şükela:  tümü | bugün
  • en çok istiklal caddesi üzerinde karşılaşılan, ellerindeki parayla* bastıkları 5-10 sayfayla düşünce devrimi yaratacağını sanan komünist gençlere katılmak.
  • yaşam enerjisi başkasına aitse haydan gelen huya gider denilebilir pek ala o la la
  • günün en az 12 saatini uyuyarak geçirmek.
  • en çok reklam yapan firmalardan birinde işe başlayıp, oradan emekli olmak.
  • insanın kendisine yapacağı en büyük hata.

    büyümemek elimde olsaydı bir saniye düşünmeden seçerdim.

    yaşım bir bir artmasın, pembe montu kırmızı kazağın üzerine giyeyim ve sırıtmasın, bir sürü vaktim olsun günebakanlara eşlik eden o yolda yine saatlerce bisiklet süreyim, o sahilde yine yengeçlerle yarışayım, şimdi yerini bile hatırlamadığım o nazar boncukların asılı olduğu ağacın altında gün batımını izleyeyim, sığla ormanında yabani böğürtlen toplayayım, ilk defa alkol aldığım o güne döneyim yine o saçma cesaretle içip kusa kusa eve gideyim, ilk piercingle babam dalga geçsin güleyim, dalgakıranda babamla ilk defa o nefis gökyüzünün altında bir bira içeyim “annene sakın benimle içtiğimi söyleme” desin gözlerindeki o ciddiyeti yeniden göreyim -babamla bir sırrı ilk defa paylaşayım- aşık olayım, ilk defa tek başıma yolculuğa çıkayım, ilk defa öpüşeyim...

    bunları yapmayı bırakıp insanlarla savaşarak yaşamaya başlayınca, yalanlarla boğuşunca, birkaç kuruş para kazanmak için hayallerimden ve hatta kendimden vazgeçince, sevdiklerimi kaybedince, ölümle tanışınca... ekmek kırıntıları gibi işte, yavaş yavaş tükeniyor sanki. oysa tam tersi olmamalı mı? ölümü gördükçe yaşamayı daha çok sevmemiz gerekmiyor mu?

    insanın en büyük bekareti yaşamın kendisine karşı olmalı bence. her böğürtlen yediğimde ilk defa yiyormuş gibi tatlanmalı ağzım, her öpüşme, her gün batımı, babana sarıldığın her an, annenin saçlarını okşadığı her an, bir kitabın kapağını açtığın ilk an, kırmızı kazağını giydiğin, gölde yüzdüğün her sefer ilk defaymış gibi...

    seni çok seviyorum hayat! yeni doğmuşum gibi...
  • yaşadığın ülkede başka ülkede olsa gündem yaratacak ama senin ülkende sıradanlaşmış olaylar ve/veya etrafındaki enerjini emecek insanlar çarçur ederlerde sen farkına bile varmazsın..