şükela:  tümü | bugün
  • 1 metre ve daha yakınınızda biriyle konuşurken bir o göze bir o göze odaklanma hali. bir süre sonra ana konuyu unutup gözlerle uğraşma, sonra da uğraşamayıp gözünü kaçırmayla devam eden hal. psikolojik tedavi gerektirecek seviyelere gelebilir.
  • iki kasin ortasina bakilarak cozulecek problemsel. zaten kurali da budur bunun. uzak ya da yakin iki kasin ortasina bakilmalidir karsilikli diyaloglarda.
  • genelde türk dizilerinde oynayan oyuncularda gördüğüm davranış şekli. sanırsam durağan bir portre oluşturmamak için yapıyorlar bunu. mesela
  • yere bak terso yap amk.
  • (bkz: kalp gözü)
  • gittiğim bir seminerde ki teyzenin verdiği taktikle çözülür. gözler ve burnu içine alan bir üçgende gidin gelin isterseniz kaş ortasına istersen gözle burun arasında bir yere... özellikle iş görüşmelerinde etkileyim diye gözlere bakmaya kalkışıp sonra kendinden geçenlerden olmamak adına söylemişti. denedim bir iki defa insan daha rahat konusuyor.
  • iki göz ve ağız arasında kararsız kalınan harekettendir. bu işte usta olmazsanız karşınızdakini rahatsız edebilirsiniz. şayet şeytan üçgeni çizip duran gözleriniz adamı delirtir.
  • yazili bir metne bagli kalarak konusma yapiliyorsa once size yonelen gozlere dikkatlice bakmaya, ardindan kagida donuldugunde nerede kaldigini bulamayarak ayni satiri okumaya veya zorunlu dogaclamaya sebebiyet verebilecek durumdur.
  • tenis maçı izler gibi gözlerinizin bir sağa bir sola atlamasına neden olur.. eğer bir de rakip şaşıysa sıçtığınızın resmidir..
  • "acaba cümlenin yarısında göz değiştirsem fark eder de 'gözümde bir şey mi var' diye düşünür mü?" sıkıntısını doğuran olay. bu gelişip yüzün herhangi bir yerindeki kusura gözünüzün kaymasıyla daha rahatsız edici bir hal alır.