şükela:  tümü | bugün
  • bir operation ivy parcasi.

    i know that things are getting tougher
    when you can't get the top off from the bottom of the barrel.
    wide open road of my future now... it's looking fucking narrow.

    all i know is that i don't know
    all i know is that i don't know nothing
    [x2]

    we get told to decide
    just like as if i'm not gonna change my mind.

    all i know is that i don't know
    all i know is that i don't know nothing
    [x2]

    whatcha gonna do with yourself,
    boy better make up your mind.
    whatcha gonna do with yourself boy,
    you're running out of time.

    this time i got it all figured out

    all i know is that i don't know
    all i know is that i don't know nothing
    [x4]

    and that's fine
  • bilgi birikimi de denebilir, neden olmasın.
  • ham veriden ve islenmis bilgiden sonraki adimda yer alan sey. data, information ve knowledge üç adimda basitten karmasiga dogru dizilimi teskil eder. zannimca irfan karsiligi verilebilir.

    mesela, "banka hesabiniza 123456789 ytl havale edildi" veriye, "bu kadar parayi bana gönderecek bir tanidigim yok" bilgiye, "basim belaya girmeden banka yetkililerine haber vereyim" ise knowledge karsiligi irfana örnek olarak verilebilir. bir sonraki adim wisdom yahut hikmet olur ki apayri bir boyuttur.
  • information ile karıştırılabilen şey. bu hamı öteki işlenmişi. atmıosam tabi.
  • (bkz: know how)
  • ing. bilgi, king crimson tarifiyle kimse sinirlarini belirlemediginde olumcul olabilen $ey..
  • okunuşu navlıc şeklinde olan kelime.
  • kesinlikle tatmin olamadığım bir türkçe'ye sahip olan kelime. oysa bilgisayar cuk diye oturuyor kafamda. bilgi desen. o zaman information-bilginin yalın halinden somut bir şekilde ayrılamayacak. ya da heh bilgi işte desek, o zaman information ne? irfan desen. o da değil; rabia gibi ağır oldu.

    - irfan yönetimi üzerine şirkette yeni bi pozisyon aranıyormuş cem! adını mı değiştirsen acaba? ekikikiki.

    ı ııııııh. olmuyor. ama bir çözüm bulunmalı buna. bilişime de itiraz ediyorum esasında (bkz: huzursuz adam). karşılıklı bilmek eyleminin açtığı çığır, knowledge olayı ile tam olarak örtüşmemekte bana göre. bilişim bence ict*tadından öte asla gidemez nazarımda. bu işin neticede, computer muscle boyutu ile ilgilenen donanım cambazları var (bkz: overclock çılgınları); yazılım ile oturduğu yerde sistemler yazan salt beyin kanadı var, bir de bu adamların dünyasını bireyler, farklı disiplinlerden gelen insanlar ile buluşturmak içn götürü yırtan liason tipler var (bkz: mis).

    knowledge haldeki bilginin (özür diliyorum bu kullanıman ötürü) etken edilgen haldeki durumu niteleyen bilişim sözcüğü için bir gömlek üstün olduğuna iddiaya bile girebilirim. hatta rahatlıkla daha da ileri gidip türkiye'de bilgisayar mühendisi olmak, ya da türkiye'de mühendis olmak denilince zihinde beliren düşünce balonu içerisindeki ne kadar taşak temalı ciddiyetsiz yaklaşım varsa, (bilgisayarcı morondur, bilgisayarcı evinden dışarı çıkmayan asosyal acınılası bir yaratıktır, topluma kazandırılması gerekir gibi) bunun altındaki başlıca sebep bence dil bilimcilerin meseleyi insanların anında kavrayabileceği geniş bir ölçekte ifade edebilecek kuvvetli bir sözcük üretememiş olmalarındandır. öyle olmasa bile, belki tam da şunu söyleyebiliriz: dil birilerinin müdahelesi ile manipule edilerek düzenlenebilecek bir algıbilimsel yaklaşım değildir. çok doğru. o zaman sizce biz türkler, ya da türkçe konuşan insanlar, knowledge ile information olayını birbirinden ayırt etmeden bunu ifade edebilecek nasıl bir yöntem izledik? bunu idrak edebiliyor olduğumuz kesin. asıl merak ettiğim, idrakına varılan şeyin telaffuzu, ya da berlitildiği sembol, ikon. bana bu kadar şey yazdıran sebep.

    ve bence, tam olarak bu farkı ifade edebilirsek, kısa yoldan sözcükler ile bilinçaltına drenaj kurabilirsek, iddia ediyorum, türkiye'de bilim adına ciddi bir şey başarılmış olacaktır. heh bak mesela, bilim. huzur kaplıyor kelimeyi söyleyince içimi. bilim. bilmek. beyaz önlüklü gözlerinde gözlükler takan ellerindeki şişelere bakıp kağıda notlar alan adamları hatırlatıyor bana. ama mesela yönetim bilişim sistemleri. anlamadın di mi? ne yapacağını? konusunun ne olduğunu falan? ama endişelenilecek bir durum değil. bu bölüme girecek olan, girmiş veya mezun olmuş olan hiçbir öğrenci zaten tam olarak ne olduğunu anlamaya fırsat bulamadan mezun oluyor. ve ben de o insancıkların arasındayım malesef. bölümüm sayesinde de artık beni yalancı bir insana dönüştüren sözcüklerden kurulu tamlama. çünkü bakıyorum birine ne okuduğumu söyleyeceksem, karşımdaki biraz ilgiliyse doğruyu söylüyorum. 'vah vah yazık çocuğa' tepki ihtimal katsayısı yüksekse , işletme diyip çıkıyorum işin içerisinden. bilgisayar demiyorum ama bak. bilgisayar deyince mutlaka çünkü çalışmamakta direnen bir aparatları oluyor bu adamların ve sana ihale edilmeye çalışılıyor olay. bilgisayarcı oğlan seni. ama yok işte ifade etmiyor arkadaşım. belirmiyor mana kafada. bilgi ne, bilişim ne, knowledge ile information nasıl ayrılır da biz bilgi sistemleri üzerine mantıklı bir şablon kurarak, metodolojik ya da innovatif (aha innovation! şimdi sıçtık :)) çalışmalar yapabilelim. varsa bir bilen öte gelsin.

    not: bütün bunların üzerine arzu ederim ki bir şekilde göt olayım. ki çıksın şu içimdeki sıkıntı artık.
    not2: oh be rahatladım biraz olsun.