şükela:  tümü | bugün soru sor
  • klasik eserlere bile yansımış bir dünya gerçeği, bir dünya hakikati.
  • bazı halk deyişlerine konu olmuş tespit.. dinsizlikle suçlanırlar kimi zaman.
  • bir başka doğru önermelerdendir.abartmak istemem ama yüzde seksen bu dünyada kadın ne istiyorsa o şekilde yönleniyor ilişkiler.hatta belki aldatılma olaylarında dahi aldatılacağı hissine kapılsa bile güzel kızımız yapacağı hareketi yapmaktan söyleyeceği sözü söylemekten geri kalmıyor.birazcık kadınları tanıyorsam attıkları her adımı planlayarak yaptıklarını rahatlıkla söyleyebilirim.iyi de bunun acımasızlıkla ne alakası var diyeceksiniz. işte sorun da kadınların kararlılıklarında başlıyor ardından da acımasızlık, haklı olayım da nasıl olursa olsun dürtüsü ve ben zaten hep pirinsesim anlayışı geliyor.
  • sözlükteki en iyi tespit başlıklarından biri niye bu kadar kıyıda köşede kalmış tuhaf.

    belli bir kalitenin üstündeki eserlerde de görebilirsiniz bu hakikati. aklıma gelen ilk örneğiyle bir zamanlar anadolu'da filminde savcının doktora anlattığı hikaye. bir kadının ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor.
  • (bkz: kime göre)
  • son kavga dövüş videolarından anladığım kadarıyla doğru olan önerme.
  • duygusal anlamda da öyleler.

    bir kadın terk etti mi çat diye terk ediyor. nasıl bir erdemdir ki deli gibi aşıkken de yapabiliyorlar değilken de. bir anda. tabi bir anda derken durduk yere değil, bazı sorunlar neticesinde genelde.

    ha bi de şahsen bana bir şans daha ver diyen bir kadına denk gelmedim hiç. ve geri dönüşüm kutusu da yok. direkt shift delete.

    bi de bunların 34328479 senelik ilişkisi sonrasındaki 3 5 aylık ilişkisi sonrası çat diye evlenen familyası var ki o çok efsane. garibim biz erkekler de elin herifiyle nişanlandığından habersiz ulan bence geri dönecek kafasıyla umut biçiyoruz. ki alakası yok. sonra bir duyarsın evlenmiş. yaa.. öyle alıyorlar işte adamın aklını. hani derler ya allah çirkin şansı versin diye. bir de allah kadın gücü cesareti versin. biz erkeklerin bi tarafının yemeyeceği şeyleri çaat diye yapıyorlar. biz de mal mal "ühühü sensiz yaşayamam nolur beni terk etme :((.." falan filan. çok imreniyorum olm bu kararlılıklarına. gerçekten çok imreniyorum.
  • ingilterede yapılan bir araştırmada " sizi aldatan sevgiliniz ölse nasıl hissedersiniz sorusuna, kadınların ölsün umursamam yanıtını vermesi ve erkeklerin üzülürüm "demesiyle, doğru olduğunu düşündüğüm önerme.
  • aslında algı farklılığı ile ilgili bir durumdur. erkek olarak anlatılanlar doğru değildir. kadın solipsist bir zihin yapısına sahiptir ve bir erkek gibi düşünmez. kendine öyle bir dünya örer öyle bir inandırır ki siz orada "kişiyi" temsil etmezseniz, siz orada sadece "karaktersinizdir". önemli olan sizin kim olduğunu değil, ona ne sunduğunuzdur.

    o karakter öldüğünde siz de ölürsünüz. çünkü temsil ettikleriniz gitmiştir. örneğin hayatınızın kötü bir dönemindeyseniz, başta temsil ettikleriniz yok ise kadın yavaş yavaş sizden soğur. o sebeple kadın çeker gider, arkasına bakmaz, bakmasına gerek yoktur, onun dünyasında siz artık yoksunuzdur ve erkeğin her "geri dön" düşüşünde daha da emin olur. her cümlenizden kendince, sizden soğuyacak anlamlar çıkaracaktır. yine emin olun aynı duruşu gösterip, bir şekilde gücünüzü kazanırsanız geri dönebilir veya acı çekebilir. hatta acı çekmesini istiyorsanız onun kendini onaylamasına ve kesin yagıya varmasına izin vermeyin. bu nasıl olur? sizi suçladığında onu önemsemeyin, dediklerini ciddiye almayın, kesinlikle ama kesinlikle bir şeyi açıklamaya çalışmayın. sen bilirsin diyerek kestirip atın. bırakın gitsin. huzurlu olamayacaktır, çünkü kendi içinde; kendi için bir sebep, inanmak için bir olay yaratamamış yani kendine onay vermemiş olacaktır. (ben genelde acı çekmelerini istemediğim için hep bu onayı verdim)

    giderse, fark etmeden kendinde iz kalır. sizi geride bırakmış olabilir fakat bilinçaltında yer edersiniz. evet bıraktığı kişi kısa bir ilişki ise önemli değildir fakat uzun süreli bir ilişki ise kolay kolay unutmaz, beğenmez, kabul etmez. daha yüksek kalibre erkek arar, belki bulur, belki bulamaz. arada evlenenler var ya, onların çoğu boşanacak, inanmayın. ancak kendinde iz bıraktırmamış kadınlar mutlu olabilir.
  • (bkz: yatak odasında felsefe)

    "organlarının aşırı duyarlılığı gibi güçlü bir nedenle, erkeklerde olduğundan her zaman daha aktiftir.
    ...
    ...
    ...

    bu farklılıkları kavrayan pek az insan vardır!... tıpkı bunları hisseden pek az kişinin olması gibi! yine de bunlar vardır, gün gibi ortadadır. genellikle kadınları etkisi altına almış olan acımasızlıktır. bu kadınları iyi inceleyin: onları buraya yöneltmiş olanın aşırı duyarlılıkları olduğunu; hayal güçlerinin aşırı faaliyeti olduğunu göreceksiniz, onları acımasız ve anasının gözü kılan şeyin ruhlarının gücü olduğunu göreceksiniz; dahası çok sevimlidir bu kadınlar; acımasızca davrandığında baş döndürmeyen tek bir kadın türü yoktur; ne yazık ki, geleneklerimizin katılığı, daha doğrusu saçmalığı onların acımasızlığını pek az besler; saklanmak, kendilerini gizlemek, yüreklerinin derininde nefret ettikleri görülür iyilik edimleriyle eğilimlerini örtmek zorundadırlar; ancak en karanlık örtüler altında, en büyük önlemleri alarak, güvenilir birkaç dostun yardımıyla kendilerini doğal eğilimlerine teslim edebilirler ve çok kişi bu durumda olduğundan, sonuçta çok fazla bahtsız vardır. onları tanımak mı istiyorsunuz? acımasız bir gösteri duyurusu yapın: bir düello, bir yangın, bir muharebe, bir gladyatör dövüşü. nasıl üşüşürler göreceksiniz; ama bu fırsatlar onların ateşini körükleyecek kadar çok sayıda değildir: kendilerini tutarlar ve acı çekerler."