şükela:  tümü | bugün
  • akp'nin iktidara geldiği günden beri en sağlam taktiği.
  • özel sektörün işçi çalıştırma taktiği.
  • feleğin sıklıkla yaptığı...

    175 cm boyunda 56 kg ağırlığında incecik bir adamdı babam. kendine de bakmazdı pek. günde 3 paket sigara eşliğinde içtiği bol şekerli çayla beslenirdi. bundan yaklaşık 6 yıl önce, yaptığı ters bir hareket sonucu sırtı ağrımaya başladığında çok fazla önemsemedik. sadece biz değil, tuhaf bir şekilde, doktor da önemsemedi. kas gevşetici iğneler verip gönderdi babamı. bir süre sonra, ağrısının, kim bilir ne zamandır vücudunu sarmakta olan ve artık son safhasına gelen akciğer kanserinin omurgasına yaptığı metastazdan kaynaklandığı ortaya çıktığında artık her şey için çok geçti. 10 ay sonra kaybettik babamı.

    babamın hastalandığı günden, son 1 yıla kadar, onun hastalık sürecini ve ölümünü düşünmeden geçirdiğim tek bir günüm bile olmadı. ancak son 1 yılda kendimi toplamaya başlayıp sindiğim köşeden kafamı dışarı uzatabilmiştim. ama maalesef hafızam yerli yerindeydi. işte bu yüzden, sigara ve çay tiryakiliğinde babamdan geri kalır yanı olmayan ve doktor fobisi nedeniyle son 10 yılda yalnızca 2 kez, o da göz doktoruna giden annemin beli incindiğinde aklıma vaktiyle babama konulan teşhisten başkası gelmedi. ne yapacağımı bilemedim.

    fizik tedavi uzmanına şüphelerimizi anlattığımızda ilk yaptığı gülmek oldu. "saçmalamayın," dedi, "annenizle babanız akraba mı?" fizik tedaviye başlandı. bir yandan da mr çektirildi. 3 günlük fizik tedavi sonrası ağrısı geçti annemin geçmesine ama mr sonucunu gören doktorun hali artık dalgacı olmaktan çok uzaktı: "mr sonuçları kötü. galiba korktuğunuz başınıza geliyor."*

    mr sonuçlarına göre, annemin omurgasında, özellikle bir sırt ve bir bel omurunda lezyonlar vardı. bunlar, bu omurlara ait kistler değildi. konturları düzgün değildi. bunları buraya atan bir şey vardı. ve ne olduğunun mr sonuçlarından anlaşılması mümkün değildi.

    doktorların söylediğine ve benim araştırdığıma göre iki ihtimal var şimdi: ya annem göğüs veya akciğer kanseridir ve omurgaya metastaz oluşmuştur ya da belki, kemik veremi gibi bir hastalık omurgasına yerleşmiş ve kemiklerinde lezyonlar oluşturmuştur.

    hangisinin olması için dua ettiğimi söylememe gerek yok sanırım.

    eğer ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek bu değilse, nedir, ben bilmiyorum.
  • beterin beteri var, bunu bulamayanlar da var argümanlarıyla kişi normalde razı olmayacağı bir şeye razı etmek.

    teşebbüste kalmış hali için (bkz: ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye calışmak)
  • şimdilerde ise sıtmayı gösterip ölüme razı etmeye çalışıyorlar.
  • türkiyede iktidar taktiğidir. aslında gelişmemiş ülkelerin iktidar takdiğidir bu. düzenli uygulanır.
  • deniz baykal'in kullanmayi pek sevdigi deyimdir. deyim deyip gecmemek aslinda cok etkili bir strateji oldugunun hakkini vermek gerekir.
  • kısa vadede bunu yapana, karşı tarafı sindirdiğini, aptal yerine koyduğunu, artık istediğimi yaparım karışamaz hissiyatını yaşatsa da, uzun vadede aptal yerine konulan, sözde sindirilen bünye öyle bir tekme atacaktır ki, ölümü gösterip sıtmaya razı eden şerefsiz neye uğradığını şaşıracaktır. oh olsundur.

    not: iş bu entry büyük nefret ve kin ile yazılmıştır.

    not2: ben niye gaza geldim bilemedim.

    not3:su çok güzel gelsene.
  • laik kesimde cumhurbaşkanlığı seçiminde erdoğan'a karşı gül'ün desteklenmesi gerektiği konuşuluyor. adamlar resmen ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler.

    aha işte! bakın cümle içinde kullandım. umarım anlamı sizin için daha bir pekişmiştir.