arıyoruz müsaitmisiniz acaba bugün iş görüşmesi için?
    - hayır efendim değilim.sizin birbirinizden haberiniz yok mu acaba?
    +.............
    - .............

    (o konuşmadan sonra bir daha aramadılar.)
  • - formu inceledikten sonra biz sizi ararız nihat bey..
    - zahmet etmeyin siz çaldırın ben ararım