şükela:  tümü | bugün
  • oluşan yeni olguların, diğer olguları eskiteceğini ve zamanla yıkacağını savunan görüş. ayrıca yeni bir sistem üretmek için eski sistemi yok etmek gerektiğini savunur. fikir babası schumpeter'dir.
  • aslında creative destruction yani yaratıcı yıkım kavramı, ekonomi sosyolojisinde sıkça kullanılan kondratiev dalgalarını açıklamakta kullanılır (bkz: k-waves) (bkz: k-dalgaları). buna göre kapitalist ekonomilerin büyüme dönemleri, belirli yapım ve yıkım dönemleridir. endüstri devriminden bu yana, yaklaşık 50 yıllık dönemler halinde farklı dalgalar halinde yeni teknolojiler (teknoloji kültürleri) üretilmiş ve ekonomiye hakim olmuştur. piyasanın teknolojiye doyması ile beraber, yeni bir dalga eski dalgayı kırarak yeni teknoloj modelleri oluşturmuştur. mesela 1980'lerden beri gelişmiş ülkelerin yaşadığı dönem bilgi tekonolojileri dönemidir. japon üretim teknikleri (bkz: toyotization) bunun en büyük örneklerindendir.

    schumpeter'in yanı sıra david harveybu kavramı şehir hayatının gelişimi için kullanmıştır. neo-marxist bir şehir incelemesi yapan harvey, şehrin her seferinde daha verimli bir üretim-tüketim zincirine dönüşebilecek, daha karlı bir üretim-tüketim olabilmesi için durmadan yıkılıp, yeniden yapıldığını iddia eder. işte bu yaratıcı yıkımdır. daha sert bir dille, belediyecilik aslında kapitalizmin gelişmesi (insan sosyal hayatının değil) için kurulmuş ve işlev gören bir kurumdur.
  • iyi bir visionaire'e sahip buyuk $irketlerde devils advocate rolunu oynayan ki$inin tuttugu yol. paradigm shift icin gerekli olan aktivasyon enerjisi, mesir macunu.
  • bakalım schumpeter'in kendisi bu yaratıcı yıkım sürecini nasıl tanımlamış:

    "the fundamental impulse that sets and keeps the capitalist engine in motion comes from the new consumers’ goods, the new method of production, the new markets, the new forms of industrial organization that capitalist enterprise creates. .. (that) incessantly revolutionizes the economic structure from within, incessantly destroying the old one, incessantly creating a new one. this process of creative destruction is the essential fact about capitalism"

    "kapitalist motoru harekete geçiren ve bu hareketliliği koruyan temel itki kapitalist girişimin yarattığı yeni tüketici mallarından, yeni üretim yöntemlerinden, yeni piyasalardan, sınaî örgütlerin yeni biçimlerinden gelmektedir. .. (bu,) iktisadî yapının içinde ardı arkası kesilmeyen devrimleri güden, sürekli olarak eskiyi yok eden, sürekli olarak yeniyi yaratandır. bu yaratıcı yıkım (creative destruction) süreci kapitalizm hakkındaki en esaslı gerçektir."*

    * schumpeter, j. a., (1974), “capitalism, socialism and democracy” s. 83 (çeviri bana aittir)

    şöyle bir durum söz konusu:

    teknolojik bir icatta bulunduk. girişimci karlarımız tekel karlarıyla desteklendi ve süfer kar elde ettik. ama diğerleri de saf değil ya,, bizim malı aldılar, orasına burasına baktılar "vay köftehooorr,, demek bunu buraya bağlamış bunu da şuraya geçirmiişşş.. allah kuran çarpsın benim aklıma geldiydi,, gerçek!" dediler ve özgün malı taklit etmeye başladılar. ne oldu? karlar düştü düştü ve iktisadi dalganın tepe noktasında sıfır iktisadi kar oranına erişti. bu kısacık zaman diliminde tam rekabet denge koşulları tesis edildi. fakat daha sonra mal iyice ayağa düştü çoluğun çocuğun elinde oyuncak olmaya başladı. işte tam bu dalga tamamlanırken başka bir müteşebbis amca çıktı ve yeni bir teknolojik icatta bulundu. falan filan.

    bu hissenin iki mühim kıssası var.

    1- schumpeter'e göre denge genel geçer değil, istisnaîdir. ekonomi düzensizliğe (discoordination) meyleder.
    2- schumpeter'e göre kapitalist motorun bu temel itkisi şirketlerin ar-ge departmanlarında donacak ve kapitalizmin sonunu getiren bu olacaktır.

    burada hemen şunu söyleyelim. şumiciğim'e göre kapitalist adam müteşebbis kişiden (entrepreneur) farklıdır. ilkin, herkes müteşebbis olabilir ama herkes kapitalist olamaz. zaten bu avusturya okulu'nun temel varsayımlardan biridir (ki bu yüzden de avusturya okulu iktisadı eşitlikçi [egalitarian] bir düşünce dizgesi olarak kabul edilir). ama şumiciğimi diğerlerinden ayıran "kredi"ler üzerindeki ısrarlı vurgusudur. misal hayek "bu kapitalizmi krediler mahvedecek" derken, şumiciğim "olur mu ulan,, banka kredileri olmasa kapitalizm şuracıktan şuracığa kıpırdayamaz" der. neden? çünkü müteşebbis kişi cin fikirlidir ama parası yoktur. gider borç alır bişii icat eder bok gibi para kazanır kapitalist olur sonra risk misk almaz,, paranın faizini yer. para da müstakbel kapitalist şimdinin çulsuz cin fikirli müteşebbislerinden birine gider. haa,, adam borçlanır hmm ne bileyim başkan tepen kaykay icat eder kimse almaz parayı batırır intihar eder,, orasına ben karışmam.
  • schumpeter'in kapitalizmin motoru olduğunu iddia ettiği süreci açıklayan kavram.

    sanırım nietzsche de kullanmıştır.

    ingilizcesi creative destruction.
  • schumpeter 1942'de yayınlanan 'kapitalizm, sosyalizm ve demokrasi' kitabında bahseder bundan. piyasa ekonomilerinde müteşebbislerin daha fazla kar elde etmek için üretim tekniklerini sürekli olarak değiştirmelerine ve böylece mevcut ekonomik yapının sürekli yenilenmesine denir.
  • sahip çıkılmamış şizofreninin kibarca ifade edilişidir.
  • bu teoriye göre daha iyisi geldiğinde şirketler yıkılmalıdır. örneğin devlet dvd'ler ortaya çıktığında dvd üreten firmalara karşı video kaset üreten firmaları korumaya çalışmamalıdır. ya da polaroid fotoğraf makinasını üreten firmayı dijital fotoğraf makinası üreten firmalara karşı korumamalıdır. daha iyisi geldiğinde önceki firmaları ortadan kaldırabilmelidir. bu anlamda özellikle son dönem gelişmlerinden olan 2008 krizinden sonra bankaların kurtarılmasına karşı olan teoridir. 'batmak için çok büyük' kavramı bu teori için bir şey ifade etmez.