şükela:  tümü | bugün
  • mustakbel yedinci nesil yazar.
  • istenmeyen adam hele bir de kibarsa kaybetmeye mahkumdur. zaten hem istenilmemek hem de kibar olmak dünyanın en iğrenç şeyleri arasında ilk 10'dadır.
    (msn)
    -slm
    -...
    -bir merhaba da mı yok? :)
    -...
    -meşgulsün galiba biraz?
    -evet ya biraz meşgulüm.
    -peki o zaman ben rahatsız etmeyeyim seni.
    -...
    (kesecem kendimi artık ya. vallahi kesecem.)
  • dünyadaki kadın iktidarını yıkacak ve insanoğluna yeni bir ufuk açacak olan adamdır.

    hepimiz dünyanın erkeklerin elinde olduğunu düşünüyoruz, evet, bize böyle öğretildi çünkü. ama aslında bunun, dünya düzeninin gerçek sahibi ve kurucusu olan kadınların bimemizi istedikleri bir yanıltmaca olduğunun farkında mısınız? dünyanın en büyük liderleri, politikacılar, siyasetçiler, patronlar, iş adamları büyük çoğunlukla erkek, değil mi? bu tespitle aklımıza ilk gelen, dünyayı erkekler yönetiyor, çıkarımı oluyor. oysa o erkeklerin akşam beraber yatağa girdikleri eşleri, evlerinde nazını, kaprisini, sinirini, stresini çektikleri karıları, sevgilileri kim? evet soruyorum size kim? ben miyim?, sen misin?, ahmet mi?, mehmet mi? siz bir kadının, evde üç gün üst üste aynı konuda mız mız yapıp, sinir krizleri geçirip, duygusal terör uygulaması halinde bir adamın nasıl yüzseksen derece dönüş yapabildiğini gördünüz mü? bu kadınların, islamcı terörist olan fanatik kocasını sadece mız mızla, kaprisler, duygusal şiddet ile ateist yapabilecek güce sahip olduğunu bilir misiniz?

    hatta bu konuda bir araştırma yapılmıştı, kadın sesinin frekansının silah olarak kullanıldığı bir deneyde, düşman askeri olan erkekler, yerlere yatıp, çırpınmaya başlamışlar ve etkisiz hale gelmişlerdi. evet bilim adamları sadece kadınların sesini yoğunlaştırılmuş şekilde taklit eden bir ses silahı geliştirmişti, şaka yapmıyorum, ve deneydeki askerler, öleceklerini bile bile savaşın ortasında silahlarını atıp, yerlerde çırpına çırpına aaman dilemişlerdi. düşünün, nasıl erkek intihar etmek istiyor. ve dikkatinizi çekmek istiyorum, biz bu şiddeti, hayatımız boyunca düşük yoğunluklu olarka yaşıyoruz, yaşıyoruz, yaşıyoruz ve sonunda, beynimiz, bedenimiz, ruhumuz iflas ediyor. o deneydeki askerleden tek farkımız, bizim o silaha, bir an değil, zamana yayılmış düşük yoğunlukla, bütün bir hayat maruz kalmamız. işte bu bilgiler ışığında, şu küçük hatırlatmayı da yapmak istiyorum: dünyanın hakimi, en güçlü silahlara sahip olan uluslar olmuştur hep. en güçlü ordulara, en güçlü yok etme kabiliyetine sahip olan ülkeler, dünyayın hakimi olmuşlar, herkese söz geçirmişlerdir değil mi?

    o zaman bu şartlar altında, dünyanın en güçlü ordusuna, en güçlü silahlarına, en güçlü sanayisine, en güçlü teknolojisine sahip ülkelerin liderlerini, düşünürlerini, iş adamlarını dünyanın hakimi sanıyoruz ya... ama onların da kafasına silah dayamış ve eğer istediklerini yapmazsa, bu adamları öldürmekle tehdit eden birileri var: eşleri. sevgilileri, karıları... o zaman benim için dünyanın hakimi, kadınlarrdır arkadaşım. her şart altında erkeklere, her istediklerini, düşük yoğunluklu bir işkence aleti olan varlıkları ile yapabilen kadınlar, bu dünyanın hakimidir.

    işte, istenmeyen adam bu noktada anlaşılır.

    istemeyen adam, bu kadınlardan hiçbir çıkarı olmayan, hiçbir beklentisi olmayan, kadınlardan hiçbir şey istemeyen, onlarla yatmak istemeyen, sevişmek istemeyen, aşık olmak istemeyen adamdır. haliyle hiçbir kadının dırdırını, mızmızını, stresini çekmez, kafası şişmeye başladığı anda, alayınızı başlarım diye üzerleirne çizgiyi çeker bunların. dolayısıyla, kadınların bu adamlar üzerinde zerre hükmü yoktur. hiç bişey yaptırtamazlar, hiç bir azularını yerine getirtemezler, hatta sinir olurlar, sevmezler, misojinist diye yaftalayıp, karalayıp, toplum dışına itmeye çalışarak, diğer erkeklerin de onlar gibi "istemeyen adam" olmasını engellemeye çalışırlar. ama istenmeyen adam özgürdür. hiçbir kadının kafasını şişirilmedigi, beynini ici kazınmadıgı adam, hem özgürdür, hem mutludur, hem de dünyanın kurtuluşudur.

    don't shoot, let them burn
  • başarısız bir trolldür, komik bile değildir. orada ağzını yüzünü kırsalardı oturup gülerdim herhalde ama, şu haliyle bi boka benzememiş ne yazık ki.

    önemli detay: futbolla falan zerre alakam yoktur, gs fb falan bilmem, ama sosyopatlardan biraz anlıyorum.
  • yaptığına yorum yapmak istemiyorum ama "stada giremezsiniz" diyen adama "stad sizin mi" diyen bir adam bu. çocukken yapardık böyle muhabbetler, "senin mi" diye. bundan sonra da haliyle videonun en sonunda "kafayı yemiş bu" diyen çocuğa da "çelik ayna" demesini bekledim, demedi.

    edit: ayrıca "kakaladık" diyip duruyor ama galatasaray kazım'ı bedelsiz aldı, onu atlamış olabilir.
  • yani fikir falan iyi ama başarısız bir trollük denemesi olmuş. insanların içindeki nefreti görmek için güzel bir deney olmuş. biraz daha az saldırgan ve biraz daha iyi fikirleri olsaydı iş yapardı, ama bu haliyle olmamış.
  • istenmeyen yerlerde çıkan adamdır. istemesek de, memnun olmasak da kendisi vardır ve gerçektir. tüm korkularımızı, komplekslerimizi, eksikliklerimizi, yanlışlarımızı ve özellikle de aptallıklarımızı yüzümüze vurmaya hazırdır bizi gördüğü an. korkaklar görmezden gelir. daha korkaklar kovmaya, dövmeye kalkar. çok azı onunla yüzleşecek kadar cesurdur. ilgili videoda izlediğim tüm cesur galatasaraylıları (insan gibi dinleyen, cevap veren) tebrik ediyorum.

    istenmeyen adamla yüzleşmek için ilgiyle izleyiniz:
    (bkz: http://video.milliyet.com.tr/…rbahceli!_1_48639.htm)
  • cine 5'de yakinda baslayacak programmis. fener formali adamlari galatasaraylilarin arasina salmak, meydanin ortasinda abuk isler yaptirmak gibi atraksiyonlar var reklamlarindan anladigim kadariyla.
  • jeneriğinde dönen ''bu tiple bu arabayı nasıl aldın'' muhabbetine hasta olduğum program.