şükela:  tümü | bugün
  • klas olanına az rastlanan bloglar. her ne kadar bence biraz fazla sephora reklamı yapsa da, iyi bir tanesi için:
    http://10dakikagecikiyorum.blogspot.com/

    holywitch'in uktesiymiş.
  • türkiye sınırları içerisinde makyaj blogları; birçok kozmetik mağazasından, parfümeriden, kozmetik reyonlarından çok daha faydalı, dürüst ve içten bir rol üstleniyorlar. daha kozmetikçide çalışan satış görevlilerinin birçok şeyden haberi yokken bu bloglar önemli bir işlev görüyor. birçok terimin anlamını bilmeyen ya da ne işe yaradığı hakkında aslında en ufak bir fikri olmayıp yine de saçma sapan ürünleri satmaya çalışan satış görevlilerinden ziyade -bu arada sözüm meclisten dışarı- makyaj blogları tamamen objektif ve dürüst yorumlarıyla elzem bir görev üstleniyor şu ara.

    yakın zamanda da en dikkat çekici oluşumları bu şeklinde.
  • http://sparklypages.blogspot.com/

    içeriği biraz daha mixed ama pekçok ürün hakkında bilgi bulursunuz diye ümit ediyorum
  • hayatinizda gorebiliceginiz en sacma blog tipidir, en azindan erkekler icin.
  • 'high end' ürünlere meraklı kesim mutlaka takip etmeli.

    http://www.thebeautylookbook.com/
  • türk makyaj bloglari en iyimser tabirle icler acisidir. "yüzümü göstermem, adimi söylemem, gözlerimi ve keyfim cok yerindeyse dudaklarimi görebilirsiniz" mantigi ile ilerler cogu.

    makyaj öncesi ve sonrasi hallerini koyacak, koyabilecek türk blogcu ise hayaldir.

    ablacigim tanittigin fondötenin yüzünde nasil durdugunu, kizarikliklari, kusurlari vs nasil ve ne derece kapattigini görmeden, sadece kolundaki swatchla, üstelik kötü bir i$ikta, kötü bir kamerayla cekilmi$ bir fotodan nasil anlicam da, o ürüne özenecegim ve de alacagim ben?

    kupkuru dudaklara sürülen ve aman yüzümün ba$ka hic bir bölgesi görünmesin maaaaazallaaaah bi taniyan cikar mantigi ile en bi makro ruj/dudak fotolari da bana pek özendirici gelmiyor örnegin. sen önce bi portre fotografini cek koy, daha sonra detay fotograflarina gecersin.

    özetle makyaj blogu sadece ürün tanitimi ile olmuyor. sayfalarca sadece pr fotograflarinindan olu$an postlar ve arada bir herhangi bir ürün hakkindaki (cogu zaman $i$irilmi$) ki$isel fikirlerini ögrenmek icin neden okuyayim senin blogunu?

    bence makyaj bloglarini cekici yapan her gün farkli ürünlerle yapilan makyajlari göstermek, zaman zaman bazi teknikleri uygulamali anlatmak, tabii ki ürün tanitimi ama tek bir markanin degil (bunun icin de sponsorlara ihtiyac var, hic kimse o kadar zengin degil), makyajli ve makyajsiz hali ile cekilmi$ kaliteli, aydinlik, net, ve en önemlisi photoshopsuz fotograflar (gereksiz ego triplerini bir kenara birakip evet makyajsiz halim budur diyebilmek) ve cogu ürün firmalar tarafindan tanitim amacli gönderilmesine ragmen, begenilmedigi taktirde "üzgünüm ama bu ürünü $u nedenlerden dolayi begenmedim ve para verip almak zorunda kalsaydim cok üzülürdüm" diyebilme samimiyeti ve her türlü marka yalakaligindan uzak objektif degerlendirmeler.

    ve bunun icin de cok zaman/emek gerekiyor. sürekli yeni cikan ürünlerin pe$inde ko$mak, onlari alip denemek, kozmetik firmalari ile irtibata gecip onlardan sponsorluk istemek ve sadece o firmalardan gelecek bedava ürünleri degil, kendi paranla aldigin ürünleri de tanitmak, blogu sürekli güncek tutmak, cikacak olan limited editionlari erkenden duyurmak vs.vs.

    sürekli takip ettigim bloglardan örnek vermek gerekirse:

    almanca makyaj bloglari arasinda en ba$arili buldugum:http://www.innenaussen.com/

    ingilizce makyaj bloglari arasinda en ba$arili olani: http://www.temptalia.com/

    ayrica temptalia blog yazari christine'e firmalar tarafindan gönderilen ürün tanitim/kampanya fotograflarinin 1-2 gün sonra bazi türk bloglarinda da kullanildigi gözümden kacmiyor.(kesin tesadüftür^^) christine o ürünleri daha sonra tek tek swachlarla ve yüzünde uygulayarak tanitirken, siz sadece blogu doldurmak ve tagleyebilmek icin bol photoshoplu pr fotograflarini koyup, devamini getiremezseniz, o ürünün tende/dudakta vs. nasil durdugunu gösteremezseniz pek ciddiye alinmazsiniz. benden söylemesi.
  • hayatı boyunca pintilik edip makyaj malzemesine çok para harcamamış biri olarak bu blogları keyifle takip ediyorum. boş anıma denk gelir kazara satın alırım korkusuyla yanına bile yaklaşmadığım ürünleri uzaktan incelemek hoşuma gidiyor.

    dikkat ettim de her postunda sıra sıra chanel ojeler, taramalı tüfek mermisi gibi dizilmiş mac rujlar, duvar boyası kataloğu gibi gigantik far paletleri tanıtan bloggerlar var. hatta küçük ölçekliler de dahil olmak üzere çoğu böyle.

    birincisi gustav klimt'in der kuss adlı eseri makyaj malzemeleriyle yeniden resmedilse bu kadar ürün tüketilemez, mutlaka bozuluyordur onlar. ikincisi ise, bu kadınlar kozmetiğe bu kadar para harcadıktan sonra fondöten içip ruj yiyerek mi hayatlarını idame ettiriyor?

    özetle, kendi aramızda eğleniyoruz falan ama bu bloggerların hepsi bir araya gelse sephora'nın uzak doğu asya'daki bir ortak girişiminde hisse sahibi olabilirler.
  • bu işi yapanları ikiye ayırıyorum :

    *ciddi olanlar
    *ciddi olmayanlar

    +ciddi olanlar :
    bir kere son derece aydınlatıcı şekilde yazarlar. öyle canım cicim kullanmazlar. ve bu tip bloggerlardan çok şey öğrenebilirsiniz.

    *ciddi olmayanlar :
    "ayy inanmıyorum, çok güzel bir renk! yaa yerim ben seni! insan kullanmaya kıyamıyor valla güsellerim ^^" gibi abuk subuk yorumlarıyla insanda okuma hevesi bırakmazlar. beğeniyi bu şekilde okuyuculara anlatmak güzel bir yol değil açıkçası.
  • vaktiyle karbeyaz'ın makyaj dolabı diye mide kaldıran bir blog'a rastlamıştım. kaçırmayın derim.