şükela:  tümü | bugün
  • ...bana yazdığın her şeyin altına adını yazardın sen,
    tuhaf bulurdum bunu,
    yine de okşardım adının harflerini;
    yüzünü okşuyormuş gibi...
  • hep yapardım. yine olsa yine yaparım. başka türlü sevme bilmiyorum çünkü. her yerini ayrı sevmek, koklayarak öpmek, parmak ucunun temasından bile haz almak..
    ama burayı okuyup da birbirimizi gaza getirmeyelim. öyle de gidiyorlar böyle de. "değiştim, yeni bir hayat kurdum kendime ve içinde sana yer yok" deyip işin içinden çıkıveriyorlar. çok sevilmek istemiyor bazıları, onlar da bize denk geliyor.
  • aşıksanız, işkoçya kırlarında uzanmaya benzer bir huzur, bir sükunet verir. önce bi okşayayım, sonra kısmetse bigün iskoçyayada gideceğim kısmetse... neyse saptı.
  • sevgilinin yüzündeki çizgilerin, mimiklerin, yumuşadığını görmekle başlar. sakalların arasında ellerini gezdirirken dudakların kenarlarının kıvrıldığını görmek; mutluluk bu şekilde güzel.
  • mutluluğun avuçlarıza inmesidir. arada bir saçlarıda düzeltilir, başka ne olsun.
  • dünyanın en güzel hislerinden biridir. gidince de en çok ozlenen şeylerden biri.

    böyle seven kadınlar hep terkedilir ama. ben hep böyle gördüm. böyle sevmemek gerek.
  • okkalı bir tokat öncesi yaşanan sessizliktir. önce kendini serbest bırakması istenir. yapıyorlar yani, ben şahit olmadım.
  • en sevdigim araba ritüeli. o sürsün ben opeyim yanağını oksayayim. oh mis..