hergele

  • 1083
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

berlin

guzel bir alman sehri. guzel oldugu kadar soguk da olabilen, agustos ayinin basinda 12-17 dereceleri arasinda degisen isisiyla adami donduran bir sehir.

sehri gezerken farkedilen en belirgin ozelliklerden biri de (tabii, sehri tarihsel yapisi ile gozlemlemeye calisiyorsaniz) duvar yikildiktan sonra cok sular akmis oldugudur. bir zamanlar duvarin durdugu yerleri doldurmaktan veya sehri kendi iddisana da gore "avrupanin yeni baskenti" haline sokmaya baslamaktan da ote, sehir onemli bir turistik sehir havasina da burunmus (mevsimin de bunda etkili olma ihtimali yuksek). fakat sirf mevsimle de aciklanmasi gerekmeyen ve sehrin kimliginin altindan acikca gozuken bir turizm kiyafeti belli olmaktadir. duvarin varliginin ve yikilmasinin hislerini coktan icsellestirmisler de, duvardan kalan bazi bolumleri (bkz: checkpoint charlie) (bkz: brandenburger tor) inanilmaz derecede turistik hale de cevirmisler. bunun yani sira zaten (bkz: potsdamer platz), (bkz: sony center) gibi onemli merkezleriyle sehir avrupanin onde gelen metropolu havasini da kazanmis durumda. belki biraz "istanbuli" bir yaklasim da olacak ama; sehrin icindeki tarihi yapi (fakat bu durumda yakin tarihten bahsetmek durumundayiz) sehrin yeni yapisiyla biraz karmasik bir sekilde icice gecmekte ve bu bazen yorucu, bazen hayal kirikligi yasatici bazen ise sehre, kendine has ozelligini veren bi unsur olmakta.

tabii ki bunlar daha ziyade, sehri bir kac gun icin, hem de turistik bir sezonda, ve kendi basina (yani bir berlinliyle olmadan; yani onemli olan husus, ister istemez turistik noktalara yonlendirilmekten kendini alamayacak) gezen birinin nacizhane izlenimleri olarak, zayif, basit ve "irrelevant" ya da tutarsiz kaliyor olabilir.

bunlarin haricinde gene de almanlarin sehri basarili bir sekilde planladiklari asikar. yillarca 4 parcaya (tabii burada 2 efektif parcadan soz edilebilir) bolunmus bir sehir, hissedilmeyecek derecede basarili bir sekilde tekrar biraraya getirilmis. tabii, burada sehrin duvar ile ayrilmadan once uniter bir sekilde dagilmis oldugunu da one surebiliriz. fakat gene de sehrin uzun bir sure ikiye bolunmus ve bu surec icerisinde devasa yatirimlarla, buyumus oldugunu goz onunde bulundurursak, bu etkinin az hissedilmesi basta savunulan dusunceyi dogurabiliyor.

her seye ragmen, ostbahnhofta halen dijital tabelalarin gorulmemesi, unter den linden uzerinden, tvturmu gecerek alexanderplatza yurudukten sonra karl-marx-allee ve onu ostbahnhofa birlestiren strasse der parisien komune (ya daparis komunu anlamina gelen benzer isimli bir cadde) dogu berlinin kalintilarini ve havasini, ve bir zamanlar iki farkli sehrin nasil iki farkli karakterlere burunmus olduklarini cok iyi yansitiyor.

berlin ayni zamanda guzel bir mimariye sahip, tarih ve muzelerle (bkz: bauhaus-archiv), (bkz: museuminsel), (bkz: kulturforum), bira ve sosislerle, almanlar ve turistlerle ve bol bol sonbahar kis ruzgarlariyla dolu, nordrhein westfalendan farkli, yesil almanyadan, stuttgart, veya bavyeradan tamamen farkli, klasik denemeyecek bir avrupa sehri.

devamını okuyayım »