şükela:  tümü | bugün
  • bana güvenebilirsiniz değerli dostlarım, var öyle bir şey.

    evren bilindiği üzere çok, çok, çokça geniş bir yer. şimdi evrenin boyutlarını size anlatamam, bilenler bilir zaten. henüz bizim için karanlıkta olan, ışıklarının bile bize ulaşmadığı, ışık hızını aşıp yakınlarına gitmediğimiz takdirde varlığından haberdar olamayacağımız galaksiler mevcut. öyle büyük, öyle genişleyen, öyle muazzam bir evrenden bahsediyoruz. tabi bizim şimdiki tartışmamız uzaylı var mı yok mu değil, çünkü kendilerini uzaylı olarak nitelendirdiğimiz canlılar var değerli dostlarım. bu bir varsayım değil, gün yüzü gibi bir gerçeklik. böylesi büyük bir yerde yalnız olmamız mümkün değil. dünyamızda yaşamı oluşturan şartların bir değil birçok gezegende mevcut olduğunu düşünüyorum.

    şimdi konumuza gelelim.
    insanlık bilimdeki en büyük atılımları son iki yüzyılda yaptı. bundan 5-10 asır öncesine kadar veba, kolera gibi günümüzde tedavisi gayet basit hastalıklar salgına dönüşüyor on binlerce insan hayatını kaybediyordu. yahu penisilin keşfedileli daha bir asır bile olmadı.

    eskiye gittikçe durum daha da içler acısı bir hal alıyor. atalarımız kaç bin yıl boyunca ağaç kovuklarında, mağaralarda barındı. mağarada yaşayan bir canlıdan bilimsel bir atılım beklemek mümkün mü sizce? en fazla resim çizsin , tekerlek yapsın amk. yani insanlık son iki yüzyıl haricinde bilimde çok ama çok yavaş ilerledi. peki ya uzaylılar ne yaptı o sürede?

    ya bizim atalarımız kurdu evcilleştirip avcılık yaparken uzaylılar kendi einstein'larının çağında yaşıyorsa? ya bizim atalarımız geceleri ateş yakarak ısınırken onlar ancak 20. yy'da başladığımız uzayda yaşam araştırmalarına çoktan başlamışlarsa? ya icat olunan ilk radyonun frekansları sayesinde bizim varlığımızdan haberdar olup yüksek teknolojili teleskoplarını bize çevirdilerse? ya on binlerce yıl öncesinden şu an ki fizik kanunları ve teorilerini keşfeden uzaylı organizmalar ışık hızına yaklaşıp kendilerine ulaşan frekansın kaynağına doğru son sürat geliyorsa?
    daha güneş sistemindeki plütonun atmosferi hakkında kesin bir fikri olmayan, çorak topraklar veya dini inanışlar için birbirinin kanını akıtan homo sapiens sapiens, böylesi geniş bir evrende en gelişmiş tür olduğu yanılgısında nasıl bulunabilir?

    40 yıl önce fırlattığı uzay aracı güneş sistemi'nin dışına yeni çıkmış, ışık hızının kıyısından bile geçmemiş bir uygarlık, bu evrenin en gelişmiş türü olmak için çok alçak. umut edelim ki şu an varlığımızdan haberdar, hatta belki de içimizde olan uzaylılar dost olsun. aksini düşünmek istemiyorum. çünkü evrenin büyüklüğü beni korkutuyor.

    edit: imla

    edit2: dile getirdiğim endişeyi ciddiye almayanlar olmuş. hadi bana inanmıyorsunuz tamam da koskoca stephen hawking bu konuda ne demiş bir bakalım; uzaylılar dünyanın sonunu getirebilir. tabi ben hawking'e katılmakla beraber şu an onların varlığımızdan haberdar olduğunu dahi iddia ediyorum. belki bu kadarını sn hawking de düşünüyordur ama bunu dile getirmesi takdir edersiniz ki infial yaratır.
  • oğlum yatak döşek hazırlayın lan adamlar uzun yoldan geliyor.
  • kardeş tamam uzaylıların olduğunu çözdün de dünya'ya geldiklerini nasıl anladın ben o kısımda takıldım. a haber filan mı verdi acaba?
  • mesela bende şuan uzaya gitmek istiyorum, bana da güvenebilirsiniz sevgili dostlarım.
    hayır o çorak arazi bile, bir ortadoğu bataklığından iyi ve fantastiktir.

    olmadı bir bilim-kurgu filmi çeker, mutluluklar dileriz.
  • dünyaya gelene kadar benzinleri biteceği için başarısız bir girişimde bulunduklarını söyleyebilirim. he araçları dizeldir o zaman belki.
  • geldiklerinde düşünürüz diyerek yatıp uyunmasını tavsiye ettiğim gerçektir.

    işte bunlar hep fazla x files izlemekten.
  • çoğu argümanında doğru başlık.

    ama uzaylıların gelmekte olduğunu nereden biliyorsun yazar kardeş? über gözetleme sistemi sahibi misin? inşallah çok fazla x files seyretmemişsindir.
  • ulan tam da yatmak üzereydim, ayıp olacak adamlara. yoldalar mıymış? neyse yaklaşınca arasınlar.
  • "geldikleri gibi giderler" dedirten tespit. bunlar dünyaya inince el mahkum memlekete "biz sağ sağlim vardık" diye telefon açacaklar. biz de anında o sinyalden geldikleri yeri tespit edip hücuma geçeriz. saldırıya gelen uzaylılar bi' anda bu hücumu görünce kontratak yememek için geriye dönmeye çalışırlar, bu arada darbe gecesi tankın önüne yatan abi ufo'nun önüne yatarsa hareket edemezler ve bu bize zaman kazandırır. olur da abiyi geçip havalanırlarsa bonba ya da taramalı ile müdahale ederiz. yerli üretim uçaklarımıza bindik mi bizi hayatta yakalayamazlar zaten. yerli uçaklar hazır değilse thy ile gideriz çünkü pegasus sürekli rötar yapıyor, avantajı kaybederiz. uzaylılar ayık olsun. gezegen bizim ev kira.

    zorunlu açıklama editi: konuyu dile getiren yazarla değil, konuyla kafa buldum kendimce. eğer dünya dışında hayat varsa er ya da geç tepemize binerler. filmlerdeki gibi uzaylıların eline vereceğimizi sanan arkadaşlara lazerle kızartılsam bile gülmeye devam ederim.