şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • yine fena olmayan yazılımcı arkadaşlar var da, tasarım ve arayüz işi yapanların açlık sınırında geziyor olması hepsini sikko işler yapmaya yönlendiriyor.

    yazılım ekip işidir, satışçısı ve support ekibine kadar. o yüzden de işi ölçekleyebilip büyütürken bile çok zor o kadar kalifiye ve vizyon sahibi insanı bir araya getirmek. çıkmaması normal.
  • bana göre, yaratıcı olanın yeterli eğitimi, eğitimi olanın ise yaratıcılığının olmamasıdır. yukarıda yazılım, matematik vs bilen olmadığı yazılmış, bunların hepsinde mükemmel olan birçok insan gördüm ama cesaretleri ve girişimci ruhları yok. girişimcilerin çoğu ise okulda başarısız tipler. ve bizde okulda başarısız tipler malesef en temel ingilizce ve matematikten bile yoksun olabiliyor. kısaca eğitimin çok gereksiz ağır ve bu nedenle verimsiz olması en temel sebep.
  • vizyon eksikliği.beceri ve bilgi var fakat bunu hangi vizyonla hangi misyon için kullanacak insanlar?
  • türkiye'de insanların kendini geliştirme için harcadığı efordan çok, kendini geliştiren insanlari aşağıya kendi seviyelerine çekmeleri için emek harcamaları yüzünden
  • şurdan 20 tane 4. sınıf bilgisayar mühendisliği öğrencisi çevirsek en az 18 tanesi mezun olup x bankasında yazılımcı olmayı hedefliyordur. bu vizyonla zor. hepsinden önce maddi kaygılar var. tamam, mükemmel bir fikrin var diyelim, bir pc ile teorik olarak çalışmaya başlayabilirsin. peki ya yaşam giderlerini kim karşılayacak? yanına iki kişi almak istedin, ya onların giderleri? lan biz hayatta kalmaya çalışıyoruz bu ülkede, akşam eve gelince seviniyoruz falan. bu işler için yüksek konsantrasyon lazım. onun için de öncelikle huzur, daha sonra da en azından maddi olarak kendi kendini çevirebiliyor olman gerekiyor.
  • (bkz: akınsoft) bu ulke seviyesi bukadarini basarabilmistir.
  • eğitim sistemi hedefi şaşmış durumda. 4 yıl bilgisayar mühendisliği bölümünde sanki türkiyede varmış gibi donanım tasarımı dersleri var. cpu tasarım üretim aşaması gibi asla işe yaramayacak derslerle geçen zamanlar...
    hocalar günceli takip etmiyor. mesela fortran dersi var.
    kaynaklar özelliklede uygulamaların yardım dosyaları ingilizce. devlet ms visual studio yada delphi ide gibi uygulamaların yardım dosyalarını türkçeleştirmeleri için firmaları vergi yada alım garantisi vb. ile teşvik etmeli.
  • o yazılımları satın alacak, kullanacak ticari kurumların veya kişisel kullanıcıların, kullanıcı mahremiyetine saygı göstermeyen sikko ergenler tarafından geliştirilmiş uygulamaları ve yazılımları satın almayacak, kullanmayacak kadar akıllı olmalarının sonucudur.

    senin yaptığın sikik uygulamayı telefonuma yükleyeceğim, senin yaptığın trojan gibi yazılımı bilgisayarıma yükleyeceğim, sonra telefonumdaki bütün mesajlarıma, adres defterime, telefon görüşmelerime, fotoğraflarıma, telefonun mikrofonuna, müşterilerimle yaptığın ticari sır gibi yazışmalarıma, proje dosyalarına, ihale şartnamelerine ulaşmana izin verip bütün özel hayatımı veya iş sırlarımı öğrenmene ses çıkarmayacağım?

    bi akıllı sensin çünkü!

    kendine yazılımcı diyen ergeni ıssız sokakta sıkıştırıp siken sokak köpekleri tanıyorum.

    sektörün içindeyim, türkiye'de reklamları ve kampanyaları ile adını duyuran büyük bir uygulamanın yazılımcıları ile sohbet ederken hiç şaşırmadığım itirafları alıyorum: "abi mikrofonu açıp evi bile dinliyoruz."

    ya ne olacağıydı!
  • turkiye'den buyuk muhendis, mimar, matematikci, bilim adami, astronot, tarihci vs. cikmamasiyla ayni sebeptir.

