şükela:  tümü | bugün
  • tdk'ya göre doğrusu kale almamak olan deyim.
  • (bkz: kale almamak)
  • arkadaşlar bu benim içinde bulunduğum durum tanım olmak gerekirse. şimdi size özet kısmı geliyor.

    demin facebook mercaasında dolanırken nurseli idiz hanım efendinin erzincandan taksiyle istanbula geliş haberini görmemle beraber başlayan süreci anlatıyorum; bu bir girizgahtı.

    büyük harflerle: erzincandan istanbula döndü, işte o tutar... gibi bişeydi başlık. evet nurseli hanımın parası vardır yoktur çokta şeyime, oooh yesin. faytonla da gezsin sorun değil. kimsenin hayatına herkes asla karışamazdır. bununla alakalı bir sorunum asla yok. tek derdim dönüp sürekli kendi içinde yaşadığım coğrafyanın çelişkileri ve kendi üstümde yarattığı saçmalıklar hissi.

    ülke gerçekten bombok durumda sanırım, bunu söyleyebilecek kadar sosyal bilimciyimdir.

    daha bir hafta önce iki aylık işimden performans gerekçesiyle, deneme süremde çıkarıldım. öncesinde sürekli sağa sola özgeçmiş bıraktım, tanıdıklara sordum, tanıdıkların tanıdıklarına sordurttum sırf boşta kalmayayım diye. malum gencim hala, dışardan bakınca o da artık çok belli olmamaya başladı gerçi de, gencim kağıt üzerinde, çok yolum var vb.

    antropoloji erbabıyımdır. evrimdir, kemiklerdir, kültürdür, hegamonyalarımızdır, hepsi bana beri beri gelirler. çokta güzel sohbetler yaşatırlar kendi içimde ve dışımda diğer insanlarla ve kendimle, hoş.

    uzuuun süreli kültürel etkiye maruz kalınmalara rağmen etrafımda biriktirdiğim diğer insanlarla beraber ne kadar güzel bir ortam hazırladığımı gördüm okul sonrası kısa dönemimde. herkes kafalıydı dert anlıyordu, derdi olduğunu kabul ediyordu en başta. çok güzel sohbetler, çok güzel çıkarımlar, çok güzel sonuçlar aldım, aldık bu güzel insanlarla.

    gel gelelim, şu iki aydır fark ettiğim ne varsa bunlarla çelişiyor gibi gözüküyor bana sözlük. insanlar nurseli idizin ercincancan takciyle dönücünü daha çok dert ediyor ve ona göre yaşamayı seviyormuş gibi hissetmeye başladım. hissetmeye başladım demeyeyim hadi, farkındaydım da bu etrafımdaki ilüzyondan kaynaklı 'değildir heralde ya herkes böyle' der moddaydım daha çok.

    gördüğüm ne vardıysa, şu iki aylık süreç içinde, tüm kurum kişi ve özneler sadece ve sadece gündemde olan şeylerden dil ucuyla bahsedip, kucağına kaç lira para girdiğini, ne kadar çok cennete gideceklerini, ne koparabilirlerse onu koparıp arkada bırakılan ne varsa da umursamadan yaşayıp gitme derdine düşmüşler gibi geldi bana.

    şimdi şunu demek istemiyorum ama diyeceğim, ben ve elit arkadaşlarım, demek zorundayım ben seçtim hepsini çünkü benim için hepsi elitler, öyle parayla elit değil kafalı elit,götünden anlamak isteyene hodri meydan buyrun, çok uzağındaymışız bu insanlardan. yada ben en azından uzağındaymışım. bütün mekanizmadan kendimi epeyce güzel soyutlayıp, herşeyin teoride farkında olup pratikte bi bok bilmeden kendi pratiğim içinde güzeel güzeel değerlendirmişim işleri, dünyayı, evreni, yer çekimini, oedipus komplekslerini, makro ekonomileri, din sistemlerini, evrim mekanizmalarını vb falan.

    yazıklar olsun şimdi gördüm, adanada yangın çıkmış çocuklar ölmüş. al! nerde ulan bu ülkede, yada hadi şöyle diyelim, düzende, ciddiye alınacak, kaale alınacak mercii, durum, vaziyet?

    saçma sapan yaşıyoruz sözlük. hep cebimiz, süper ilişkilerimiz ve ideal söylemlerimiz üzerinden uyutula uyutula saçma sapan yaşıyoruz.

    netice şu ki, evet, hiçbir şeyi kaale almıyorum artık.

    her şey oldu, olur, oluyor.

    değiştirmek de mümkün değil.