şükela:  tümü | bugün
  • nerede biri bu kavramı yerli yersiz kullanıyor, bilin ki orada bir aklıevvel ya solcuları siyasal iktidara biat etmeye ya da alevileri akp'ye oy vermeye çağırıyor.
  • izmir'in cumhuriyetciligi bu kapsamda incelenmeli.
  • güce tapmaktan ziyade rehinenin kendisini rehin alan kişiyle birarada bulunduğu zaman dilimi içinde o kişinin duygularını anlamaya başlaması, zamanla o kişiye sempati duyması -yani rehin alan kişinin duygularını hissetmesi onunla aynı duyguları yaşaması- neticesinde ortaya çıkan ruh hali. rehine ile rehin alan arasında yaşanan etkileşimin ürünüdür.

    mazoşistlik değildir kesinlikle. mazoşizmde acı çekmekten zevk almak vardır, stockholm sendromunda ise rehin alınmaktan hoşlanmaktan çok rehinenin o eylemi niçin gerçekleştirdiğini, belki ihtiyaçlarını farketmek, duygu ve düşüncelerini kavrayıp paylaşmak, bir bakıma ona hak vermek vardır. mesela; hırsızlık suçtur. ahlaki açıdan bakıldığında da durum değişmez. ancak kişinin parası olmadığından, biran önce ilaç tedavisine başlanmazsa yaşamını yitirecek olan hasta yatağındaki eşi için ilaç çaldığını düşünün. yaptığı iş suçtur. ancak ahlaksızlıktır diyebilir miyiz?

    konuyla ilgili bir çok film ve kitap yayınlandı. ben durumun daha net anlaşılabilmesi için turgut özakman'ın yazdığı "duvarların ötesi" adlı tiyatro oyununun izlenmesini tavsiye eder, satırlarıma son vermeden önce büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin yanaklarından öper, yaşıtlarımla tokalaşırım.
  • stockholm sendromunda sempatik bazı süreçlerden söz etmek mümkünse bile empati sendromu oluşturan dinamiğin çok dışındadır. aslına bakarsak bu sendromun belirtileri marazi bir aşktan çok da farklı değildir. bu nedenle rehinenin rehin alanı anlayıp, hak vermesi, makul bulması, düşüncelerine, duygularına ortak olmasından bahsetmek de çok mümkün değildir. bu sendromda da belirli risk grupları vardır. aslına bakarsanız bu sendromun salt rehin alma olaylarında (banka soygunu mesela) görüldüğü söylenemez.

    stokholm sendromu'nun görüldüğü belli başlı gruplar şunlardır:

    rehineler
    tarikat üyeleri ve dinsel baskı altındakiler
    savaş esirleri
    cinsel tacize maruz kalan çocuklar
    birileri tarafından pazarlanan hayat kadınları
    aile içi şiddet mağdurları
  • atalarımız tarafından çok daha önce bulunan bir sendrom.
    (bkz: deveyi diken insanı siken)
  • bu sendromu dizide, sinema filminde falan tanıttılar kesin. zira sözlükteki genç arkadaşlar her bokun altına stockholm sendromu yazıveriyor... yeter la! anladık literatürden bir şey kapmışın da bir huzur ver amınım.
  • işkenceye verilen aranın yarattığı rahatlamayı haz sanmaktır. haz ile acı arasındaki keskin geçişlerin bağlı olduğu tek kişiye mantık dışı bir sevgi duymak bu bakımdan mümkün görünebilir.
  • hem fiziksel, hem de mental yönden, gücünün yetmediğine karşı boyun eğme ve bu boyunduruk altına girmeyi gururuna yedirebilmek, rasyonelleştirebilmek için korkuyu sevgiye dönüştürüp geçici bir huzur sağlamak. korkudan ölmeyi engellemek.
  • faideli bir sendromdur.
    üniversitede kanırtan bölümleri başarıyla bitirebilmeyi, okulda kalanlar için profesörlerin köpeği olabilmeyi, iş hayatına atılanlar için manyak patronlara tahammül edebilmeyi, bütün bunlar olup biterken şuursuzca mutlu olmayı kolaylaştırır.