    iq seviyesi avrupa'da makedonya'dan sonra sondan ikinci gelen, egitim sisteminin icine sicilmis, apaci uretme merkezi olmus, amelesinden profesorune herkesin kisa yoldan nasil vurgun yaparim diye bir birbirini sikmeye calistigi, hic bir sekilde is ahlaki, etik vs. gibi ozelliklerin olmadigi bir ortamda ne olacak ki iyi yazilim firmasi ciksin.

    yapilan butun isler yalan dolan. kacan kurtulur o kadar soyluyorum
  • türkiye'den büyük bir yazılım firmasının çıkmamasının nedeni; özet olarak düşük maliyetle, az zamanda çok para kazanma hırsıdır.

    genellikle projeler başlangıç aşamasındayken; bir yazılımcı üzerine iş analistliği, yazılım geliştirme, test ve destek işleri yüklenir. firma sahiplerinde: "fazladan elemana ne gerek var, zaten yazılımcı bu işlerin tümünü yapabilir. fazladan eleman alırsak boş otururlar." düşüncesi hakimdir. bunun yanında yöneticilerde de "az maliyetle çok iş çıkartıyor desinler, çalışanların sıkıntılarından bana ne" düşüncesi mevcuttur.

    genellikle bir ya da bir kaç yazılımcının üzerine yıkılmış projeler ilerleyen zamanlarda öyle bir hal alır ki, iş ve de kodlar artık içerisinden çıkılmaz, arapsaçı gibi bir hal alır. bu projelerin tipik özellikleri genellikle aşağıdaki gibidir:

    * kodlar analiz olmadan, zaman içerisinde gelen müşteri taleplerine göre doğaçlama olarak geliştirilir. (bkz: kervan yolda düzülür)

    * kodları geliştirenler genellikle tecrübesizdir ve kodlar denetimden geçmez. aceleyle ve sadece bir kişinin inisiyatifiyle yazılan kodlar zamanla daha da kalitesiz bir hal alır.

    * ilerleyen zamanlarda, müşterilerden projenin alt yapısına aykırı talepler gelir. para için bu taleplere "hayır" denmez. müşteri taleplerini yerine getirmek için zaten kalitesiz olan kodlar gittikçe daha da kalitesiz bir hal almaya devam eder.

    * altyapıya uygun olmayan talepler yerine getirilmeye çalışılırken, kodlarda başka yerler bozulur. tester eksikliği ile geliştirmeler yeterince test edilmez ve bozulan kısımlardan ötürü diğer müşteriler şikayet etmeye başlar.

    * yazılımcı, projelerin selameti için daha fazla eleman alınması gerektiğini bildirir. fakat yönetim onun mız mızlandığını düşünür. onlarda bu aşamada "daha fazla para harcamaya ne gerek var, işler bir kişiyle zaten yürüyor" düşüncesi hakimdir.

    * yazılımcı bir yandan gelen şikayetlerden, bir yandan ne istendiği tam olarak belli olmayan taleplerden, bir yandan da "ne zaman biter" sorularından artık oldukça usanır ve en sonunda işten ayrılır.

    * ortada yeni başlayacak yazılımcı için ne bir doküman ne de ona yardımcı olacak bir kişi vardır. yeni başlayan yazılımcıya "kodları inceleyerek öğrenmelisin" talimatı verilir. kısa zaman sonra bu yazılımcı da işlerin sıkıntısından usanır ve o da işten ayrılır.

    * yönetim artık bir yazılımcı ile işlerin yürümeyeceğini anlar. bir tester, değmeyecek / yapıya aykırı taleplere hayır diyebilecek bir iş analisti ve bir ya da daha fazla yazılımcı istihdam etmeye karar verir. fakat artık çok geçtir. ortada dokümanı çıkartılmadan, yama usulü ile yapılmış talepler, bugfixler ve arap saçına dönmüş bir kod yığını durmaktadır. bu saatten sonra, istenildiği kadar eleman alınsın, bir enkazı andıran bu yapıyı adam etmek adeta lastiği patlamış bir aracın lastiğini, araç hareket halindeyken değiştirmeye benzemektedir.

    * yeni ekip kodların en baştan, dokümante edilerek yazılması gerektiğini bildirir fakat yönetim yeni ekibin zaman geçirerek boşuna maaş almak istediğini düşünür. onlara göre zaten çalışan bir sistem vardır ve baştan yazılmasına gerek yoktur.

    zamanla yeni ekip de iş yükünden usanır ve işten ayrılır. firmanın adı yazılım camiasında kötü bir şekilde anılmaya başlar. artık yeni eleman bulmak da güçleşir ve bu döngü böyle devam eder.

    bu zihniyet var olduğu sürece, türkiye'den büyük bir yazılım firmasının çıkması çok zor muhteremler..

hesabın var mı? giriş yap