hergele

  • 1083
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

wilbur wants to kill himself

hakkım olmayarak (veya da olarak) fazla içselleştirip, sonunda kusmak üzere hissettiğim güzel film. konuşulacak güzellikleri ve hatalarından çok öte, bir önce die fetten jahre sind vorbeiı izlemiş, all the real girls tadında bir felaket yaşamış, en içselleştirdiği filmlerden olan solinodaki abi-kardeş ayağını bilen biri için zaten 5. dakikadan itibaren yaşanacaklar belliydi.

wilbur: "why don't you grab her?" derken her halinden, alice'i götürecekti. peki ama, bu ilişkiler bu kadar mı meşruiyet kazanmalı? belki biraz harbour'lık olduğundan mı bana bu kadar dokundu acaba? sosyal darwinizm de hayatın her alanında olduğu gibi ilişkilerde de mi en önemli rolü oynamalı, ve "mutlu son" diye hitap edebileceğimiz şekilde kabullenmeli miyiz bütün bu olanları?

harbour'ın ölmesinin, belki de, olanları görmemesi açısından iyi olduğu film. filmin diğer bütün naiflikleriyle birlikte, harbour da mı farkına varmamıştı olayların, yoksa taksiye binmeden önceki tebessümü ve sözleri zaten herşeyi açıklıyor muydu? o halde biz bu entry'leri giren kaygılılar, iki kitap okumayı beceremeyen wilbur'lara karşı hep 1-0 yeniğiz.

devamını okuyayım »