şükela:  tümü | bugün
  • aziz pavlus'un selaniklilere ikinci mektubunda bahsedilen, daha sonra özellikle ortaçağda etkili olmuş bir figürdür kat-echon. deccalin dünyaya gelip yasayı yok etmesi, kaosu getirmesi an meselesidir ama bir engelleyici, durdurucu (insan mıdır? devlet midir? nedir katechon? belirsizdir) bunun önüne geçer. yani katechon sayesinde deccal dünyaya gelememektedir, fakat deccal gelemediğinden dolayı isa mesih de gelememektedir. aktaralım:

    "2.se.2: 1-2 rabbimiz isa mesih'in gelişine ve o'nunla birlikte olmak üzere toplanmamıza gelince: kardeşler, size rica ediyoruz, rab'bin gününün geldiğini ileri süren herhangi bir ruh, bir söz ya da bizden gelmiş gibi gösterilen bir mektup hemen aklınızı karıştırmasın, sizi telaşlandırmasın.

    2.se.2: 3 hiç kimse hiçbir şekilde sizi aldatmasın. çünkü imandan dönüş* başlamadıkça, mahvolacak olan o yasa tanımaz adam ortaya çıkmadıkça o gün gelmeyecektir.

    2.se.2: 4 bu adam, tanrı diye anılan ya da tapılan her şeye karşı gelerek kendini hepsinden yüce gösterecek, hatta kendisini tanrı ilan ederek tanrı'nın tapınağı'nda oturacaktır.

    2.se.2: 5 daha yanınızdayken bunları size söylediğimi hatırlamıyor musunuz?

    2.se.2: 6 zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin engellediğini biliyorsunuz.

    2.se.2: 7 evet, yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir; ama bu gücü şimdilik engelleyen ortadan kaldırılıncaya dek görevini sürdürecektir.

    2.se.2: 8 sonra yasa tanımaz adam ortaya çıkacak. rab isa onu ağzının soluğuyla öldürecek, gelişinin görkemiyle yok edecek."

    carl schmitt katechon figürünün bir eskatalojiye düşmeksizin tarihi anlamak isteyen bir hristiyan için tek gerçekçi çözüm olduğunu söylemiş, yani katechonu politika ve tarihi belirleme ve yaratma gücüne sahip bir kavram olarak çözümlemiştir. özellikle ortaçağda kilise ve krallıklar arasındaki ilişkiyi devlet/din, sekülarizm/kilise gibi çatışmalar çerçevesinde çözümlemenin yanlış olduğunu kilisenin kralı bir katechon olarak algıladığını ve krala bu açıdan bir fonksiyon biçtiğini yazmıştır "nomos der erde" isimli kitabında. aynı "durduruculuk" fonksiyonunu tarihin birçok noktasında tespite çalışmıştır: mesela islamın yayılmacılığına karşı bizans bir katechon'dur vs..vs..

    schmitt'in kastettiği kategoride olduğuna emin olamasam da nafile ve boş bir kafa yürütme olarak bu katechon'u türkiye coğrafyasına uygulamak eğlenceli bir uğraş. bölünme paranoyamız içerisinde, kaosun geleceği korkusu içerisinde bizim katechonumuz, yasa tanımayan adama karşı bizi koruyan kurumumuz elbetteki şanlı ordumuz oluyor. nihat genç'in kürt meselesi hakkında söyleyip yazdıklarını düşünüyorum mesela: ordunun, politikaya karışmasından tutun, kürt bölgelerinde pek kosher sayılamayacak operasyonlarına kadar birçok eylemi, dizginlenemeyen mikromilliyetçiliklerle eski yugoslavya'ya (veya birçok dilin konuşulup kimsenin birbirini anlamadığı bir babylon'a) dönmemize ve parçalara bölünmemize yol açacak bir kaosun gelmesini engelleyen katechon olmasından dolayı meşruiyet kazanır. yasayı koruyan bir diğer katechon anayasa mahkemesidir. bu engelleyicilik fonksiyonu, ordumuzun ve bürokrasimizin kendisini tanımlayış biçimini, algısını anlamada yardımcı olabilir belki. ezcümle: islamcılık yayılmaktadır ve zafere ulaşmasını sağlayacak olan son kale türkiye'de (bizans?) katechon bunun önüne geçmektedir, veyahut diğer yandan global kapitalizm yayılmaktadır ama... gibi. laf işte.

    ittihatçılarımız ve jöntürklerimiz yoğun bir şekilde ibn haldun'dan etkilenmişlerdi: her medeniyetin doğup, büyüyüp bir gün geldiğinde yokolacağını vaazeden ibn haldun sosyolojisini bilen o nesil için osmanlının çöküşünü engellemek, engelleyici, durdurucu olmak işlevi ön plandaydı. bu işlevi neredeyse varoluşsal bir kategori haline getirdiklerini iddia etsem süper uçmuş olurum, söylediklerimde ne kadar ciddi olduğumu ben de bilemiyorum, iyi günler dileyip kaçtım.
  • yeni bir ekşi sözlük yazarı, hoşgelmiş.
  • yeni bir troll çeşidi.
  • roberto esposito katechon'un bağışıklık özelliğini vurgulamaktadır. örneğin asıl düşman olan grip hastalığına karşı organizmanın kendini koruyabilmesi için güçsüz bir grip virüsünü organizmanın parçası olarak içeriye kabul etmesi gerekmektedir. öteki olanı kendisiyle özdeş kılabildiği ölçüde getireceği zararlardan korunmuş olacaktır. katechon da hristiyan bedenini koruyan bir anti-beden ya da yasasızlığa karşı gelmek için yasadışı forma bürünen bir yasa olarak düşünülebilir. sonuç olarak katechon aslında savaştığı şeye dönüşmektedir: insanları isa mesih'in yolundan çıkartacak olan deccal'i bastırdığı için isa mesih'in gelme olasılığını da ortadan kaldırmaktadır. böyle bakınca devlet içerisinde devletin bütünlüğünü korumak için oluşturulan ancak devletin bütün yasalarını çiğneme hakkına sahip olan jitem, jöh, pöh gibi örgütler ve paramiliter uzantıları da anlam kazanıyor. yani aşağı yukarı böyle birşey diyor olması lazım.. bir kısmını götümden uydurmuş olabilirim.