şükela:  tümü | bugün
  • tam bir 90'lar istanbul ve film noir.
    leş barlar, deri montlar, kotlar, biralar, sigaralar, tofaş taksiler, müzikler, batan güneşin vurduğu leş pasaj camları akşam karanlığından zifiri karanlığa sokaklar...deneysel de olsa damakta tad bırakmıştır.

    --- spoiler ---

    yalnız buna çok yarıldım

    - o zaman nikahlı karını sikersin sen de *

    --- spoiler ---

    `
  • türk sinemalarında topu topu 2903 seyirci tarafından izlenmiş filmdir. şahsım açısından ilginç olan şey, bu 2903 kişi arasında bulunmamdır.
  • lüzumsuz yere gemide filminin gölgesinde kalmış, yancı muamelesi görmüş eşi benzeri nadir bulunan bir çalışma.

    evet ortak sahneler var, kimi sahnelerde gemide kadrosundan bir elemanla sohbet kısmı da var doğru ama azize filmi de başlı başına bir dram içeriyor bana göre.
    dönemin bedbaht bir semtinde kadın pazarlayan sağa sola borcu olan sürekli enseleri tokadın altında kalmış ne doğru düzgün para kazanabilmiş ne de sektörde tutunabilmiş gariban 3 arkadaş söz konusu burada.

    ki kendi içlerinde bile birbirlerine düşme birbirlerinin kuyusunu kazma arkalarından iş çevirme hevesi ummadık anda karadenizli gemicilerden bir kamyon dayak yemelerine ellerindeki sermayeyi kaptırmalarına ve aslında birbirleri ile rekabet içinde olan iki tedarikçiyle papaz olmalarına neden oluyor. akabinde yine para ve zaman kaybı, sermayenin kaybolması ve kaybettikleri para da cabası.

    filmde oyuncular rollerini bence çok iyi oynamışlar, daha sonra yapılan söyleşilerden de biliyoruz para almadıkları gibi ceplerinden de katmışlar ve ortaya yıllar sonra bile türk sinemasının yüz akı diyebileceğimiz bir miras kalmış seyirciye.
  • --- spoiler ---

    bu filmi izledikten sonra anlıyorsunuz ki, kurgusal anlamda, gemide'nin özeti; amına kodumun boksörü neler açtı başımıza repliğiymiş.

    --- spoiler ---
  • gemide filmi ile çapraz senaryolu olan film.
  • gemide'ye ışık tutarken kendine ışık tutamayan film. ışık tutmayı mecazi kullanmadım, bu filmde ışıkçı falan yok. bariz şekilde bir çok sahnede karanlık ve bir takım renklerin hareketlerini izliyoruz. bu bile başlı başına çok büyük bir eksiklik. hele doktorun* midem bulanıyor diyip evine geldiği sahnede neler olduğunu anlayamıyorsunuz. kim kime ateş ediyor noluyor bilinmiyor. bağımsız ucuz film yapalım derken ışıkçıyı silivermişler heralde gider defterinden. kafa siken vooouv voooouvlu anlamsız müzikleri, izleyiciyi salak yerine koyan flashback ve merakımızın içine eden ileride olacakları gösteren ipuçlarıyla bir film nasıl çekilmemeli konulu dersimize örnek teşkil etmiştir. bu kadar olumsuzluk arasında filmin en güzel şeyinin finalinde çalan içimizi feraha erdiren müziği olduğunu söylemeden geçemiycem. ha bir de "olum boşverin karıkızı sarın bi cigaralık, takılın" mesajını da aldık tabii.
  • çekilme amacı sadece gemide'nin açık noktalarını kapatmak olan yan sanayi filmi.. yalnızca bu filmi izleyen hiçbir şey anlamaz. önce gemide izlenmeli, sonra bu film. ondan sonra da hep gemide izlenmeli.. iki filmin çakıştığı noktalar enteresan bir tad katmış filme, o kadar..
  • izlemeyi çok zorlaştıran karanlıkta bir film, bazı sahnelerde müzik de diyalogları bastırarak iyice çekilmez yapabiliyor, yine de gemidenin hatrına izlenmesi önerilir.

    --- spoiler ---

    kaptan* kadar bizim de aklımıza takılmıştı, bakire kız nasıl orospu oluyor*, bu filmi izleyince anlıyoruz*.

    --- spoiler ---
  • bugün itibariyle şöyle diyaloglara sebep olan film;

    arkadaş: ya hani erkan can'ın oynadığı denizde geçen bir film vardı neydi o?
    ben : gemide mi?
    arkadaş: hah evet , hani bi de onun ikincisi vardı, asmalı'da bir orospu muydu neydi??
  • tüm filmden aklımda kalan sadece bir replik var. o da olaya bir de şu açıdan bakmaya ne dersiniz tadında, daha önceden hiç o şekilde düşünmediğim hoş bir ayrıntıyı gözüme soktuğu için kaldı sanıyorum aklımda:

    - lan 31 çeken tek pezevenk sensindir bu alemde ha.

    evet aklımda kalan tek replik bu. varın siz düşünün artık bu filmin nası bir şey olduğunu.