şükela:  tümü | bugün
  • ilk entrysini girmekten mesud olduğum yazar.
  • latince bir nickle dikkatimi çekebilir kendisi. fahiş bir inanışa göre, ben latinceyle alakalı zihniyetleri kollar, bekçiliğini yaparım gönüllü olarak.
  • parvus, -a, -um lat. küçük, ucuz, değersiz, önemsiz

    (bahsi geçen sözlük yazarımızla zerre alakası yoktur, aman diyeyim)
  • evvelden ilk entryisini yazdığım için mesud olduğumu söylemişim. aradan çok fazla zaman geçmedi. şimdi düşünüyorum da nasıl olmuşsa yanılmamışım.
    parvus herşeyden önce meselelere vicdanlı bir insanın bakması gerektiği gibi bakıyor. arabesk bir şarkıdan, siyasete, sosyal bilimlerden etnik saplantılara, devletten gündelik hayata, sembollere, isimlere herşeye durduğu sağlam zeminden, vicdanıyla ve soğukkanlı bir edayla bakıyor.
    hepsine katılmasam da değerlendirmeleri, hükümleri kesinlikle bencilce değil. bütün yazdıklarında ve söylediklernde sağlam bir arkaplan var; amiyane tabirle söyleyelim hiç bir vakit sallamıyor.
    ...
    daha iyisi şu: bütün bunları yazarken araya teşbihler atıyor, ki biz buna üslup diyoruz, öyle ekonomik cümleler kuruyor ki yazsa da okusak dedirtiyor. eh zaten durum öyle. az a olsa o yazıyor biz okuyoruz.
  • kalplerimizin karşılıklı attığı yazar. yazılarını tek tek, pür dikkat okuduğum, yüzlerce sayfaya sığacak fikirleri ve tartışmaları özüne uygun, en anlaşılır biçimde anlatmayı başaran, klişeleşmiş kalıplara ve ortalama değer teorilerine yüz vermeyen, bildiklerini, fikirlerini tartışmaktan çekinmeyen insan. daha fazla yazması dileklerimi de iletiyorum burdan, zira bir haftada bir iki yazısını okumak yetmiyor...
  • siyasal-diplomatik-sosyolojik meseleleri çabuk terk edip unkapani piyasasinin krali olmaya soyunmustur.
    on milyonun var adli çalismasiyla hemen seçilen lekelimelek kardesimizin hem aranjörü, hem prodüktörü, hem menajeri olmustur. bu adama dikkat etmeli diyorum. bütün yazdiklarimin delili aha bu bana attigi mesaj:

    "... isler kesat. lekelimelek'e yeni eserini yayinlamasi için baski uyguluyorum. misket havasina enfes bir sekilde kasvetli bir yorum getirmis. oyun havasinin yapi sökümü mü desem, sentezin krali mi desem bilemedim. on milyonun var'dan epey farkli ve çok saglam bir sarki..."

    sanirim söhret avina çikti. ofisi simdilik havayi koklamak için cagaloglu yokusuna açmis. çok yakinda bir iki ünlü namzedi daha devsirip ek$i prestij müzik ailesini kuracaktir.
  • sözlüğün en değerli yazarlarından... misal; her yazara özel bir istatistik yapılsa, "başucu yazarları" diye; benim "başucu yazarları"mda en üst sıralarda olduğunu kesinlikle kanaat getiririm efendim. dahası, tartışmalarımızda hem keyifli hem de "bilinçli" bir yazar olduğu tarafımdan ispatlanmıştır -ki şu dünyada (sadece sözlükte değil) kendi yazdıklarını okumamak ve/veya kendisiyle tartışmamak "eksiklik"miş, bunu da anladım ben.

    velhasıl zevkle, imrenerek takipteyim kendisinin. saygı ve sevgilerimi de sunarım efendim.
  • neden şimdiye kadar hakkında bir iki kelam etmemişiz diye bizi hayıflatmaktadır kendimize..

    bildiğini pazara çıkarıp takke-külah çizgisinde pazarlamaya çalışan zayıf bünyeler cennetinde; mihenk gerektirmeyecek kadar dolgun ve değerli olduğunu tekrar etmek yerine kendisi için; "sadece gerektiğinde yol gösteren bir pusuladır" desem doğru söz ile kelamlarımı bitirmiş olurum..
  • sözlükten kendi isteğiyle, sessiz sedasız, kuru gürültü yapmadan ayrılmış yazardır kendisi, neden ayrıldığı konusunda sevgili istiyor diye ekşi sözlüğü bırakmak gibi spekülasyonlar yapmak istemesem de(hay allah yaptım mı yoksa!), hazır meydanı boş bulmuşken kendisi hakkında öteden beri yapmak istedğim atıp tutmaları gerçekleştirmek istiyorum, kimbilir belki okuyunca gaza gelir, cevap verme aşkıyla tekrardan buralara geri döner.

    şimdi bu insanı sözlükteki birçok kişiden ayıran en önemli özellik, nickinin hakkını fazlasıyla vermesidir, tıpkı nicki gibi kendisi de iyi bir spekülatördür, kimi zamanlar ortada sıkıcı bir diyalog/monolog varken birden bir tartışma başlatır, uzun uzun cümleler ve keskin alegorilerle tartışmayı körükler, muhattabı tam coşmuşken inceden inceye köşesine çekilir, "kamera şurda el sallayın" edasıyla tartışmaya noktayı koyar. bazen de ateş olmayan yerden duman çıkmaz mantığıyla bazen ince göndermeler yapar, bazen de kalın fontlu ifadeler kullanır, bu tuzaklara düşen muhataplarının şaşkınlığını, çırpınışlarını keyifle izler. entellektüel birikim yapma konusunda oldukça azimlidir, bunu yaparken de heyecanlı genç solcular gibi bir kitap okuyayım, hayatım ve hayatın kendisi değişsin modunda yapmaz, bir borsa spekülatörünün soğukkanlılığı ve hesaplılığı içinde en uygun yatırım alanlarını ve zamanlarını seçer, böyle edindiği birikimleri çoğu insanın yaptığı gibi çeyizi, gelecekteki mürüveti için saklamaz, postmodernizmden neo marksizme, alternatif sosyoloji okumalarından türkiye'deki siyasal tarih konularına kadar geniş bir alanda değerlendirir. popüler kültürün dışlanmış gibi gözüken alt ve varoşsal ya da peripherical biçimlerine oldukça meraklıdır, bir kolleksiyoncu gibi itinayla bunları tablolaştırır, özelleştirir. kendisinin ne ya da neci olduğu konsunda kararsızdır, bu yüzden de kendsi hakkında yapılan tanımları, youmları ustaca çürütür, soyutlamanın belirsizliğinde sürekli bir olumsuzlama halini demoklesin kılıcı gibi başınızda sallar(muhtemelen de bunları okuyunca da yapacaktır), sonra da bunu nihilizm ya da karamasarlık olarak yutturmasını bilir size. kendisinin şanssızlığı sadece yanlış zamanda doğmuş olması değil aynı zamanda yanlış yerde de doğmuş olmasıdır. bu yüzden de yapamacağı klişeleşmiş uyumsuz insan rolü yerine bu ikili durum karşısında uyum gösteriyormuş gibi yapan uyumsuz insan modeliyle, spekülatif bir isyancı, huzursuz insan modeli arasında keskin geliş gidişler yaşar. bütün bunlara istinaden son olarak aşağıdaki bakınızı özet olarak sunayım ve kaçayım kendimi çok sevdirmeden:

    (bkz: el öpmek benim isyanımdı)
  • (bkz: parvovirus)