şükela:  tümü | bugün
  • yaklaşık 30 kişilik sınıf mevcudunun hepsinin defterdeki kağıtlarından kesip biçerek yaptığı konfetilerin hoca sınıfa girdiği an havaya atılması. yeminlen tüm sınıf bembeyaz olmuştu, hoca dahil*. aradan sıyrılan birkaç hayvanın önceden çarptığı tuvalet kağıtları ise göz dolduruyordu. hele bu işi planlayan arkadaşın ekstradan bir kasa fişi getirmesi ve onu nasıl fırlattıysa o fişin camdan çıkıp güvenliğin camını kırması hala muammadır.

    işin hayvanlık kısmı ise hoca basıp gittikten sonra kopan gürültüye gelen hizmetli abinin gözlerindeki o inanamayan bakış. neyseki hayvanlık o noktada bitti ve tüm o pisliği yaptığımız gibi hizmetli abiye bırakmadan sınıfça biz temizledik. şimdi düşünüyorumda yalnız, o zamanki hayvanlıkla sınıfı o halde bıraksak valla bu gün şu saatte içimi çok acıtırdı.
  • normal bir insanin yapmayacagi hareketlerdir.

    hep bir agizdan "tavan dusuyooor!!!" diye bagirip, bina basimiza yikiliyormuscasina siper alip, ogretmeni korkutmak. her dersin ogretmenine bu sakayla korku salmak.
  • --- true story ---

    her seferinde hemen beden eğitimi dersi sonrasındaki dersinde "sınıf ter kokuyor, yanınızda deodorant getirin" şikayetinde bulunan gramer hocasının dersine kızlı erkekli cümbür cemaat - 27 kişi - hacı misi sürerek girmek.

    --- true story ---
  • din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde sınıfın topluca sınıftan kaçmaya karar vermesi, sınıftaki bütün erkeklerin kravatlarını toplayıp birbirine bağlaması, en üst kattan aşağı sarkıtarak zemine ulaştığını görmesi, akabinde deneme turu için ucuna kitap bağlayarak tekrar aşağı sarkıtması, kitabın yukarıya çekilirken alt katta takılması, birkaç geri çekme denemesinden sonra kitabın başka bir kitapla değiştirilmiş şekilde yukarı gelmesi. alt kattaki sınıfla bu sessiz kapışmanın 3-5 kitabı kravatla sarkıtarak değiştirmek suretiyle devam etmesi. en son değişim turunda kravatı 3 kişi çekmemize rağmen yukarı gelmemesi, olayı farkeden çok kafa din hocasının "gençler problem nedir?" diye bakması, bizim "hocam kravat gelmiyo, bi el atsanız?" dememiz, hocanın "peki" diyerek gelmesi (?!), kravatı çekmeye başlaması, bir süre sonra bizim kravatı bırakmamız, ve hocanın kravatı çekerken kafasını camdan dışarı uzatması, alt katta matematik dersi işleyen hoca kravatın diğer ucunu elinde tek başına tutarken gözgöze gelmeleri, camdan birbirlerine "iyi dersler hocam" diyerek selamlaşmaları, sınıfın kopmasına müteakip dersin olağan işleyişine dönülmesi.
  • üç kişi işemeye giderken ikisinin anlaşıp üçüncüyü araya almaları, ortadaki kurban hiç bir şeyden habersiz işerken iki tarafındaki hayvanların pisuvara değil ortadaki kurban yönünde duvara işemeleri. aşağıdan süzülen sidiğin yavaş yavaş bir göl oluşturarak kurbanın ayakkabılarını batırması.
  • sürekli mini etek giyen seksi bi matematik öğretmenimiz vardı. onun dersinin öncesinde masanın zaten sallanan ön tahtasını kaldırmıştık. hoca da tabi önü kapalı diye masanın altında açmış bacaklarını oturmuş, çok rahat frikikler vermişti. gül gül gül ölmüştük.
  • 16 kişilik sınıfın 15 inin erkek olması sonucunda uçan sineğin bile değeri olan bir sınıfta. okulun en çirkin bayan öğretmeninin dersinde ereksiyon olan sıra arkadaşımın bülüğünü sıraya vurması. ve öğretmenin kapı calınyor sanıp -gel demesi.
  • anlatacağım olaya şu an ben bile akıl erdiremiyorum. gözlerimle şahit olmasam mümkün değil inanmam. yatılı lisede okuyoruz memleketimin bir köşesinde. yatılı okuyanlar bilirler, o habitat içinde, 7/24 aynı ortamda olmaktan ve sürekli aynı tipleri görmekten bir süre sonra utanma duygusu kayboluyor, hayvanlığın sınırları kalkıyor.

    bir gün sınıflarda ikindi vakti, okul sonrası etüdündeyken bir haber geldi. biri tuvalete dev sıçmıştı. koşarak görmeye gittik. (bok görmeye gitmek inanın bu hikayenin en normal kısmı.) bir baktım kapıdan. bak yemin ediyorum hayatımda böyle bir şey görmedim. nah şu bileğimden daha kalın değilse ben de adam değilim. boy desen hani bilekten dirseğe kadar var lan. onu sıçan götü düşünmek bile istemiyorum. ruhunu teslim etmiştir herhalde. bir de herifçioğlu eserini, deliği tutturmak bir yana, nasıl başardıysa enlemesine sermiş taşa, böyle deliğin üzerine köprü atmış resmen. o zamanlar tabi teknoloji falan yok fotoğrafını çekelim. (bende a1018 vardı eheh) yoksa vallahi tarihte kendine yer bulurdu. san'attan tıbba birçok dalda ilgi görürdü.

