şükela:  tümü | bugün
  • ortalığı dağıtan çocuğun düşmanı olan annenin hiç haz etmediği çocukluk meşgalesiydi. bir zamanlar. evde ne kadar koltuk varsa, hepsinin minder kısımları toplanır önce. isteğe göre; dört tarafı minder, çatısı minder ya da çatısı örtü olan ev yapma seçenekleri mevcuttu.

    en zevkli kısmı, ev aydınlık olduğunda karanık bir ortam yaratıp evin içine girmekti. çocuk aklımla yeni bir evren yaratıyormuşum gibi gelirdi. şimdi düşünüyorum da bildiğin ayrı evrenini yaratıyormuşsun be. tabii tek başına oynamıyorsanız yaptığınız evi bozmak için hunharca evin üstüne atlayan piç bir oyun arkadaşınız mutlaka oluyordu. acayip bir zevk veriyor o minderlerden yapılmış evin üstüne atlamak. sonradan ben de oyun arkadaşlarımın evlerinin üstüne atladım da ondan biliyorum. çocuk caniliği ile içinde birinin olmasına özellikle özen gösteriyordu herkes. kimse minder göçüğünden ölü ya da yaralı olarak çıkmadı merak etmeyin.

    minder evlerimizin tek kişiliği mevcuttu başta. daha sonraları bu işte ustalaşmak gerekti. malum her çocuk o evin içine girmek istiyor. iki-üç kişilik evler inşa ettik sonradan. onlar daha çabuk yıkılıyordu.
    sonra da büyüdük işte.
    görüyorum ki yeni nesle artık plastik evler satın alınıyor. onların içine giriyor yazık sebiler. bakın, sevgili ebeveynler yapmayın etmeyin. çocuğunuza o iğrenç plastik evlerden satın almayın. yığın minderi çocuğun önüne sonra bekleyin. göreceksiniz muza ulaşmak için sandığı üst üste yığan maymun gibi nasıl da harekete geçiyorlar. biz ne kaçak göçek iş yaparak kurduk o evleri haberiniz var mı. zaten şu kaçak yapılaşmanın temeli de hep bu düzen manyağı annelerin sebebinedir. sen evin içine kaçak ev yapıyor diye çocuğuna ziley marka olsun, sabo marka olsun terliğini boca edersen çocuk n'apsın? annenin etrafta olmadığı ilk fırsatta kuracak kaçak evini. çocuklara minder özgürlüğü istiyorum. ebeveynler göreceksiniz hayat çok daha güzel olacak. ama şimdiki zaman veledlerine de güvenilmez. erkek atarlar evin içine, kız atarlar sonra.. ama endişelenmeyin, her şeyi öğrenmesi gerek çocukların. başka evlere atsalar daha mı iyi. olacağı varsa gözünüzün önünde olsun. hem fazla harekette evin yıkılması söz konusu olduğundan fazla tehlike arz etmez minder evler.
    minder evler her türlü konforunuzu düşünür.
    pozitif-minder ltd.şti
  • ufakken yapmaktan mutluluk duyduğum atraksiyonlardan biri. hele ki 4-5 yaşında yanınızda sizinle yaşıt bir de komşu kızı ya da valide hanımın arkadaşının kızı da varsa o evde ''aman sabahlar olmasın'' diye sevinilirdi, tabi ''abi sen ne yapıyorsun'' diyen ufak kardeşi de çocuk yapar evlilik kurumunu resmileştirirdik aklımızca, tey tey..

    tabi o ev arada sırada hastane ya da kliniğe de dönmedi değil*.
  • küçükken yapmaktan çok hoşlandığım olay. bunun bir de mutfaktan aşırılan oklavayı yere dik olarak yastık marifetiyle sabitleyerek (tam olarak nasıl yapıldığını inanın hatırlayamıyorum, taş vb ile daha kolay olur) ve üzerine yere serilen örtülerden koyarak yapılan çadır versiyonu vardır ki minderlerden ev yapmak kadar eğlencelidir en az. şimdi yok tabi böyle şeyler.
  • benim de 11 yaşıma kadar yaptığım iş.

    yalnız yukardakileri görünce direk verdiğim tepki: ulan demek ki türk insanı hep aynı şeyleri yaparak büyüyor. ben kimseden görmediğim için tek ben yapıyorum zannederdim bu işi ama baksanıza bayağı meraklsı varmış.
  • 17 ağustos'tan sonra; 6 yaşındaki kardeşim, minderlerden ev yapmak yerine yıkıntılar yapıyor, aralarından ayıcıklarını kurtarmaya çalışıyordu...

    (bkz: çocuk gözüyle deprem)
  • sol framede görünce ağlayayazdığım çocukluk anısı. köşe takımlarının köşesine denk gelen koltuğunun minderini ne yapacağımızı bilemezdik, tabi eğer üçgen veya çeyrek daire gibi absürd şekillere sahiptiyse. mimaride muazzam konseptler dener yine de tam işlevli kullanamazdık. hey gidinin..

    sonra minderi yumuşak ve daha kalın (yastık gibi bi nevi) minderli bi koltuk aldı bizimkiler. alt alta yan yana her şekli denedim ama bir türlü sabit durmadılar. halbuki eskisinde kesit alanının yarısından azını kiriş olarak kullanabilecek kadar ilerletmiştik mukavemet bilgimizi.

    sonra neyseki büyüdüm. ama ilerde kısmet olursa çocuğumun odasına bol minderli köşe takımı alıcam.
  • bendenizde sadece kendimin bu aktivitede bulunduğumu sanırdım. hatta uzun yıllar geçti, hiç aklıma gelmemişti. okuyunca başkalarının da benim gibi çocukluğunda minderlerden ev yapmış olduklarını öğrenince, çok garip bir çocuk olmadığımı öğrendiğim için sevindiğimi farkettim.
  • el becerisi ve düşünce gücü gerektiren çocukluk eğlencesi. koltuk minderlerinden yapılan evlerin inşası yine kolaydı, asıl mesele incecik sandalye minderlerinden kurmaktı o evleri. müteahhitlik yetileri ve mühendislik hamuru orada ortaya çıkardı. tabii ince minderlerin dik durması daha zor olduğu için onlardan ancak ufak odalı ev yapılabilir, dolayısıyla içine hiç giremeyecek kadar büyüyen çocuklar zamanla koltuk minderlerine mahkum olurdu.