şükela:  tümü | bugün
  • çiftleşmesine mani olan bir durum değildir kısırlaştırmak.
  • hayvanı kısırlaştırmak günahsa senin de korunman günah.
    hayvan geleni doğuracak oh ne güzel aç zebil ölüyor hepsi. yok yavrulara günahmış bırakın hikayeleri, hayvanda istek bitiyor sorun sıfır. hayvanın zevkini düşünmek size mi kaldı, ölecek doğacak yavruları düşünün. makina gibi programlı hepsi kendi anasına babasına kardeşine yürüyor gelmiş ihtiyaç diyorsunuz.
    bazı beyinsizler demek istediğimi anlamamış.
    "yavrularına günah yavruları olması gerekli" diye basbas bağıran ömründe tek bir hayvana su vermemiş çok boş insan dolu çevrem. onların yavrularına günah ise diyorum ki sizinde olmayan yavrularınıza günah neden eşlerinize dokuz ayda bir doğum yaptır mıyorsunuz?
    sizin gibi düşünen tipler yüzünden bu halde bu hayvanlar. düşüncem yüzünden sığ oldum ama sığır değilim bazıları gibi şükürler olsun. bir kedi beş yavru yaptı diyoruz, beş yavruya da yazık ya onlarda yapsın onlarınkiler de...
    sokaktan hastalıklı aç sefil hayvan toplamaktan yoruldum ama yılmayacağım.
    beslemelerde ölü bir avuç kadar köpekler, genclik hastalığı kapıp yavaş yavaş acı içinde kıvranan çok hayvan gördüm. eminim annesi babası üremeden mahrum kalmadığı için çok mutludurlar. kaç hayvanın can çekişine inlemerine şahit oldum, sikeyim üreme ihtiyacını. tüm hayvanlar kısırlaştırın ve bu acı bitsin istiyorum da neyse yavru ihtiyaçları var çok anlıyorlar bu ihtiyactan ki kendi anne baba kardeşleri ile bile bu ihtiyaçlarını dindiriyorlar.
  • kedi seven yavşak bir erkek olmasam da (bkz: erkekleri yumuşak gösteren şeyler), evimin pencerelerini açtığım anda sokaktaki bütün vesikalı kediler içeri doluştuğu için sinir krizleri geçirsem de, şu anımı paylaşmak istiyorum:

    karşıyaka'da bizim evin altında market var ve zamanında orayı uguk ve doğan isimli iki kardeş işletiyordu.. sonra ufuk puştu doğan'ı marketten kovdu.. yıllarca doğan'ı görmedim.. bir gün egekent'e ziyaretine gittiğim bir arkadaşımın köpeğini gezdirirken, doğan'ı gördüm.. laflamaya başladık.. derken doğan sordu: - biladerim bunun cinsi cinsiyeti ne??
    - abc doğan abi ve erkek ama kısırlaştırılmış.
    - iyi de aq şimdi bu hayvanın sevişme (tabii böyle söylemedi de*) hakkını neden elinden alıyosunuz? sordunuz mu hayvana?
    - zööö??

