şükela:  tümü | bugün
  • sefere yemek şirketi ile birlikte çıkmayı planlıyor olabilir...
  • doğru olan uygulamadır, bok atmaya gerek yok. işin profesyoneli varken gidip de pasta cila ustasından tatlıcı, kepçe operatöründen aşçı yapmanın alemi yok.

    önemli olan, out-source yaptığın bir işi rant yerine, işi bilene yaptırman.

    ha o da bizimkilerde yok.
  • ülkemiz dahil birçok devlet, birliklerini savaş ve barış durumuna göre modellemiştir.
    ülkemizde bir çok birlik özelleştirme usulü yemek alımı yapsa da, harp zamanı için teşkil edilmiş, sahra sıhhiye, sahra banyoları ve sahra yemek hizmeti veren levazım birlikleri mevcuttur. bu birlikler aynı aynda binlerce kişiye yemek verecek, yıkanma imkanı sağlayacak imkan ve kabiliyettedir.
    edit:ordu kendi yemeğini yapsın diyen insanlar, silahlı kuvvetlerin mantığından zerre anlamıyor demektir.
    bu bir eğitim ya da tatbikat vs değil, bu sadece iaşe sağlama durumu.
    türkiyede yüzlerce hatta binlerce birlik var, hadi diyelim tsk bir birlik kurdu ve bu birlik profesyonelce bütün birliklerin yemek ve iaşesini sağladı, size de çok zor ve imkansız gelmiyor mu?
    her birlik kendisi yapsın diyenleri duyar gibiyim, peki o zaman bunun tsk ya faydası ne, sonuçta harp zamanı her birliğin kadro ve teşkilatı sayısı aynı değil.
    işte bu yüzden yetkililer şunu düşünmüş, olabildiğince özelleştirme yoluyla yapalım ancak harp zamanı ve zaruri zamanlarda bizim kendi birliklerimizi zorlanmadan en hızlı şekilde iaşe edebileceğimiz bir birlik kuralım demişler. işte sahra sıhhiye, banyo ve yemek hizmeti veren levazım birlikleri bu yüzden vardır.
  • bir arkadaşımız '' kepçe operatöründen aşçı yapmanın alemi yok.'' buyurmuşlar amk memleketinde sanki aşçılar askerlikten muaf.
    ekleme: 185 kısa dönem askerlik yaptım. o zamanlar sivil aşçı vardı yanınada lokantada çalışmış ufaktan bu işleri bilen askerleri yamak olarak verirlerdi. zehirlenme vakası da yaşanmadı..
  • çanakkale savaşı sırasında askerlerin yemek listesi;

    43. alay 1. piyade taburu 1. bölük, 1917 yılı yemek listesi;

    15 haziran sabah: üzüm hoşafı. öğlen: yok. akşam: yağlı buğday çorbası ve ekmek.

    26 haziran sabah: yok. öğlen: yok. akşam: üzüm hoşafı, ekmek.

    18 temmuz sabah: üzüm hoşafı. öğlen: yok. akşam: yarım ekmek.

    8 ağustos sabah: yarım ekmek. öğlen: yok. akşam: şekersiz üzüm hoşafı, ekmek yok

    zehirlenen asker sayısı sıfır - "0"

    yandaş taşeron rota zımbırtısı sonrası son durum ise 1 şehit zehirlenen asker sayısı binlerle ifade ediliyor.

    (bkz: 17 haziran 2017 manisa asker zehirlenmesi)

    (bkz: 16 haziran 2017 manisa asker zehirlenmesi)

    (bkz: 27 mayıs 2017 manisa asker zehirlenmeleri)

    (bkz: 24 mayıs 2017 manisa asker zehirlenmeleri)
  • (bkz: askerlerin 1 ayda 4. kez yemekten zehirlenmesi)... sonucuna şaşırabilir;

    sebebini depremde, yeraltı sularında arayabilir...

    olabilir yani... bilemiyorum...
  • ordu kendi yemeğini yapar mıymış diyenlere amerikan ordusunun keşfettiği yemekler & gereçleri gelsin : https://undertheradar.military.com/…e-u-s-military/

    en az askeri disiplin kadar önemli, savaşmaya hazır bir ordunun en can alıcı noktalarından biridir. askerin yediği yemek performanslarını direk olarak etkiler, kıtlık döneminde vatan-millet-sakarya ile su ve çorba içip savaşan halk edebiyatını yapmaya gerek yoktur, lakin başımızdakiler bin odalı saraylarda, her tabağı 4000tl'lik yemeklerle ziyafetler yaparken, askerlerin dakika başı zehirlenmesi son derece vahim bir skandal, ayrıca çok büyük bir ordu zaafıdır.

    ciddi bir savaş ortamında, böyle bir açığı olan orduya saldırmanıza gerek yok, yemeklerini zehirlersiniz, kontrol mekanizması olmayan orduyu da dağıtır ilerlersiniz.

    malesef tüm türk devletleri tarihlerindeki en vahim militer acizkarlığı yaşadığımız bir dönemdeyiz, darbe skandallarından tutun, ergenekonla içinin boşaltılmasına, tabir-i caiz ise "bütün orduları dağıtılmış" sıfatının harfi harfine işlenmesidir şu anki halimiz.
  • barış döneminde kendi askerine yemek veremiyorsa savaş durumunda nasıl yapacak, dediğim devlettir. oldu olacak askeri sağlık hizmetini kaldır onu özelden hizmet alımı yoluyla yap. askerleri direk özel hastaneye götürürsün, ekşideki goygoycular da bunu iyi bişey sanar. spor işini de askerleri fitness salonuna yazdırma yoluyla hallet..

    barışta böyleymiş ama savaşta farklı olurmuş. tamam ben inandım.

    (bkz: barışta ter dökmeyen savaşta kan döker)
  • bundan yaklaşık iki bin yıl önceki hun ordularını düşünebiliyor musunuz? o kadar atlı, hepsi silahlı zırhlı sefere çıkıyorlar ve aç kalmıyorlar. günlerce yol gidiyorlar ama zehirlenmiyorlar.

    ön asya'ya giren oğuz ordularını düşünün aynı şekilde. ya da bunun onlarca örneğini.

    yüzlerce yıl evvel, günümüze nazaran o ilkel şartlar altında binlerce atlı bütün techizatlarıyla beraber hem kendilerini hem atlarını doyurabiliyorlar ve savaşlara katılıyorlardı.

    2017'nin türkiye cumhuriyeti'nde ise türk silahlı kuvvetleri kendi askerinin zehirlenmesine mani olamıyor. onları doyuramıyor ve sefil yemeklerle zehirlenmek ile aç kalmak arasında tercih yapmaya zorluyor.

    diyeceksiniz ki ordunun ne suçu var? burada rota adlı yemek şirketinin suçu en yüksek seviyedeyken, koskoca türk silahlı kuvvetlerinin gıdasını özel bir firmadan temin eden devlet de, bakanlık da, genelkurmay da sorumludur kimse kusura bakmasın. ordu romantizmine gerek yok.
  • işin blokunun çıkartılmaması gerektiğini gösteren başlık. askerin görevi vatani savunmaktır. nöbet tutmak, silah taşımaktır, gerektiginde savaşmaktır. patates soymak, soğan doğramak değildir.

    dolayısıyla yapılması gereken en doğru hareket yemek-bulaşık işlerinin dışarıdan bir şirkete verilmesidir. ancak buradaki hata yandasa para kazandırcam diye denetim yapmamaktir.