şükela:  tümü | bugün
  • beş dakika düşündüğünde bir sürü örnek bulursun bununla ilgili. sadece birkaç tanesini yazacağım.

    * kitap okuyan, bilgi dağarcığını arttırmaya çalışan kesimle dalga geçilmesi, kitaplarda bir şey yok önemli olan hayat okulu söyleminin iyice yerlesmesi.

    * okumuş, çalışıp didinmiş kendini yetiştirmeye çalışmış bir bireyin komik maaşlar dahi iş bulmakta sıkıntı cekmesi. kısa yoldan para kazanmaya alışmış kesimin gelirini günden güne arttırması.

    * üniversite mezunlarının büyük bir kısmının en basit genel kültür konularında bile sınıfta kalması, temel konular hakkında dahi yorum yapma yetilerinin olmaması.

    * sağda solda açılan tonla nargile cafe vb. mekanlarda saatlerce amaçsızca oturan gençlik. iphone, araba anahtari, marka kıyafet üzerinden ilişkilerin yurumesi.

    * doğru dürüst eleştiri yapabilen mizah dergisinin kalmamış olması. medyanın derinlemesine analiz yapmaktan çok türkiye'nin en iyi on lahmacun işi vb. haberlerle ön plana çıkmaya çalışması.

    *batı kültürünün tamamen reddedilip orta doğu kültürüne ozenilme. ozenilen kültürden doğru düzgün bir öğreti alınmaması.

    * internet kullanımının büyük bir kısmının facebook, ınstagram benzeri sosyal medya programlarından ibret olması.

    * osurmali, gegirmeli filmlerin gişe rekorları kırması. adam akıllı az sayıda filmin salon bulamaması.

    * kısır politik söylemler, mahalle kavgası ağzı tartışmaların sürekli gündem olması.

    * stabil ve verimli bir eğitim sisteminin olmaması. sürekli değişen sistemin kişisel gelişime bir şey katmamasi

    daha sürer gider.
  • (bkz: cehalet ve otesi)

    durumu yalnizca cehaletle aciklayamiyorum, baska baska seyler de var.
  • doğru bir önerme. işin daha kötüsü, cahilliğin zirve yapmasıyla beraber insanlara prim kazandırması, işlerinin yolunda gitmesi gibi...

    eğer cahilseniz sizden cesuru, mutlusu ve zekisi bu dünyada yok!
  • sebebini anlamakta güçlük çektiğim durum.
    yaptığım ultra müthiş ötesi analizlere göre son zamanlarda cahillik popülizminin ekseriyetle arttığını gözlemlemekteyim.

    eskiden biri bi kitaptan bahsettiğinde ilgimizi çekerdi, dinlerdik, yorum yapardık eğer duymadıysak kendimizi eksik hisseder gider araştırırdık. şimdilerde "çok entelsin amk, he okumuşsun afferim" formatında tepkiler gençler arasında trend olmuş vaziyette. ben bunu, bilgisizliğin verdiği ezikliği kapama psikolojisi olarak görüyorum.

    ya da bi yerde hoşumuza giden herhangi bir şarkı duyduğumuzda , grup kimmiş, aynı tarzı ihtiva eden diğer gruplar neler , kimden etkilenmiş vs şeklinde araştırmalara girerdik. bu hobidir, ille bunu yapmak zorunda degil kimse ancak "ne diyonuz siz ya, yıldız tilbe siker atar hepsini ehi ehi" şeklinde müzikal altyapısı leş bir kadını övüp, ortamlarda entel siken adamım ben triplerine girilmesini anlayamıyorum. gerçi amkodugum ortadoğu ülkesinde bu arabesk güzellemeleri her zaman tutar.

    neyse geçenlerde oturuyoruz, elemanın biri izlediği jodorowsky filminden ne kadar etkilendiğini anlatıyor, başka bir eleman çıktı "jodorowsky kim aga, ben pornodan başka bisey izlemem" şeklinde bir yorumda bulundu ve herkes yarıldı falan. sanırım bunlar hep incisozluk gibi "@2 sikmiş" tayfasının ve twitterdaki 140 karakterle dikkat çekmece kitlesinin ürünü.

