şükela:  tümü | bugün
  • trafikte her türlü özel durumda akışı uyarmak amacıyla mutlaka kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

    örneğin;
    seyir esnasında aniden yavaşlanması gereken durumlarda.
    görüşü etkileyen her türlü hava koşulunda; sis, yağmur... vs.
    duraklama sırasında. (sinyal ile birlikte)
    park ederken.

    tabii ki her türk vatandaşı gibi pek çok trafik bilgisinden uzak olduğum için teorisi konusunda aydınlanmayı bekliyorum.
  • size yol veren bir araca teşekkür etmek için.

    japonya'da bu kabul görmüş bir hareketmiş örneğin:
    https://www.youtube.com/watch?v=wfrkfu9z0gq
  • özellikle şehirler arası yollarda yol üzerinde tehlikeli boyutlarda bir çukur, tümsek vb. varsa veya yola kedi, köpek, tavuk, kablumbağa benzeri bir hayvan girmişse arkadan geleni uyarmak için yakılabilir.

    ileride durduk yere dörtlüleri yakan bir araç görürseniz nedenini anlamasanız bile yavaşlayın ve kontrollü bir şekilde geçin.
  • işte burada görülen aptallar sayesinde türkiye ilerleyemiyor. hangi durumda yakacağını öğrenmek istiyorsan aç kitabı oku. götünden bilgi uydurup yazma.

    sinirim geçmedi: bu beyinsizler sonra türkiye'den siktir olup gitmek yazar. kaldı ki gidebilenleri de var. bu sefer de avrupa'yı bok ediyorlar.
  • sinyaller kullanılamayacağı için, araç hareket halindeyken hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.
  • istanbul trafiginin kendine has kurallari vardir. bunlar kitaplarda yer almaz alsa da kimse acip okumaz. teamul olmus yazili olmayan kurallardir. ornegin kimse kavsakta gec ustunlugunu bilmez. herkes burnunu kavsaga sokar sonra hasminin pardon diger kavsaga giren arac surucusunun gozlerine bakar. tepki gelmezse gaza basar ve gecis ustunlugunu alir. bunun gibi dortlu yakma meselesi de kuralsizca kullanilir.
    trafigin adim adim ilerledigi bir yol veya otbanda olsun dortluleri yaktigin anda durma hakkin vardir. bu sadece istanbula ozgu bir kuraldir.
  • - sevgiliyi yolun ortasında indirirken
    - otoyolda sapağı kaçırınca geri geri gelirken
    - aynaya bakmadan sığır gibi yola dalınca arkadan gelenden özür dilerken
    - sünnet, düğün, asker uğurlaması gibi konvoylarda
    - ambulansı takip ederken
    - emniyet şeridinden yardırarak giderken acil işimiz olduğunu göstermek için
  • trafikte herhangi bir aptallık yapacağımız zaman hatta o aptallığı yaptıktan sonra yakmalıyız. neden? çünkü zaten aptal olduğumuz için dörtlülerin ne işe yaradığını bilmiyoruz.
  • hızlı akan bir trafikte ani bir sıkışma gördüğümde arkadan hızla gelenleri uyarmak için kullanırım.

    özellikle ara yolda ilerlerken park edeceksen dörtlüleri yakarsın arkadaki de bunu anlayıp sana biraz mesafe bırakır.

    avm otoparklarında çıktığını gördüğünüz bir arabanın yakınına yanaşıp "ben gördüm, benimdir" anlamında kullanılır.

    arkadan uzunları yakıp gelen piçi uyarmak için de kullandığım oluyor. anlayanlar nadir ama çıkıyor arada.
  • avrupa'da yaşayıp avrupa'yı bok etmediğini düşünen genç ve hayat deneyimsiz arkadaşlarımızı sinirlendiren başlık olması enteresandır. gerçekten şaşırdım.

    avrupa'da da ikamet etmiş başlık sahibi, okuma yazma ve araştırma becerisine ve aslında teorik bilgiye de sahip olup, başlığı açma amacı bireysel öğrenmeden çok diğerlerine farkındalık yaratmak. zira ülkemizin okumama alışkanlığı nedeniyle alın sizin için araştırdım, hadi kendinizi geliştirin yazsaydım kimse okumayacaktı.

    maalesef avrupa'da öğrenip, uzun süre orada yaşadıktan sonra alışıp, yurda döndüğümüzde uygulamaya devam ettiğimiz kurallar burada kazaya sebebiyet verebiliyor, uygulayanın toplum baskısı görmesine ve daha önemlisi hakkının yenmesine neden olabiliyor.

    örneğin avrupa'da hava muhalefetinde dörtlüler yanar. fakat dünkü yoğun yağışta gece bahçelievler'den mecidiyeköy'e kadar geldim ve görüş mesafesi çok düşmüş olmasına rağmen benden başka hiçbir aracın dörtlüleri yanmıyordu.

    evet, keşke toplum olarak okusak... 7'den 70'e herkes okusa çünkü bırakın normal vatandaşı, bu gözler sağın geçiş öncelikli olduğunu bilmeyen polislerimizi de gördü arkadaşlar. 4. şeritten sola dönmeye çalışması nedeniyle önümde hareket etmeyip 3 kez yeşil ışığı kaçırmama neden olan 1.90'lık şahıs, aracımdan inip penceresini tıklattığımda sen kimsin de benim pencereme vurursun lan diye geçen yıl beni tartakladı mesela. ben kitaplarda bu tarz türkiye gerçekleri ile nasıl baş edilmesi gerektiğini okumadım. bilen varsa yeşillendirsin.

    merakları gidermek için ek olarak belirtmek isterim ki; siktir olmak için değil, kalifiye olarak gittik avrupa'ya ve hizmetimizi tamamlayıp döndük. çok şükür okumuşluğumuz, akademik ve özel sektör kariyerlerimiz de var. bu nedenle dilerim; yaşadığımız toplumun gerçeklerini bir kenara atmadan, suçlamadan ve hakaret etmeden iletişim kurmayı öğrendiğimiz günler de görebiliriz.