şükela:  tümü | bugün
  • konum:ankara
    yıl:2016

    2000 parçalık puzzle'ımı "içki fotoğrafı" olduğu için, günah diyerek çerçevelemeyen; tamam sen çerçeveleme bana ver çerçeveyi ben yapayım dediğimde, sana ona uygun çerçeve satmam diyerek çıtayı çok yükseklere koyan ankaralı esnaf dayı.

    puzzle da şuydu.

    edit: link düzeltme
  • bundan yaklaşık 7-8 sene evvel, iki yan binamıza üç çocuklu bir aile taşınmıştı. evin reisi badem bıyıklı, hanımı ise sıkmabaş. annem, yeni tanışan komşularımıza hoşgeldin demek için sıkmabaşı çaya davet etmiş. bir ara balkona çıkmışlar ve sıkmabaş panikle içeri koşmuş. bunun üzerine annem sormuş;

    - ne oldu yahu?
    - saçımı kapatmalıyım. açık dolaşamam
    - ama seni buradan kimse göremez ki
    - yok yok görürler. amerika uyduları ile herkesi izliyormuş

    annem, karşılaştığı bu yobazlıktan sonra şoka girmiş ve muhabbeti kısa tutarak, sıkmabaşı evine yollamak için programının olduğu ile alakalı yalan bir beyanda bulunmuş. akşam olayı bize anlattığında hep beraber çok gülmüştük. amerika'nın zaten işi gücü yok, senin balkona çıkmanı bekliyor. çıkasın ki, yosun tutmuş saç diplerini röntgenlesinler di mi bacım?
  • yer konya. gıda ürünleri üreten bir şirkette pazarlama müdürüyüm. konya bayimizi ziyaret için bayinin deposuna gittim. işten güçten fiyatlardan filan konuşuyoruz.adamın 15,16 elemanı var. öğlen zamanı geldi iki tencere yemek geldi. masaya koydular tabldot yemeğine benzemiyor sordum.

    - lokanta yemeği değil galiba .
    +yok benim hanım yapıyor gidip evden getiriyoruz.
    - zor olmuyor mu her gün, hergün yengeye eziyet filan .yemek şirketiyle anlaşsaydın ya.
    + olmaz içine domuz eti filan koyarlar.
    - konya'da domuz ne gezer.
    +bulurlar onlar.
    çakal, hem hemşerilerine güvenmiyor. hem de işi ucuza getiriyor. bu arada söyleyeyim yemek berbattı.
  • konum: norfolk, virginia, amerika
    yıl: geçen seneler
    saat: 23:00 suları

    bir gece kulübünün önünde, içeri girmek için sıra bekliyoruz, birden elinde pankart tutan 3 4 kişi bize saldırma eğilimine girdi. sırada bekleyen insanlara yaklaşıp 'isa sizi affetmeyecek' 'buradaki günaha ortak olmayın' 'evlerinize dönün' tarzı şeyler söylediler. biz ne olduğunu anlayamadan neyseki polis gelip araya girdi ve onları uzaklaştırdı.
  • bekar evinde kalıyorum. karşı dairemde ultra muhafazakar bir aile kalıyor.

    bir gün evden çıktım kapıyı çektim. anahtarla kitliycem. bir saniye geçmeden karşı dairenin kapı kapanma sesini duydum.

    karşıdaki evin karaçarşaflı annesi beni gördü. duraksadı. sonra yılların kungfucularının tekniğiyle şimşek gibi çantasından anahtarını buldu deliğe sokup kapıyı açtı ve içeri kaçtı.

    tüm bu olan-biten 5 saniye falan sürdü.

    kısa süreli bir sapıkmışım, tecavüzcüymüşüm hissiyle beraber teyzenin o panikle karışık şaşkınlığı akabinde çevikliğini hatırlar gülerim.
  • 10 yıl kadar önce; o zaman 80 yaşında annem. bastonuyla yürüyor her sabah. cübbeli genç bir kopil anneme yaklaşıyor.
    -namazınızı kıldınız mı?
    - (anneciğim gözleri görmüyor net, mahallenin hocası sanıyor) kıldım efendim.
    (mütedeyyindir anacım, her sabah kılar-dı)
    -neden başınızı örtmüyorsunuz?
    - (annemde şafak atıyor tabii) bana bak!!!@!@!@!
    baş örtmek ne zaman moda oldu? !?
    bastonuyla da kovalıyor adamı...
    sonradan öğreniyor o namazı soranın da genç bir delikanlı olduğunu, cübbe içinde adam sanıyor kendini gerzek...
  • bir hanfendi kardeşimizin bir başka hanfendi kardeşimize soduğu soruyla katıldığım anket.
    soru şöyle: ben terziyim sadece evde komşu hanımlara kıyafet dikiyorum ve sadece tesettür kıyafet dikiyorum. tesettüre uygun olmayanı dikmiyorum. bu arada 5-6 yaşındaki kız çocuklara kısa etek, kolsuz bluz dikmem isteniyor ve dikiyorum, bu yaptığım caiz olur mu?
    cevap da özetle şöyle: dikmemen daha hayırlıdır, dikme. (bunu bol bol ayet ve hadisle destekleyerek, yarı türkçe yarı arapça anlatıyor, ben özet gçtim)
    ortamda başka soru cevaplar da olmuş sonradan fakat ben onları işitmedim, bir başka arkadaştan duyduğum kadarıyla eşi alevi olan bir hanıma da eşini boşaması salık verilmiş. neyse ki dayanamayıp oradan ayrılmıştım da olaylar büyümedi. sonra da dinden imandan çıktık zaten ailecek, bir daha bu kadarına denk gelmedik.
  • bir gün şirkette mescide indim ve öğle namazı kılmaya başladım. beni bilen bilir aşırı modernimdir. ailem de öyle. herkes namazını kılar ama şu devrin adamlarından değilizdir. siyaset kısmına girmek gerekirse biz ailece chp'liyiz. oğlumun adı mustafa kemal. bu detaydan sonra namaz kısmına geçiyorum. tam selam verdim. ordan bir gerizekalı "sen namaz da mı kılıyorsun?" dedi. açtım ağzımı yumdum gözümü. böyle bir olayla da karşılaştım.
  • babam ve annem dedemi ziyarete gitmişti, evde kız kardeşimle yalnız kalmıştık. dedem kardeşler evde yalnız kalmaz diye annemi eve geri göndermişti.
    bundan alası olmaz sanıyorum ki.
  • sene 2 sene önceydi sanırım. yer aya irini. güvenlikçiyle kitabeye bakıp konuşurken şunu dedi:

    (bkz: bir gecede cahil kaldık)

    ciddiyim. sonra film koptu. bayaa sert atıştık. amk kör cahili.