şükela:  tümü | bugün
  • bireyin ve bireylerin, bilinçli veya bilinçsiz olarak, diğer kişi veya kişilerin herhangi bir konuda duygu, düşünce ve davranışlarını değiştirmesi. sosyal psikolojinin oldukça ilgisini çeken bir konudur.
  • herbert kelman'a göre 3 ana tip sosyal etki vardır:

    uyma: bireylerin , diğer insanlarla aynı fikirde gözüküp asıl fikirlerini kendilerine saklama durumudur.
    “insanlar iki ana sebepten dolayı uyum gösterir ; doğru davranmak ve beğenilmek.”

    benimseme: bireyin sevdiği veya saygı duyduğu kişilerin davranışlarından etkilenme ve benzer davranışlar sergileme durumudur. bu kişiler, ünlü bir yıldız veya yakın çevrelerinden bulunan ve saygı duydukları bireyler olabilmektedir.

    içselleştirme: bireylerin bir inanç veya davranışı özel ve toplumsal alanda içsel olarak inanarak kabul etmesi durumudur.

    (bkz: social influence)
  • iki türü vardır:
    (bkz: informative social influence) diğer adıyla (bkz: informational social influence)
    ve (bkz: normative social influence)
  • bireyin diger birey veya gruplarla yaptigi etkilesim sonucu ortaya cikan davranis farklilasmalaridir. birey, sosyal etki ile davranislarini degistirir. yalnizken yapmayacagi yapar ya da yaptigi davranislari yapmaktan vazgecer. ornegin, disarida efendi gozuken ogrencinin okulda yaramaz biri olmasi gibi.
  • " sosyal etki sonucu ortaya çıkan gruba uyma davranışı, kişilerin benzerliğini dolayısı ile davranış düzenliliğini yaratır. birey üzerindeki sosyal etkilerin yoğunluğu ve toplumca yaratılmış toplumsal yaşama kurallarına uymaya ilişkin uyma davranışının kökeninin aydınlatılması adına üç ayrı deneyin verileri kısaca açıklanacaktır.

    ilki; grup normunun oluşturulması olarak da adlandırılan m. sherif muzaffer şerif başoğlu deneyi otokinetik deneyi; yapay olarak yaratılmış belirsiz bir fiziksel ortamda fiziksel gerçekliğin yerini sosyal gerçekliğin alıp almayacağı konusu üzerine yapılan bu deneyin verilerinden, grup normunun, birey tarafından kabul edildiği sonucuna varılmıştır. sabit bir ışık kaynağının tamamen karartılmış bir ortamda belirli süreler izlendiğinde denek tarafından hareket ediyormuş gibi algılandığı, bu algılama sonucu saptanan yer değiştirmelerin, deneklerin grup halinde deneye katılmasında, grubun ortaklaşa bir yargıya yaklaştığı saptanmıştır. fiziksel gerçekliğin belirsiz olduğu kişi durumunu belirlemek, bir yere tutunmak ister ve bu amaçla bir sanal gerçeklik yaratır. bu gerçek kişi yalnız ise onun tarafından, eğer başkaları ilke beraberse etkileşim sonucu grup tarafından yaratılır ve bu standartlara birlikte uyulur.

    ikinci olarak asch deneyi ; laboratuvarda belirli sayıda bireylerden meydana gelmiş gruplara, sırayla bir çok kart çifti gösterilmekte, her çift kartın birinin üstünde eşit uzunlukta üç çizgi, diğerinde ise tek çizgi bulunmaktadır. tek çizgi diğer karttaki üç çizgiden birisi ile aynı uzunluktadır. deneklere tek çizginin uzunluğu bakımından diğer karttaki hangi çizgiyle aynı olduğu sorusu yöneltilmektedir. deneye katılanların sadece birisi gerçek denek, diğer ikisi araştırmacının asistanıdır. asistanların her defasında ne diyecekleri önceden saptanmıştır. ve gerçekten tek çizgi diğer karttaki üç çizgiden birisi ile aynı uzunluktadır. bir süre doğru seçeneği gösteren asistanlar deneğin güvenini kazandıktan sonra apaçık fiziksel gerçeğin varlığına rağmen yanlış seçenekleri gösterirler. sıra kendisine geldiğinde gerçek deneğin, yanlış olmasına rağmen asistanlarca gösterilen seçeneği benimsediği saptanmıştır. bu davranışta uyma %35 oranındadır.

