şükela:  tümü | bugün
  • devamlı yaptığımız bir şey.

    yazın sıcaktan şikayet ediyoruz kışın soğuktan.

    gözleri yüzde 20 görebilen bir arkadaşım vardı. kar yağdığı zaman, insanlar soğuktan, trafikten şikayet ederken o sevinirdi. bütün gün dışarıda olurdu. pırıl pırıl caddeleri birazcık olsun daha net görebildiği için..

    oysa biz yüzde 100 görebilen bir çift gözümüz olduğunu bile unutuyoruz çoğu zaman.
  • türkiye'de anca lafta yaptığım eylemdir. beni bilen bilir, ona buna laf ederim. eğer ben işimi layığıyla yapıp bu topluma optimum hizmet ediyorsam, herkes işini layığıyla yapıp direkt ya da dolaylı olarak bana optimum performanslarını sergilemek durumunda diye düşünürüm. haliyle işini yapabileceği halde düzgün yapamayan filan birilerini gördüğümde, üstelik kabaysa, çok sinirleniyorum. ben çalışırken nasıl seve seve herkese saygılı ve yardım seversem, o da kim olduğumdan yahut o günkü ruh halinden bağımsız olarak bana saygılı davranmak zorunda diye düşünürüm.

    gelin görün ki bazı çalışanlar, üstelik kallavi kurumların çalışanları, bu tanımlara uymayan hareketlerde bulunuyorlar. öyle bir sorunum var, gidip mızmızlandım, adamları bıktırdım ve saygılarını kaybettiler filan da değil üstelik, örneğin bir güvenlik görevlisi, örneğin bir bilet görevlisi. sorulan soruya zahmet edip surat ekşiterek cevap vermeler filan.

    ama şikayet edemiyorsun. neden? büyük bir kuruma bağlı, kovulsa yerine 3 saat içinde adam bulunur. dolayısıyla adamlar ikinci bir şikayette belki de kovarlar adamı. kuruma güvenmiyorum, gidip o görevliyi uyacaklarına inanmıyorum, o görevlileri o mutsuz hale sokan zaten bizzat kendileriyken ne sebeple heriflerin öyle davrandıklarını sorma zahmetine gireceklerini düşünebiliriz ki? ha belki sorun işinden değil özel sebeplerden kaynaklıdır, herkesin tesadüfen aynı gün cinleri tepesindedir, olabilir. eh, o zaman da iş performansıyla ve profesyonellikle alakalı bir sorunumuz var demektir ki kurum çalışanlarında iyileştirme yapmak yerine yine kolay yolu seçip eleman değişimine gidecektir.

    benim için medeniyet göstergesi, geri dönütlerin tüm taraflar için minimm zarar çerçevesinde değerlendirilmesidir. türkiye'de ya şikayetiniz sallanmaz, ya sev ya terket, yav he he, bizde böyle ablacım beğenmezsen almazsın gibi cümlelerle geçiştirilir; yahut kıyım yapılır. bu durumda olayın tüm taraflarına, kuruma, çalışana, müşteriye, yani hepimize yazık...
  • genellikle, "eleştirmek" ile arasındaki mesafeyi koruyamadığımız eylem.
  • icra iflas hukukundaki bir kavramdır. memurun usule aykırı işlemleri için söz konusu olur. süreli(7gün) ve süresiz şikayet olmak üzere ikiye ayrılır. süresiz şikayet memurun resen yapmak zorunda olduğu işlemleri yapmamasından veya yanlış yapmasından kaynaklanır (haczedilemez malın haczi gibi), yani yapılmama sonucu daha ağır olan işlemler söz konusudur. süreli şikayetlerde ise süresinde şikayet edilmezse ve mücbir sebep veya şikayet edecek tarafın kusuru olmaksızın habersiz kalması (usulsüz tebliğ vs.) halleri hariç olmak üzere şikayet hakkı düşer.
    önemli bir kavramdır vesselam... kardeşi de itirazdır.
  • simdi ona oyle demeyelim deee direkt muhatabina karsi hakkini savunamiyor diyelim, homurdaniyor diyelim, ne bileyim soyleniyor diyelim. degilse herhangi bir yanlis muameleyi sikayet etmek elzemdir. bukemedigin eli buktureceksin. ozellikle cinnet esigini epey asagi ceken cogu devlet dairesinde bana kopek muamelesi ceken memuru ben hayallerimdeki kopegin gotune sokma noktasina geliyorum cogu zaman. kendisiyle gelebilecegim son iletisim noktasina kadar gelip de sonuc alamiyorsam gider direkt sikayetimi yaparim. ha ama diyorsan ki onun bunun ekmegiyle oynamak falan. o zaman deathmatch'in onunu acsinlar arkadasim. direkt muhatabimizin hak ettigini verelim kendisine.
  • bir hak.
  • cümleler şikayet edilen kişiye söylenmiyorsa bir zaman sonra bünyeye keyif vermeye başladığını düşündüğüm eylem.

    işinden şikayet eden birini ele alalım:

    a : patron bugün bunu dedi...şunu yaptı...zam vermediler...çok yoğunum...işi bırakıcam...bıktım artık...

    burada "a" kişisi aynı cümle kalıplarını her gün sarfediyor, sızlanmayla şikayet etme arasındaki ince çizgide gidip geliyor ama asla ve asla çözüm üretmiyor. her ne "işi bırakıcam" cümlesini sarfediyorsa da bu eyleme geçtiği anlamına gelmiyor. zaten emin olun ortada eylem falan yoktur.

    bu şikayet silsilesi tamamen kişinin "ben öyle kötü şartlarda çalışıyorum, öyle abuk durumlara katlanıyorum ki... ben öyle güçlü bir insanım ki bilemezsin" deme yoludur.

    işte bu noktadan sonra bir zevke dönüşen şikayet etme, onu dinleyen kişiyi intihara sürükleyebilir.

    uzak durunuz, durdurunuz.
  • şerhdir. zannımca insanın hayatında şikayet edebileceği şeylerin olması güzeldir.
  • biraz dikkat ederseniz bu eylemi gün içinde insanların ne kadar çok yaptığını fark ederek dehşete düşersiniz. şikayet etmek kötü bir şeydir. bugüne kadar herhangi bir faydası görülmemiştir. her kim hangi konuda, hangi dayanaklarla, hangi üslupla bu eylemi yapıyor olursa olsun bilin ki yanlış yapıyordur.
  • dünyanın en gereksiz eylemi. pardon eylemi değil, eylemsizliği. eyleme geçmek, şikayetten geçmek en güzeli. pasif bir halden aktif olana geçmek için, bunu terk etmek gereklidir.