itaatsiz

  • 3223
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

28 şubat

tam on yıl önceydi ve izmir'de sanırım serince bir cuma günüydü.

---/---
dersanede hafta içi programına devam ediyordum. hürriyet okuyordum*. necmettin erbakan -tansu çiller iktidarı keyfimizi kaçırıyordu. siyasal tepkilerin gayet yüzeysel olduğu izmir'de "laik duyarlılık" tavan yapmıştı. hürriyet iki üç aydır darbe şakşakçılığı yapıyor; adetâ psikolojik harp sanatının bütün alaturka ve ucuz numaralarını sergiliyordu.

ertuğrul özkök, sedat ergin, emin çölaşan üçlüsü iş başındaydı. 20 aralık 1996 tarihli hürriyet manşetinde adı açıklanmayan üst düzey askerî yetkilinin* beyanatı vardı: "bu defa işi silahsız kuvvetler halletsin". aynı nüshada bakan abdullah gül'ün, "iran'la işbirliği yapalım" sözleri, rafsancani'nin kızının "türkiye şah döneminin son günlerine benziyor" beyanatı haber yapılmıştı. içeride ise işte "imam hatipli genç yengesini öldürdü", "tarikat şeyhi oğlancı çıktı", "mini etekli kıza sakallı tehdit" haberleri...

durumdan vafize çıkaran doğan medya, işçi ve işverenler sendikaları, fuat miras, bayram meral, cumhuriyet gazetesi, rıdvan budak, yalım erez vs... dev bir "sivil ordu" süleyman demirel'in koro şefliğinde yaylım ateşine başladı.

ve 28 şubat 1997 cuma. dersaneden çıkıp koşa koşa eve gittim. televizyonu açtım. henüz mgk toplantısı bitmemişti. sonunda ise erbakan boncuk boncuk terleye terleye imzayı basmıştı. ah şu kör olasıca postmodern zamanlar... canlı yayında tatsız tuzsuz, silahsız kansız bir darbe izlemiştik.

hükümet yani millî irade (beğenmesek bile) birden iktidarsızlaştırılmış ve fiilen tüm varlığını askerî kanada devretmişti. yürütme artık süngüdeydi. ama burada bitmemeli ve hükümet külliyen gitmeliydi; siyaseten de.

12 haziran 1997. genelkurmay'ın ağzından hürriyet manşeti: gerekirse silah bile kullanırız. evet silah. 10 yıl önce bu ülkede genelkurmay başkanlığı "en büyük gazete"nin manşetinden halkına mesaj vermişti: silah kullanırız.

ve hükümet gitti. istemediğimiz sevmediğimiz bir hükümet silah tehditiyle istifa etti, dağıtıldı. yerine gelen azınlık hükümeti ve takip eden süreçte bu ükede bankalardan 40 milyar dolar para boşaltıldı. gazeteciler işlerinden atıldı, insanlar fişlendi. bütün aktörler bir bir silinirken bu darbeye tepki gösterenler maalesef tepkilerini tayyip erdoğan'ı başbakan yaparak gösterdi... ve şimdi hâlâ birileri darbe özlemiyle yanıp tutuşuyor. neden? tayyip erdoğan'dan daha beter birilerinin iktidarı için mi? asıl bu açıdan, bu insanlara bu darbe şakşakçlarına sormak lazım: tehlikenin farkında mısınız?

devamını okuyayım »
28.02.2007 17:06