    üçüncü deney milgram ‘ın itaat deneyi milgram deneyi ; tanımadığı bir bireye zarar verme emri alan bir bireyin, bu emre uyup uymayacağı ya da ne dereceye kadar uyacağı laboratuvar deneyi ortamında incelenmiştir. bu deneyde 40 denekten 26’sı suçsuz bir insana emre itaat sonucu zarar verebilmiştir. rastlantısal olarak belirlenmiş deneklerin kişisel niteliklerine bağlı olarak bu olayı açıklamak mümkün değildir. deneyi bir sosyal etki olayı olarak yorumlamak daha doğru olacaktır. milgram’ın laboratuvar deneyin de grubun küçük yada büyük oluşunun uyma davranışına etkisi araştırılmıştır. özellikle laboratuvar ortamında kişinin çevresindekilerin fikirlerine güveni fazla ve fiziksel gerçekte pek belirgin değilse, küçük grupların bile denek üzerindeki etkileri çok yüksek olmaktadır. bu deney, deneklerden birisinin araştırmacı tarafından verilen emre uyarak ( diğer deneğin deneye katılma olayında yapacağı yanlışlıklara tepki olmak üzere), diğer deneğe elektrik şoku uygulandığını sanmasıyla ilgilidir. aynı eylemi sürdürmekte olan insanların varlığı, deneği uyma davranışına itmektedir. "

    kaynak; prof. dr. yasemin ışıktaç

    yukarıda bahsedildiği üzere bireyin davranış ve tutumlarında toplumsal yaşamın önemli bir etkisi vardır ve olacaktır. esasen düşünüldüğünde izlemiş olduğumuz reklamlar, videolar, bakmış olduğumuz haberler ve ya içinde bulunduğumuz sosyal konum, çevremizdeki insanların genel davranışı, birey olarak bizi etkiliyor. yani birey toplumsal yapı değişikliklerine göre değişiyor ve gelişiyor. üstelik bu husus öyle etkileyici ki; ne hayat tecrübemiz, ne eğitim düzeyimiz ne de statümüz itaat eğilimi, uyma davranışı göstermemizi engelleyemiyor. bu tamamen yönlendirmeye beynin olumlu sonuç vermesi ile ilgili. yine bu konuda; the push deneyini de izlemenizi tavsiye ederim. görüleceği üzere; her beş kişiden 4'ü manipülasyon ile masum bir insanı bile öldürebilir.
  • sosyal kolaylaştırma, sosyal engelleme, kimliksizleşme, çoğunluğa uyma, otoriteye itaat, rol modeller, ideolojik gerekçe, kendini haklı çıkarma, kapıdaki ayak tekniği gibi kavramlarla açıklanan durumdur.

    sosyal etkinin en iyi örneklerinden biri jonestown olayıdır. jonestownda jim jones sosyal etki taktiklerini etkili bir şekilde kullanmıştır. pek çok olayın ses kaydının alınmasına izin vermiştir. araştırmacıların incelemeleri sonucunda jim jones'un kapıdaki ayak tekniğini çok iyi kullandığı görülmüştür. ilk başta hemen, tüm birikimlerinizi ve çocuklarınızı alıp ormana yanıma yerleşin demiş olamaz sonuçta. öncelikle üyelerin küçük isteklerini yerine getirmelerine izin verdi böylece bu insanların bağlılıklarını yavaş yavaş arttırdı.

    amaç olarak bilinensosyal ve ırksal eşitliği temele alan ideolojisini insanlar içselleştirdiler. önce paralarını, sonra mallarını en sonda da çocuklarının hukuksal haklarını bağışlamalarını istemişti. üyelerin alternatifi azaltmıştı. zamanla davranışlarını haklı çıkarmaya güdülendiler. bunun içinde örgütün ideolojisi olan 'amaç'a daha çok bağlandılar. jim jones gruptakilerin ona olan itaatini arttırmak için sosyal etki tekniklerini etkili bir şekilde kullanmıştı. en sonunda jones bağlılık sınırını yükseltip, devrimci intihar fikrini ortaya attı. üyelerine şarap dağıtıp herkesin birazdan öleceğini söyleyip onlara amaç için ölüp ölemeyeceklerini sormaya başlamış. sonuçta insanlar amaç için ölmeyi istedikleri için kendileriyle gurur duyar hâle gelmişlerdi.

    bu olay sosyal psikolojide sosyal etkinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. durumsal etkenleri en iyi şekilde kullanan jim jones takipçilerinin içselleşen düşüncelerini değiştirmeyi başarmıştı ki üyelerin çoğunluğu eğitimli profesyonellerdi.
  • elalem ne der etkisi de uyma davranışına yol açan sosyal etkilerden biridir.

    elalemin sayısı, elalemin konu hakkındaki söz birliği, elalemdeki saygın kişilerin söz ve davranışları, elalemle yüzyüze gelmek, elaleme olan bağlılık; elalemle birlikte içinde yaşanılan kültür; bireysel olarak da benlik bilinci, kontrol arzusu, cinsiyet ve yaş uyma davranışına etki eder.

    elalem diyeceğini dedi, birey buna nasıl yanıt verir?
    çoğunluk itaat, özdeşleşme, benimseme gibi uyma davranışları gösterirken azınlıkta kalan bir kesimde ters tepki gibi uyumsuzluk ve aksi davranışlar gözlenir.

    unutmayalım ki elalem bazen haklı, bazen haksızdır.