şükela:  tümü | bugün
  • efsanevi balet, vaslav fomich nijinski(y) annesi balerin babası bale okulu işletiyordu. 1891 de doğdu petersburg konservatuarından mezun oldu maryinsky tiyatrosunda dansa başladı. diaghilev grubuna dahil oldu, en sonunda isviçre de kendi grubunu kurdu. sadece dans ederek değil koreograf olarak da modern dansın önünü açtı.
  • (bkz: nijinski).
  • hayata gozlerini bir akil hastanesinde kapatan parlak balet,koreograf...bahar ayini,till eulenspiegel,jeux(oyun) ve bir panın ogleden sonrasının koreografilerini yapmış,sayısız balede basrol oynamis ve diaghilev tarafindan bir kadin olayi nedeniyle kovulmus olan balenin unutulmazlarindan...
  • evgeni plushenko programlarindan birini bu efsaneye adamis ve onun kullandigi bazi hareketlere programinda yer vermistir, ozellikle footwork bolumu nijinski'ye aittir denebilir.. (bkz: art on ice)
  • balenin tanrı'larından. ballet russes'un 1913 yılındaki güney amerika turunda bir balerine aşık olur ve olaylar gelişir. biricik emprezaryosu sergei diaghilev korkusundan okyanusu geçememiş, bizimkisi ise bu yolculukta bir erkekten, bir kadına geçmiştir. buenos aires'te evlendiği eşi ile birlikte avrupa'ya dönünce kıyamet kopar. kendisini bir kadına kaptırmaktan deliren patronu diaghilev tarafından kapıya konur. cimetiere du montparnasse'da bulunan sayısız isimden biridir. birçoklarına göre tektir...
    (bkz: nijinski ii)
  • sırra erken eren, akla sığmayan..
    günlüklerinden doğan başka bir kitap için bakınız, nijinski öyküleri
  • (bkz: bir film izledim hayatım değişti) tanışıklığımız çok eskidir, ömrümde gördüğüm ilk taytlı adamdır kendisi. ben ilkokuldayken acayip sulugözlü bir oğlandım ya, o kadar şımarık, o kadar itici bir piçtim ki.... o kadar yani. her boka ağlar anamın gelip memnuniyetsizliğimi gidermesini beklerdim, ana kuzusu, sümsük bir ibneydim ben. o yırtılasıca ağzım bi açıldı mı kulaklarıma kadar varırdı, gözyaşlarım sel olur akardı, böğüre böğüre ağlardım, ablamlar tiksinirdi bu hallerimden, tüm insanlık tiksinirdi. neyse bir gece televizyon izliyoruz ablamlarla, nijinsky diye bir film başladı kendisinin hayatını anlatan, taytlı bir adam var biraz da naif, tipi andırıyor hafiften, sık sık ağlıyor o da filmde benim gibi, ben sevmedim filmi, adamı da sevmedim, taytlıydı. ama ablalarım çok sevdiler. o günden sonra bana nijinsky demeye başladılar, onlar dedikçe ben ağladım, ben ağladıkça onlar bana nijinsky dediler gülerek. ulan göttük falan ama bi çocuğa da bu kadar yüklenilmez ki. benim gözyaşları o günlerde öyle bir kurudu ki bir daha tekrar akmadı. na böyle bildiğin normal, öküz bir erkek oldum. şimdi çok istesem de ağlayamıyorum. herhalde hiç ağlayamamaktan olsa gerek, senede bir iki kez alakasız saatlerde, durup dururken burnum sizlar ve birkaç damla gözyaşım akar. hala aklıma geliyor, "ulan nijinsky, başladın yine" deyip gülüyorum kendi kendime.
  • 17 aralık 1889 ile 1950 yılları arasında yaşamış balet.
  • çok önemli bir seramik ustasıydı, 2 çocuk babası olan nijinski ingilizce ve almanca bilmekteydi.
hesabın var mı? giriş yap