    velhasılkelam kısırlaştırma biraz vahşice sanki!!
  • kisirlastirmayin ciftlessinler bu zalimlik diyosunuz da hayvan evden cikamiyoken nasi ciftlescek allah askina. ılerde imkanim el verirse bu duyguyu tatsin isterim diyenler de kizginlik donemi o hayvanin cektigi zalimlik diil mi? hadi diyelim ara sira sokaga saliyosunuz, surekli ve surekli dogan yavrularin bakimini ustleniyo musunuz, hepsine cop karistirmamalarini saglayabilcek imkanlari sunabilcek misiniz? kediler biz gibi omurlerinde 3 5 yavru doguran canlilar diil hatirlatirim. cinsellik haklarini savunucaz derken bi dunya yenidogan yavrunun sefil olmasina neden oluyo olabilirsiniz.
  • elimden gelse sokaklardaki bütün hayvanları kısırlaştıracağımdan dalayı yanlış bulduğum önerme. durun hemen saldırmayın sokaklar hayvanlardan kurtulsun, görmek istemiyomcu tayfadan değilim. ama hergün başka bir duvar dibinde ölü yavru kedi görmekten, açlıktan yerde titreyen hayvanları görmekten bıktım. yardım etmeye çalışıyorum ama her birine yetişmek mümkün değil. araba çarpıyor, mahallenin çocuğu tekmeliyor veya annesinin yanınından besleyeceğim diyerek çalıp ölüme terkediyor. resmen hayvana eziyet bu. alıp evinde bakandan bahsetmiyorum hiç kendi kararı ama sokaklardaki hayvanların hepsi belediye eliyle kısırlaştırılmalı.
  • nedenini bilmem de başlığı okurken akla - keşke hayvanların insanlar üzerinde egemenliği olsaydı.- cümlesini getirendir.
  • başka türlü bakmadı çok zor oluyor diyen arkadaşlara soruyorum: sizi ana-babanız artık sana bakamıyoruz deyip kısırlaştırsaydı ne hissederdiniz? belki eşit karşılıkta değil söylediklerim ama hayvanlara karşı da empati kurmamız gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.
  • 7 yaşında erkek kedi sahibi bir insan olarak kesinlikle katılmıyorum. üstelik 4 yaşına kadar kedimi kısırlaştırmamak için direndim. o 4 yıl boyunca kızgınlık dönemlerinde 5. kattaki evimizin camına çıkıp kurt gibi uluyordu. sayesinde mahallece tanındık. lavabolara işemeye, beğendiği her yere koku bırakmaya başladı ona da eyvallah dedik. çiftleştirmek için eve kedi attığımız da oldu. gel gör ki o işler öyle olmuyormuş.

    derken balkondan serbest düşüş yöntemiyle 4 kez kaçıp -ki bu arada arka ayağını incitti, iç kanama tehlikesi atlattı, alt komşumuzun panjuru olmasa başına gelebilecekleri düşünmek bile istemiyorum!- kendi kendine çiftleşmeyi denedi. sonuçta sokaktan yavruyken aldığımız için sokakta yaşamayı ve sokak kurallarını bilmiyordu. bu yüzden de 2 kere sokakta yaşayan kedilerin saldırısına uğradı, 1 kez hafif şekilde araba çarptı ve bir kez de bağırdığı için insan demeye dilimin varmadığı bir canlı tarafından feci şekilde dayak yedi. (araba çarptığını beyaz tüylü kısmındaki tekerlek izinden, dayak yediğini komşumuzdan öğrendik ki öğrenmemize de gerek yoktu çünkü tekme yedikten sonra düştüğü yerden kalkamamıştı.) bütün bunların üzerine artık dayanamadım ve bu haşarı oğlanı kısırlaştırmaya karar verdim. 15 dakikalık bir operasyon sonucu bütün sıkıntılar geride kaldı.

    dişi kedilere göre erkek kedilerin operasyonu çok çok daha kolay. kesme işlemi yapılmıyor. lazerle halledilen bir prosedür. dişi kediler için durum tabii ki çok daha zor ama dişiler erkeklere oranla çok daha kolay sakinleşiyorlar bu yüzden de kısırlaştırmak belki gerekli olmayabilir. benim durumumda ise kedimi kısırlaştırmam değil kısırlaştırmamam zalimlik olmaya başlamıştı.

    merak edenlere not: kısırlaştırdığım oğluşumun huyu suyu değişmedi. hala çok yaramaz sadece cama çıkıp bağırmıyor ve evden kaçmaya çalışmıyor. yoksa karakteri aynı.
  • bahane olarak "ama onlar sevişirken zevk almıyolar, sırf üremek için seks yapıyolar" saçmalığının öne sürüldüğü zulüm. fikrini sormadan eve kapatıyosun hayvanı, ne idüğü belirsiz kimyasal kuru mamayı dayıyosun gece gündüz, üstüne geri veremeyeceğin doğurganlığını alıp tanrıcılık oynuyosun. en basit kuralı evrenin vermeye gücünün yetmeyeceği şeyi alma. mutlu mesut çöp karıştırıp, istediği zaman çiftleştiği günleri mumla arıyodurlar net.
  • yanlış bir düşünce. kısır kediler daha mutlu olurlar. bu bilinen bir gerçek.