    neyse biz bunun geyiğini yapa yapa döndük sınıflara. o gün, bir kız arkadaşın -kendisi sınıfın en hanımefendi, en leydi ve en burnu havada kişisidir- doğum günüydü. bakın buralar hafiften silik hafızamda, neyse sıkı durun, o akşam bir arkadaş, aramızdaki en hayvanı şüphesiz, elinde o bokla çıkageldi. evet abi evet, bir tane a4 kağıda sarıp getirmiş boku sınıfa. gözlerim açıldı bir adama bir kağıdın içine sarılı boka bakıyorum. bok artık taşlaşmış kıvamını kaybetmiş. eleman boku iki elinde incitmekten korkarcasına tutuyordu ve bana "abi simay'ın doğum gününü kutlayalım." diyordu. benim ağzım bir karış açık ve adam bana "abi mum var mı mum?" diyordu. boku kağıdın üstünde usulca öğretmen masasına koydu. bir şahesere bakar gibi baktığımızı hatırlıyorum bokun heybetine. bundan sonrası cidden oldu mu yoksa fikir düzeyinde mi kaldı mutabakata varamadık yıllar sonra düşündüğümüzde bile. o bokun üstüne mum dikip kızın masasına kondu mu, ben şahsen hatırlamıyor ve hatırlamak istemiyorum. yapmadılar kabul ediyorum. öyle bir şey olsa kız herhalde şehri terk ederdi amınım dimi?

    alın işte bu da böyle bir lise hayvanlığıdır unutmak isteyip unutamadığım. zaten şu an bok fobim var lanetlendim galiba.

    :/
  • içimizde utanma arlanma duygusu olmayan bir arkadaşın tuvalette sıçışını herkese canlı şov şeklinde herkese izlettirmesi. izleyenlerin de sanat eserine bakıyor gibi "çok şekil sıçıyor", "şurdaki ovallikler vs" tarzında sürrealist yorumlar yapması.
  • arkadaş nereden duydum hangi porno dergisinde okudum bilmiyom, kişinin boynunu 20-30 saniye böyle sıkıca sıktın mıydı bayılırmış ama hemen ayılırmış. tokat falan atarsan kendine gelirmiş. e bende liseliyim ya, niye yapmıyom di mi..? salaklığa bak ya..

    ben bunu dedim bizimkilerin yanında, adam da siktir olm öyle şey mi olurmuş deyip gaza getirdi.. hadi yap diye tutturdu. adamı görsen sıkmadan tokat at, bayılır.. o derece zayıf, çelimsiz bişii. tuttuydum adamın boğazını, ne 20'si 15 saniye olmadı, yığıldı herif kollarımın arasında.. kesin bizi sikiyo bu deyip, kalk lan hadi dedim.. bıraktıydım adamı, adam yere düştü. benim götüm bi büzüştü bi büzüştü.. öldü gitti sandım.. bizim bi fırlama arkadaş var, mustafa.. daha önceden kinli midir nedir, adamı tokatlamaya başladı.. uyandı bizimki, siz kimsiniz, nerdeyim diye bakınıyo mal mal.. orospuydun önceden sen deyip gülüyo mustafa'da..

    benim nam almış başını gitmiş.. resim dersine gireceğiz, oktay diye arkadaş var.. hadi beni bayılt da göreyim dedi. adam yaşıtlarımız arasında en hayvanı, zabellah gibi bişii amına koyiim.. gaza getirdi bu da.. hoca gelmeden şunun havasını alayım dedim bende.. tuttum boynunu, sıkıyom.. herif götümü bayıltın diye gülümsüyo.. geçti bi 30 saniye ama adamda tık yok.. gözü kıpkırmızı oldu ama bayılmıyo amına koyiim.. sıktıkça sıkıyom, millet de bizi izliyo.. saniyeler geçiyo.. yok aga dedim elimde kalacak herif.. bıraktım, iyi misin dedim.. herif mal mal suratıma bakıp, gülümsüyo hala.. arkamı döndüydüm, çevredekiler ay uyy diye panikledi.. meğerse adam başka şeyden gülümsüyomuş.. adam titremeye başladı.. arkamı döner dönmez titreyerek labut gibi yere yığıldı herif.. kafayı da sıraya geçirdi.. titremesi de kesilmedi.. tokat atıyom, uyan lan bokunu yiyiim uyan diyom, ağlicaam nerdeyse.. adam hala gülümsüyo, hala titriyo.. götürdük tuvalete.. yıkadık, tokatladık falan.. ayıldı çok şükür..

    lan bu yaptığım hocalara kadar gitmiş.. veli toplantısında babama falan demişler.. adam eve geldi.. ''lan sen arkadaşlarının boynunu falan sıkıyomuşun, bayıltıyomuşun.. doğru mu bu..?'' dedi.. yaa işte, öyle şakacıktan falan.. dediydim.. ''hadi beni de bayıltsana'' dedi lan herif..