şükela:  tümü | bugün
  • manası açık olmayan, tefsire, izaha muhtaç olan anlamındadır.
    tefsir ilmine göre kuran'da bu tarz ayetler olmakla birlikte açık manalarını vermek akla ve dine uygun olmaz. bu ayetleri tevil etmek gerekir.
  • al i imran suresinin 7. ayetinde allah, kendi kitabındaki bazı ayetlerin yoruma ihtiyaç duymayan (muhkem) bazılarının ise yorumlanması gereken (mutesabih) ifadeler olduğunu ve gerçek yorumlarını da sadece kendisinin bilebileceğini söyler.
  • (bkz: alegori)
  • hüküm ifade edilen ayetleri (muhkem) açıklayıcı ayetlerdir. "sadece allah'ın bileceği anlamlara sahip olan ayet" şeklinde kullanılması kuran'ın apaçık, anlaşılır (mübin) yapısına uymaması gerekir.
  • kimi keferenin kriptik dediği.

    .
  • konu ile ilgili klasik ulemanın söylediklerini gözardı etmeden abdülaziz bayındır hoca'nın söylediklerinin de dikkatle dinlenmesi gerekir. anlamı açıkça bilinmeyen bir ayet "biz kur'an'ı sizin için kolaylaştırdık" ayeti ile ve buna benzer birçok ayetle çelişiyor gibi duruyor. bu ayetin anlamını anlayamazsın, ancak bizim yorumlarımızla anlarsın demek kur'an mesajı ile pek uyuşmuyor. ama diğer taraftan da bu ayetlerde kelimelerin ilk/sözlük anlamı ile açıklama yapmak da pek uygun düşmüyor.
  • --- spoiler ---

    "ilk müfessirlerin çoğuna göre, bu, ğayb kategorisine, yani, insan kavrayışının ve tahayyülünün ötesindeki gerçeklik alanına giren ve bu yüzden müteşâbih (allegorical) terimler dışındaki bir yolla insana anlatılamayan metafizik konulara mesela, allah'ın sıfatları, zaman ve sonsuzluğun kesin anlamı, ölünün yeniden dirilmesi, hesap günü, cennet ve cehennem, melek olarak tanımlanan varlıkların veya güçlerin mahiyeti vb. değinen müteşâbih pasajların yorumuna işaret etmektedir. ancak klasik müfessirlerin bu görüşünün, metafizik konularla ilgili olmadıkları halde maksadı ve ifade tarzı tamamiyle müteşabih olan birçok kur’an pasajını dikkate almadığı görülür. bana göre, bu şekildeki müteşabihatın mahiyetine ve fonksiyonuna gerekli dikkat gösterilmeden yukarıdaki pasajın doğru şekilde anlaşılması mümkün olmaz. gerçek bir müteşabih, doğrudan ve açık terimlerle aynı kolaylıkla anlatılabilecek olan bir şeyin bambaşka renkli ifadelerle tasvirinden farklı olarak, karmaşıklığından dolayı doğrudan ve açık terimler yahut önermelerle yeterli biçimde ifade edilemeyen ve bu karmaşıklık sebebiyle, detaylı bir “ifadeler” demeti olarak değil de genel bir zihinsel imaj olarak ancak sezgi yoluyla kavranabilen şeyleri mecazî bir şekilde ifade etmeyi kapsar: ve sanıyorum, “allah'tan başka kimse onun kesin anlamını bilemez” ibaresinin anlamı budur."

    --- spoiler ---

    (kuran mesajı- muhammed esed)
  • kuran hem açıktır diyor allah, hemde bazılarının anlamını ben ve biraz daha bilgili (yani doğru yorumlama diyelim kimse kimseden üstün değil) kişiler bilir diyor, çelişki oluşuyor insanın kafasında, kuran apaçık ama diğer ayette tam açık hali olmayabilir derken şundanda bahsediyor; "bunun doğru anlamından farklı anlamlar çıkartanlar olabilir diyor", o yüzden o manaya gelecek şekilde yorumlamayın demek istiyor, aslında kendi çizgisinde(kuranın çizgisi) yorumladığında ayet, doğru yani açık anlam çıkar böylece saptırılan bir âyet olmaz inanan kişi için inşallah anlatabilmişimdir.

    (ek)kısaca kuranın apaçık veya anlaşılır yapısına ters düşmez, kurana göre yorumlandığında müteşabih ayetler, yok kurandan kopup yorumlarsanız ve ters anlamlar çıkaranlar olursa diyede "bazı âyetlerimiz böyle farklı manalar içeriyor gidip o şekilde yorumlamayın" demek istiyor. yoksa hali hazırda senin anlayacağın yolda açık anlamlar içeriyorlar.

    edit: imla

    edit 2 :ekleme
  • kur'anın en çok tahrifata uğratılmış ve manasından saptırılmış kavramlarından biridir. kur'anda müteşabih kavramı sadece ali imran suresi 7. ayette değil toplam 5 yerde geçer. hepsinde benzer, benzeşik, benzeşen manalarına gelir.

