şükela:  tümü | bugün
  • boykot basliklarindan kurtulmak istiyorsaniz engelleyip gecin.
    ulan hayatimda ligtv almisligim yok kimse maca gitmiyor ligi sikleyen yok gelmis boykot boykot kafa utuluyor.
  • (bkz: #67752092)
    (bkz: #68524085)

    bence futbol izlemeyi bıraksın, curling takip etmeye başlasın. okuduklarım o kadar saçma şeyler ki, "troll'ün tekine meze mi oluyorum yoksa?" dedim. bu gibi durumlar için kullanılan şakaysa hiç komik değil ciddiyse hiç komik değil bir tabir var, tepkimi çok güzel özetliyor.
  • azimli bir şekilde sol frame'ı katleden yazar.
  • lümpen başlığında ki yazı stilinden ve her s.ki genellemesinden anlıyoruz ki kendisi bir manipülatif lümpen.

    lümpen genelleyeceğim derken sıvamış yazar.
  • 14 ağustos 2017 galatasaray kayserispor maçı özelinde mükemmel bir galatasaray değerlendirmesi yapmış yazar.

    (bkz: #70199103)
  • yeni badim, ellerine sağlık.
  • (bkz: #70816100) bu entrymle ilgili özelden bana beğendiğini iletirken sadece teşekkür edip profiline, yazdıklarına bir göz atma zahmetinde bulunmadığım ama bir süre sonra şu (bkz: #67928779) entrysini görüp büyük bir kabahat işlediğimi bana göstermiş yazar.

    kendisinin analizini defalarca okuduktan sonra içimden hemen fm-de bir kulüp alıp kendime özgü bir oyun anlayışı ve taktikte çığır açmak geldi içimden.
  • (bkz: futbol üfürükçüsü) göyyyya piston futbolu diye bir kavram türetti, piyasa o noktanın ucundan geçmedi. koca dünyada bi bielsa okuyup sabahlara kadar football manager okuyunca geleceğin futbolunu öngörebileceğini sanıyor. yazdıkları doğru değil.
  • nickaltı atışmalarını sevmeyen biri olarak fikir polemiklerine girmemeye çalışan yazar. herkesin fikri kendine sonuçta.

    ama burada bir yanlış anlama durumu var. "göyyyya piston futbolu diye bir kavram türetti, piyasa o noktanın ucundan geçmedi" diyen arkadaşın ya okuduğunu anlama konusunda sorunu var ya da doğru düzgün okumadan yorum yazma gibi bir sorunu var; zira ben piston futbol bir trend oldu ve herkes onu uygulamaya çalışıyor diye bir şey söylemedim. aksine dedim ki; "piston futbol boşta kaldı, yeni uygulayıcısını bekliyor": (bkz: #67928779)
  • şimdi madem kendisi de arzu ediyor, niçin futbol üfürükçüsü dediğimi tekrar ve uzun şekilde anlatayım.

    bilen bilir, melih şabanoğlu isminde bir galatasaray yazarı vardır. iyi bir galatasaray tarihçisi ve romantiğidir. ama futbolu iyi okuyamaz.

    bundan on yıl evvel melih bey'in bir blogu vardı, gayın-sin. her maçtan sonra on sayfa yazı yazardı. hatırlıyorum rijkaard'ın geldiği sezon; işte takım bir maç yapıyor; berabere bitiyor; maç berabere bitti ama, ayhan ile mustafa sarp'ın ısı haritasındaki konumları bir metre daha yaklaştı; durumun integralini alırsak iki ay içinde takım boyu 15 metreye düşecek, uçacağız gibi uzuuun uzun yazılar yazardı.

    bir gün işin aslında riijkard veya mustafa sarp olmadığı anlaşıldı.tarihi ballandıra ballandıra anlatan melih bey futbolu da kurgulaya kurgulaya anlatıyordu.

    şimdi gelelim tevfikken isimli arkadaşımıza ve 3-1-3-3 sistemine. dünya çapındaki hocalar bir yandan devrin futboluna adapte iken diğer yandan da yeni yeni sistemler üzerine kafa yoruyorlardır ammenna. hatta sistemini mükemmelleştirmek için tek "stopere geçelim" gibi ütopyalar edinip üzerinde çalışabilirler ammenna. hatta futbolun gidişatı bir şekilde tek stoperli sistemi gerektirecek yere evrilebilecektir ammenna. ama daha böyle bir sistem hiç denenmemişken tüm on birin nasıl dizileceğini öngörmek imkansız oğlu imkansızdır. bunu guardiola da simeone de hatta hatta bielsa da denemeden bulamaz. olay şöyle olur; tek stoperin kazanımları hocanın zihninde ağır basar. akabinde deneye yanıla ortaya birşeyler çıkartır.

    eğer tevfikken tek stoperli sisteme geçilecek gelecekte, sebebi de şu şu şu dese geçseydi bir miktar anlaşılırdı. ama 3-1-3-3 gibi tümüyle kendi kurgusu olan hiç denenmemiş bir sistem ortaya atıp futbolun da buna göre şekillenmesi gerektiğini düşünmek bir doğruya on kurgu katmaktır.

    mourinho'ya otobüs çekiyor, guardiola'ya beğenmiyorum diyen adamı normal karşılarım. ama bu arkadaş fenerbahçe'ye en ideal hocanın ümit özat olduğunu söylüyorsa yapılacak tek şey gülmektir.

    kurguladığı sistemde en büyük rollerden birini dinamo gibi oynayacak olan box to box oyuncuya veren kendisi o bölgeye ozan tufan'ı yakıştırınca komik oluyor.

    sayfalarca romantik romantik yazdığı ve piston futbolu dediği şeyi size üç cümlede açıklayabilirim. tiki taka futbolu savunan taraf sizseniz üzerinize çöktüklerinde topu kapıp pas yapa yapa kontra yapma şansınız da çok azdır. çünkü rakip topu kaptırdığı anda delicesine alan daraltır ve sizi pas hatası yapmaya zorlar.

    elinizde süratli ve kuvvetli 3-4 oyuncu varsa, topu alır almaz bu adamların bir anda dikine koşmasını, topu alanın da topla yardırmasını sağlarsanız tiki takayı geride eksik yakalarsınız.
    bu arkadaşın piston futbolu dediği şey pikini bayern ile yaptı ve daha hiç o seviyeye gelemez. çünkü tiki taka futbolu da çehre değiştirdi ve dolayısıyla antitezi de zayıfladı.

    gelelim bu arkadaşın hiçbir çözümü yok dediği mourinho'ya. tiki taka futbolunun pres yapılarak kolay kolay aşılamayacağını gören mou 10 tane futbolcu eskisi ile inter ile tiki takayı zirveden indiren adamdır. 2009 yılında: o zaman biz de geride bekleyelim hem enerjik kalalım hem de orta kafa organizasyonu bile deneme ihtiyacı duymayan barça kilidi açamasın, dinç bir şekilde kontra yapalım diyen mou şimdi modası geçse de çözümü en klasıyla üreten bir adamdır. tüm dünya başka birşey oynarken 4-3-3'ü chelsea ile gündeme getiren adamdır. hem de gerçek üç forvet ile.

    özetle arkadaş çok fm oynuyor.