• yokluğundan adına internet siteleri açılmış,ilyas nerede? soruları sorulmuş, tahtada ders anlatırken kafasına atılan tebeşiri yerden alıp,bunu takiben tebeşire 'kim attı seniii?'sorusunu soran,okula geri dönüşü büyük şaşkınlık ve neşe içinde,derslere girilmeyip alkışlarla kutlanan,kadıköy anadolu lisesi edebiyat(!) öğretmeni...
  • efsanevi hoca. ilk önce yatakhanede* tanınan ve ardından yatılı gayretiyle tüm okula mal edilen unutulmaz öğretmen. kafasına çöp tenekesi geçirmekte bizzat aktif görevde bulunduğum; perdeyi üzerine kapatıp karambol çekenler arasında yer aldığım; bilimum her türlü meyvenin ve sebzenin derste üzerine fırlatıldığı; ve en son dönüşüye hayatının hatasını işlediğinin farkına varmayan kadıkoy anadolu lisesi mensubu kadrolu devlet memuru. (bkz: ilyasın gizli sırları)
  • yatililardan birinin velisi ogretmenlerle gorusmek icin okula gelir, yasar hocaya selam verir:
    -iyi gunler ilyas bey
    -?.. eh size de...
  • üzerine tez yazilasi efsanevi edebiyat-türkçe hocasi...
    sinavlarda sinifina çöp kutulari atilan hatta tüm ögle tenefüsü boyunca içeri hapsedilen çok fazla ugrasilan ezilen yanlis meslek seçmis insan...
  • aslında lakabını bir nevi ilyas salman benzemesinden alır bu şahıs. ayrıca hz 1 deyken de elime para sıkıştırıp tekel 2000 almaya gönderen yegane şahsiyetlerden biridir.
    bütün dalga geçilmeleri hakeden, ezilmeye mahkum bir hocadır kendileri, ayrıca bu hocanın kızların bacaklarını masasında gazete okuyorum geyiğiyle kestiği de bilinmektedir.
  • her ögretmenler gününde kadıköy anadolu yatılısından 'sen aglama'yı dinleyen,gözleri dolan ve sınıfa hapsedilen sahsiyet
  • bu adamın dersinde çok konuşan biri olursa, ''olmhalagonuşuorsunbeah'' gibi bir ses çıkarırdı. benzetildiği ilyas salman tiplemesi ise çiçek abbas'tı, tahtaya tekkaşlı çiçekler çizerdik, bayağı da benzerdi. bir gün derste sınav kağıtları kontrol edilirken arkadaş abartıp tahtanın bir köşesinde aynı figürü çalışmaya dalmıştı ki, herkesin oturup, abbas'ın da kendisini seyre başladığını farkedemedi. yine de adamın ilk zamanlarıydı, fazla çileden çıkmamıştı henüz, savurduğu 2-3 tekmeden sıyrılan arkadaş kolaylıkla sırasına kaçmayı başarmıştı.
  • üzerine perde kapatılıp patlıcanla dövülen tek hoca, honorable ilyas.

    kendinden 20 cm kısa bir öğrenciden yumruk yemişliği *, belletmenler odasında, yatakhanede öğrencilerden topladığı dergilerle 31 çekerken basılmışlığı vardır.

    ayrıca kadıköy anadolu lisesinin sevilen köpeğinin adıdır ilyas*, ama malesef müdür osman nuri ezik'in çabaları sayesinde köpek okuldan uzaklaştırılmıştır, osman nuri öğrencilerin nefret ve kinini bir kez daha kazanmıştır

    (bkz: kadıköy anadolu yatılısı)
    (bkz: kadıköy anadolu yatakhanesi)
  • sene 98, ilyas orta-2 lerin türkçe dersine girmekte. günde 3 paket sigara içmesinin verdiği o kısık sesiyle ve anlaşılmayan konuşmasıyla hemen dikkatleri üzerine çekiyor. kızları tepeden tırnağa süzmesi, havalar sıcak olduğunda ısrarla kirli yakalı, mavi, kısa kollu, leş gibi sigara kokan gömleğini giymesi, "kes sesiii!" diye bağırması, bu lafın "kessiyoosun oğlum sesiii" şeklinde hemen uyarlanması ve ilyasın sırtına balgam atıldığı koridorlarda yankılanması, hepsi dün gibi. fazla ezik bir şahsiyetti. o kadar ezikti ki espri yapmaktan, kudurmaktan ders işlettirmediğimizde bile bağıramazdı, yeter be olum be şeklinde mırıldanırdı sadece. biz de "ne diyosunuz hocam anlamadık" falan derdik. ve haytalığa kaldığı yerden devam edilirdi. derste anırılırdı, ilyas için özel yazılmış ve de bestelenmiş eserler okunurdu. en matrak zamanlar da adamın ödev kontrol ettiği zamanlardı. ödevi sırayla kontrol eden ilyas cam kenarındayken, sınıfın geri kalanı duvar tarafına kaçmış olurdu. duvar kenarına geçtiğinde ise bütün sınıf çoktan cam kenarına kaçmış olurdu. 4'lü oturan ve gülmekten yarılan tipler. çok eğlendik çok...