    örneğin enam suresi 141'deki; 'çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri,...........birbirine benzer ve benzemez biçimde oluşturan o´dur.' ayetinde, benzer ve benzemez denilirken -müteşabihev ve gayra müteşabih- kullanılmıştır.

    yine aynı surenin 99. ayetinde '...üzümlerden bağlar, zeytin, nar çıkardık. birbirine benzeyeni var benzemeyeni var' denilirken yine kullanılan -müteşabihev ve gayra müteşabih- kelimeleridir.

    zümer suresi 23. de 'allah, sözün en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden bir kitap halinde indirmiştir.' denilirken -müteşabihem mesani- kullanılmıştır.

    bakara suresi 25'de '......bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti.' denilirken kullanılan kelime yine -müteşabiha- kelimesidir.

    ancak görüldüğü gibi bu kelime bu 4 ayette benzer, benzeyen, benzeşik anlamlarında kullanılırken iş ali imran suresi 7. ayete gelince izah edilmesi güç şekilde, manasını yalnız allah'ın bilebileceği, anlaşılmaz, sır, sembolik manasına dönüşüvermiştir. bunun nasıl bu hale geldiği neden ve kim tarafından mana kaymasına uğratıldığı gerçekten ilginç bir araştırma konusu. oysa kitap kendi kendini açıklayan açık (mübin) bir kitaptır. anlaşılmaz, kimsenin bilemeyeceği sır ayetleri olmamalıdır. yani bu manada müteşabih ayetler, hükmü kesinleşmiş, sağlamlaşmış muhkem ayetlerin mana yönünden benzeşiği, benzeri, detaylandırıcısı, ayrıntı verilmiş halleridir. yani muhkemin karşıtı değil bizzat benzeri, mana yönünden iç içe giren halidir. şöyle ki;

    ayetlerde anlatıldığı gibi kitap, arapça kümeler (kur'anlar) halinde ve belirli bir süreç içerisinde indirilmiştir. ayetler allah tarafından ilahi planda önce muhkem kılınmış sonra detaylandırılmış, ayrıntılandırılmıştır (tafsil). bu manada kitabın ayetleri, birbiriyle iç içe manalar içerecek şekilde bağlantılı hale gelmiştir. bu sayede, bir konuda sağlıklı bir fikre varabilmek için farklı farklı surelere serpiştirilen ayetlerin tümünü bilmek, birbirleri arasındaki bağlantıları kurmak gerekli hale gelir. yani her kesin, net, hüküm veren muhkem ayetin bir başka surede veya yerde manayı açan, ayrıntı, detay içeren bir benzeşiği veya benzeşikleri vardır. işte onlar o ayetin müteşabihi olur. bir muhkem ayetin müteşabihi (benzeri), çok başka bir ayetin muhkemi de olabilir. böylece kitap dışarıdan bir müdaheleye gerek kalmadan kendi kendini, kendi yöntemiyle açıklar hale gelir. bir yerde anlamı muallak olan mana, geçtiği başka bir ayetin ayrıntılamasıyla muhkem hale gelir sağlamlaşır. işte bu metodun, yöntemin sahibi allah olup, tüm ayetlerin birbiriyle olan bütün ilişkilerini yalnızca o bilir. yani bu binlerce kablonun arasından kendi eşini bulmak gibidir. aslında tüm bu sistem sadece vahiy kitabında değil, kainat kitabında da böyledir. tüm doğa bilimlerinin birbiriyle ilişkisi vardır. her hangi bir bilimsel konuyu tam olarak açıklamak için, sadece fiziği değil kimyayı, biyolojiyi de bilmeniz, bağlantıları kurarak diğer dallardan yararlanmanız gerekir.

    ali imran 7. ayette belirtildiği gibi ilimde derinleşenler bu sisteme iman eder, ayetleri açıklarken mana ve kelime yönünden benzeşik diğer bağlantıları kurmaya ve araştırmaya çalışırlar. kalbinde fesatlık olan, açık arayan, fitne peşinde koşanlar ise ayetleri bağlamından ve bağlantılarından çekip çıkararak manaları saptırır, tek bir yerden kendi düşüncesiyle benzeşen bir cümleyi çıkartarak kitaba kendi istediklerini söyletmeye çalışırlar.

    bu bilgiler ışığında üzerinde çokça spekülasyon yapılan, batıniler ve bazı tasavvufçular tarafından kur'anın tam anlaşılamayacağına örnek gösterilen, ali imran suresi 7. ayetin meali şu şekilde daha tutarlı olacaktır.

    'bu kitap'ı sana indiren o'dur: ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir; onlar kitap'ın ana ayetleridir. diğerleri müteşabih (muhkemlere benzeyen) olanlardır. kalplerinde bir eğrilik olanlar, istedikleri te'vili (bağlantıyı) kurup istedikleri fitneyi çıkarmak için kitap'tan kendi eğrilikleri ile benzeşenlere uyarlar. oysa onun te'vilini (bağlantılı olduğu ayeti) sadece allah bilir. bu ilimde duruş gösterenler şöyle derler; "biz bu ilme inandık, hepsi (muhkem, müteşabih, tevil) rabbimiz katındandır." zikre (doğru bilgiye) sadece sağlam duruşlu olanlar ulaşabilirler.

    elbette bunlar birer çıkarımdır, doğrusunu muhakkak allah bilir.

    konu ile daha derinen ilgilenmek isteyenler için, değerli ilahiyatçı dr. fatih orum ve
    erdem uygan'ın kur'anın öğrettiği kavramlar programının şu bölümünü şiddetle tavsiye ediyorum. 25. dakikadan itibaren izlenebilir. kur'anda muhkem ve müteşabih kavramları

    yine kur'anı anlama metodu konusunda şu program da çok faydalı. kur'an'da tafsil kavramı
  • manası açık olmayan ayet. bir şeye değil birçok şeye işaret edebileceği gibi döneme göre de manası değişedebilir. kuran bir mucizedir. bu nedenle anlaşılsa, tahmin edilse bile bu allahtandır denilerek yorum yapılmamalıdır. tam anlamını allahtan başka kimse bilemez, boş yere ucu açık bırakılmamıştır. adı üstünde muhkem değil müteşabihtir.