    woody allen gibi tipler bu sevilmeyen entelektuel tayfayı çok güzel bir şekilde, kuvvetli argümanlarla elestiriyorlar ancak bu kitlenin yaptığı bu değil. bu tamamen cahillik güzellemesi.
    sen cıkıp bunu adamların yüzüne vurduğunda da "elitist, en cok sen biliyon , biz köylüyüz amk" gibi ithamlarla karşılaşabiliyorsun. aslında bir kişinin digerinden daha fazla bilgiye sahip olması ve saçma sapan konuştuğunu ona söylemesi elitizm degildir, digerinin cahilligini yüzüne vurmaktır.

    eskiden sözlük,twitter gibi platformlarda uzun uzun birseyler anlatan, bilgi veren tipler tutarken son yıllarda bu tipler "sıkıcı, fularlı" diye eleştirilip 140 karakterle en gereksiz ayarı vermeye çalışan cahiller popüler olmuş durumda.

    yapmayın böyle şeyler, siktirtmeyin belanızı.
  • sebeplerinin tamamını olmasa da bir kısmını aşağıda bulabileceğiniz durumdur;

    - insanların eğitime (akademik ya da donanımsal) hiçbir şekilde inancı kalmadı.

    - topluma örnek ve önder olabilecek eğitimli insanların neredeyse tamamı ülkeden göç etti ya da sakince kendi bireysel yaşamına devam ediyor.

    - ülkedeki zengin nüfusun neredeyse %50'si eğitimsiz ve cahil müteahhit ya da iş adamlarından oluşuyor. bu durum da toplum nezdinde okumanın ve varlıklı bir hayat sürmenin arasındaki bağı kopartıyor.

    - popüler olmak toplum içerisinde bir yere sahip olmaktan daha değerli bir unsur haline geldi. televizyon ekranlarında ya da sosyal medyada sürekli olarak estetik fakat boş insanları görüyoruz.

    - kültürün kümülatif bir unsur olduğunu düşünecek olursak ülke sınırlarından içeriye kültür birikimine sahip bir medya içeriği giremiyor. örneğin çekilen iyi filmler yerine tüm sinema salonları recep ivedik göstermeyi tercih ediyor.

    - toplumun birçok tabakasındaki insan üniversite gibi akademik bir yapıyı yalnızca gençlikte vakit geçirilecek bir alan olarak konumlandırıyor. buna destek olurcasına da üniversitelerin kalitesi hızlıca aşağı düşüyor. çünkü ülkedeki üniversitelerde ciddi bir akademik altyapıya sahip akademik kadro mevcut değil.

    bu ve benzeri sebeplerin de birleşimiyle cehalet övülüp bir bakıma "samimiyet" sayılırken eğitimli olmak "samimiyetsiz" olmak ya da "elitist" olmak gibi adlandırılıyor.
  • türkiye’de cahil her zaman çok fazlaydı. ama bu cahiller yüz buluyor artık cesaretlendiler. eskiden kafasına vurulup susturulan cahiller şu an o konumda değiller.
    cahiller ve son derece yüzsüzleştiler.
  • acı verici bir durumdur.

    rus yazar fyodor mihailoviç dostoyevski, delikanlı romanında bu konuyu çok güzel bir şekilde açıklar;

    "şimdiki zaman, orta insanın parlak zamanı, duygusuzluğun, terbiyesizliğe saygının, tembelliğin, iş kabiliyetsizliğinin, armut piş ağzıma düş deyince her şeyin önüne gelmesini istemek ihtiyacını duyan bir neslin devridir. kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. kendine bir ülkü edinen de az bulunur."
  • köyden kente gelen anadolu insanı eski filmlerde istanbul şivesi ile resmedilirdi; bir gün bir yerlerde her ne oldu ise o adam istanbul şivesi değil kendi aksanı ile konuşmaya başladı. yani bilgisizliğinden cahilliğinden gurur duymaya başladı.

    cahillik utanılacak bir şey değildir, ama gurur duyulması çok tehlikelidir.

    işte o filmde o adamın şivesi değiştiği gün ülkece ipimiz çekildi.
  • ülkede her dönem cahil kesim vardı fakat eğitim kalitesinin düşüşü ile bu sayı son yıllarda oldukça artış gösterdi. ülkenin asıl en büyük sorunu okumuş kesimden nefret eden ve cehaletiyle gurur duyan kitledir.
  • turkiyede cahil hep vardi hemde belki daha fazla vardi, simdiki durum cahillerin iktidardan aldigi cesaretle on planda olmalari heryeri ele gecirmeleri, hayatin her alaninda cahiller on planda artik, bilgili, naif, kibar insanlar eskiye gore cok daha fazla eziliyor, geri plana atiliyor, olay bu.