ediposis

  • tadına doyum olmaz (761)
  • 844
  • 13
  • 3
  • 1
  • dün

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

avrupa başkentlerinin isimlerinin hikâyeleri.

paris: ismin kökeni için ilk akla gelen truvalı paris olsa da, şehir ismini 1. yüzyıldan itibaren bölgede yerleşmiş olan kelt kavmi parisii’den almıştır. kelime anlamı “çalışan insanlar”dır. şehrin günümüzdeki sakinlerine “parisiens” denmektedir. aydınlanma çağında eğitimin ve yeni fikirlerin merkezi olan şehir “la ville-lumière” (ışığın şehri) ünvanını almıştır. 19. yüzyılda gaz lambalarıyla aydınlatılan ilk şehir olarak ünvanını perçinlemiştir. günümüzde ise eyfel kulesiyle ziyaretçilerine ışık şovunu sürdürmektedir.

londra: eski ismi yeni troy anlamındaki “trinovantum” olan şehri 1. yüzyılda kral lud’un yeniden inşa ettiği söylenmektedir. yaptırdığı kaleler sebebiyle “kaer llundain” (lud’un kalesi) olarak anılmaya başlayan şehrin ismi, önce londinium ve sonrasında london’a dönüşmüştür. kral lud’un kapısını da içeren eski şehir bölgesi şu an city of london olarak anılmaktadır ve sınırları ejderhalar ile temsil edilmektedir.

roma: ismini kurucusu romulus’tan almıştır. efsaneye göre savaş tanrısı mars’ın ikiz çocukları romulus ve remus, yasak aşkın sonucunda doğdukları için amcaları kral amulius tarafından tiber nehrine atılmış ve onları bulan kurt tarafından büyütülmüşlerdir. sonrasında bir çoban tarafından yetiştirilen ikizleri bulan mars, çocuklarına bulundukları yere bir şehir kurmalarını söylemiştir. şehrin kuruluşu için romulus palatine tepesini seçerken, remus aventine tepesini tercih etmiştir. romulus’un palatine tepesine yaptırdığı kaleyle remus’un dalga geçmesi üzerine ikizler arasında büyük bir kavga çıkmıştır. kardeşi remus’u öldüren romulus, kendisini şehrin lideri ve kurucusu ilan etmiştir.

amsterdam: 12. yüzyılın sonunda bir balıkçı kasabası olarak kurulmuştur. ismini amstel nehrinin üzerine kurulan barajdan almaktadır. ismin ilk kullanımı amstelledamme olarak 13. yüzyıl sonunda görülmüştür. amstel kelimesi ise felemenkçe "aeme-stelle" (su alanı) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. kanallar etrafında büyüyen şehir günümüzde de ismini yansıtmaya devam etmektedir.

madrid: m.ö. 2. yüzyılda manzanares nehri etrafında kurulan şehrin ilk ismi nehir yatağı anlamındaki “matrice” olarak bilinmektedir. 8. yüzyılda arapların yönetimine geçen şehir, “mayrit” (nehir kollarının buluştuğu yer) olarak anılmaya başlamıştır ve tekrar ispanyolların eline geçtikten sonra bugünkü ismini almıştır.

berlin: 12. yüzyılda spree nehrinin etrafında kurulan şehrin ismi için iki farklı iddia bulunmaktadır. ilk iddiaya göre şehrin ismi eski slavca “nehir tırmığı” anlamına gelmektedir ve spree nehrinde taşmaları / tıkanmaları engellemek için kullanılan iskelelerden ismini almaktadır. diğer iddiaya göre ise kelime halen şehrin logosunda da bulunan almanca bär (ayı) kelimesinden türemiştir.

viyana: tuna nehrinin kenarındaki şehirde ilk yerleşime m.ö. 500 tarihlerinde rastlanmaktadır. şehrin ilk ismi vindobona, “açık renkli yerleşim” anlamına gelmektedir. bazı kaynaklara göre ise şehrin ismi etrafındaki ormanlardan esinlenilerek “orman akımı” anlamına gelen "vedunia" kelimesinden türemiştir.

budapeşte: 1873’te buda ve pest şehirlerinin birleşmesiyle ismini almıştır. 1. yüzyılda tuna nehrinin batısında romalıların kurduğu aquincum şehri, 5. yüzyılda hunlar tarafından alınmıştır. şehrin buda ismini attila’nın kardeşi kral bleda’dan aldığı düşünülmektedir. diğer iddia ise buda adının şehrin ilk ismindeki aqua kelimesinin slavca karşılığı voda’dan geldiği yönündedir. tuna nehrinin doğusunda kalan pest şehrinin ismi, yunanlı astronom-coğrafyacı ptolemy’nin eserlerinde “pession” olarak geçmektedir. pest kelimesi aynı zamanda eski macarcada fırın anlamına gelmektedir.

atina: mitolojinin başkenti diyebileceğimiz şehre ismini bilgeliğin tanrıçası athena vermiştir. efsaneye göre bu güzel şehre ismini verebilmek için tanrılar ve tanrıçalar büyük bir yarış vermişlerdir. zeus, finale kalan deniz tanrısı poseidon ve tanrıça athena’dan şehre birer hediye vermelerini ve son kararı hediyelere göre halkın seçeceğini söylemiştir. poseidon akropolis’teki bir taşı yarıp içinden su kaynağı çıkartarak şehre denizde ve savaşta başarı müjdelemiştir. athena ise toprağa düştüğü anda zeytin ağacına dönüşen bir tohum ekerek barış ve bilgeliğin meyvelerini hediye etmiştir. halk athena’nın hediyesini kabul ederek şehre ismini vermiştir. efsanenin yansımaları ise günümüzde halen yaşanmaktadır, şehrin birçok yerinde zeytin ağaçları bulunurken özellikle yaz aylarında su sıkıntısı çekilmektedir.

kaynak 1, kaynak 2, kaynak 3, kaynak 4, kaynak 5, kaynak 6, kaynak 7, kaynak 8, kaynak 9

devamını okuyayım »
15.08.2016 14:58