şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir boris ve arkadi ştrugatski kardeşler romanı.
  • cumartesi günü de çalışan insanlardan biri olarak, ilham alıp
    beni pazartesi pazardan başlar adında bir roman yazmaya teşvik etmiş roman.
  • ithaki yayınları bilim kurgu dizisi çevirisini okudum.

    alelade yazılmış bir roman değil , çok kolay okunacak bir roman da değil konulara dahil olmada biraz zorlandım .
    okurken şunu bilmekte fayda var ; yazarın da dediği gibi bu bir başı sonu olan bir roman değildir.
    yani olaylara , sürücünün aracıyla patika yolda giderken karşına otostop çekerken çıkan iki kişiyle tanışmasıyla başlıyor kitap.
    ve akabinde konular peşi sıra gelişip , karakterleri ve olayları direk analiz edemeden devam ediyor.

    bundan dolayı sindire sindire okuyup ilerlemek en sağlıklı okumayı verir.

    konu bütün olarak mesleği büyücülük olan kişilerin ortamında geçiyor .

    hatta harry potter'ın yaratılışında rowling'in esinlendiği bir kaynak olarak da bahsedilmekte bu kitap.
  • genel olarak bilim kurgu kitaplarının çoğundaki gibi geleceği kurgulayıp planlı bir şekilde tasarlama arzusunu konu edinmiş. sosyal çevre, hayat standartları, işçi sınıfı, kapitalizm, inanç, bilim, kültürel kodlar, hepsi yazarın sivri dilinden nasibini almış. roman, çok sayıda mitolojik, efsanevi kahramana, hikayelere dair göndermeler içerdiği, bu içeriğin pek çoğu da sovyet rusya ve rus tarihinin derinliklerinden geldiği için, her ne kadar çevirisi dipnotlarla beslenmeye çalışılsa da bazı göndermeler, ironiler türkçe'ye çeviride cılız kalmış.
  • "biz, yaratıcılıkta terbiye kazanmış olan a-b strugatski, uzun yıllar gerçekleşmemiş düşümüzmüş gibi pazartesi'yle yatıp pazartesi'yle kalktık. yaşamak ve çalışmak istediğimiz bir dünyanın resmiymiş gibi."
    okurken yeri gelip öf pöf de yapsam, rus halk edebiyatına çok da hakim olmadığımdan bende biraz havada da kalsa kitabın en sonuna gelip de şu cümleleri okuduğumda yüzümde gülümseme oluşturmadı dersem yalan olur.
    o dünyada ben de yaşamak isterdim sayın arkadi ve boris strugatski'ler...
  • ithaki yayınları bilimkurgu klasikleri serisinin 12. kitabı.

    başlangıcı karmaşık olmasa da büyücülerin konuya dahil olmasından sonra kendimi kitaba pek veremedim. ilk 2 bölümde çok sıkıldım, ofladım pufladım, fırat gibi leblebi gibi bişiy buldum diyerekten yerlerde yuvarlandım, kitaba her baktığımda okumamak için sürekli kendimi oyalayacak bir şeyler buldum; ama sonunda “eeeh yarım mı bırakayım yani şimdi kitabı” diyerekten elime alıp 3. bölümde kendimi aşırı aşırısı kaptırarak “aa nasıl yani, hiii nasıl olur yaaa” diye diye heyecanla okuyup, az önce bitirdiğim bir kitap oldu.

    sayın strugatski dedelerim (abilerim demeyeceğim, çünkü dede yaşında ölüp gitmiş yazar kardeşler) sonunda böyle müthiş bir konuya yer vermişken neden bu kadar sıkıcı ilerlettiniz ki bu kitabı? vallahi kitabın sonuna duyduğum hayranlık için ağzımı açmıyorum sizlere. belki bir gün tekrar okurum kitabı, bilemiyorum altan.

    ithaki yayınları sizi kınıyorum ve size laflar hazırladım, ama uykum var çok. doğru düzgün bir redaktör bulun n’olur, yalvarırım. yazarların serideki başka bir kitabı için de benzer şeyleri söylemiştim (#80018085) lütfen her defasında dile getirmekten sıkıldım.

    --- spoiler ---

    belki biz de bir gün tersten akan paralel evrende kendimizle karşılaşırız.

    --- spoiler ---