şükela:  tümü | bugün
  • osman nuri ergün'ün yönettiği, senaryosu safa önal'a ait 1967 yapımı siyah beyaz türk filmidir. başrol oyuncuları hülya koçyiğit, ekrem bora ve turgut özatay. filmde de kendi isimleri ile rol alıyorlar.

    kocası ekrem çok çapkın olan hülya, bir gün onu ansızın basmaya niyetlenir. gittiği yerde kocasını bulamadığı gibi kötü adam turgut ona çok fena şeyler yapar. bundan sonrası için hülya ve ekrem asla birleşemeyeceklerdir. çünkü hülya kirlidir, karnında turgut'un çocuğunu taşıyordur.

    derken aradan önce on sene geçer, ekrem'in şakakları beyazlaşır. hülya'yı aramaktadır fellik fellik. niyeyse ona kızgın değildir, yardım etmek istemektedir. yemezler tabi. bir on sene daha geçer bu sefer ekrem'i tamamen beyazlamış saçlarla görürüz. hülya'nın da kızı olmuştur üniversiteye gitmektedir. ama nasılsa aynı yaşta gözükmektedirler... ay bayıldım.

    biz bu filmi çektik, seyirci de nasılsa yer diye düşünmüş olmalı ustalar veya boş bir anlarına geldi. akla zarar.

    *
  • işportacıların aniden kıyıda köşede belirip şemsiye satmaya başladıkları süreçtir.
  • bir süre önce anlık bir türk filmi kriziyle youtube da karşıma çıkan bir şarkıdır..aslında yeşilçam filmlerindeki şarkı konseptli film geleneğinden biri olan yağmur çiselerken filmi için bestelenmiştir ya da şarkı bir şekilde bestelenmiş üzerine film yapılmıştır..fakat şarkı pek naif, pek dokunaklı gelir bir yandan yağmur yağıyorsa ve sevgili binlerce kilometre ötedeyse.. ama durduk yere üzmez, hüzünle karışık umutlu bir gülümseme konduruverir insanın dudaklarına..

    yağmur çiselerken öpmüştüm dudağını,
    yağmur çiselerken sevmiştim yanağını,
    şimdi yalnız kaldım aşkımın acısıyla,
    yağmur çiselerken sorarım yine sana...
    aaahhh!!!
    nasıl öpsem yine seni,
    nasıl sevsem yine seni,
    nasıl sarılıp yine sana,
    haykırsam sevdiğimi..

    şarkının güftesinin ve bestesinin kime ait olduğu google kayıtlarında olmadığından bir iki sitedeki başka bir film üzerine yapılmış aranjmanı dışında bir bilgi bulmak mümkün değildir. böyle bir şey işte:

    http://video.eksenim.mynet.com/…r_ciselerken/96462/

    http://www.youtube.com/watch?v=vhrkan_ldd8
  • inci çayırlı kadar iyi bir başka yorumu da emel sayın'a ait olan şarkı.
  • yağmur çiselemez aslında. camlar ıslanmaz. haykırılmaz sevmek.

    http://www.youtube.com/watch?v=r8dmven-viu
  • hep kitap okuyup cay icmek isterim yada müzik dinleyerek cay içmek. yaparmıyım eh nadir.
  • yağmura en çok yakışan şarkılardan biridir. bir miktar hüzün bir miktar umut çokça da huzur barındırır.
  • sözleri hulki saner'e, müziği erol büyükburç'a ait güzelim şarkı.

    seneler önce youtube bağlarında dolanırken karşıma çıkmıştı pat diye. o videoda seslendiren inci çayırlı idi. görüntüler ise sevmek zamanı filminin unutulmaz sahnelerinden oluşuyordu. ara ara açar izlerdim ben bunu. geçenlerde bir de fark ettim ki bunun bende kırkbeşlik plağı var. plak arşivimden kala kala birkaç plak kalmıştı, kalanlardan biri de buymuş meğer. insan tuhaf oluyor tabi; eskileri atmak, kurtulmakla uğraşıyorken bir de bakıyorsun ki mutlaka bir şeyler kalmış. ben de kalktım kıymetli bir insanıma armağan ettim o plağı. iyi bakacaktır ona, eminim...

    işte o güzelim şarkı ve sevmek zamanı filminin sahnelerinden oluşan video;
    https://www.youtube.com/watch?v=ln4fvnqij_y

    hamiş: videonun başında ahmet telli şiiri var; özletiyor seni bu yağmurlar
  • inci çayırlı 1970 yılında seslendirmiş bu şarkıyı. yeşilçam'ın bir filmi için yapıldığını biliyorum ama bu da spekülatif.

    söyleyen kadının kelimelere dokunuşu, müziğin buram buram nostalji kokuşu ve sözlerinin naifliği öyle güzel ki.. dinlerken istemsiz şekilde yağmur havasına bürünüyorsun. her anın şarkısı değil. o gereken zaman geldiğinde dinlemek için söylenmiş, pek bilinmeyen, 70'lerin, 80'lerin dokusunu barındıran bir şarkı bu.

    birçoğumuz yetişemese de, bir başkaymış o yıllar, değil mi? insanların bu berbat döneme göre daha samimi olduğu, masumiyetin, kirlenmemişliğin, içten sevginin olduğu, insanların etiketlere, gösterişe takılmadığı o mütevazı zamanlar.

    "yağmur çiselerken öpmüştüm dudağını,
    yağmur çiselerken sevmiştim yanağını."

    "nasıl öpsem yine seni,
    nasıl sevsem yine seni,
    nasıl sarılıp yine sana,
    haykırsam sevdiğimi.."