şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • 37 yaşındayım, kendimi bildiğim bileli bilgisayar oyunları oynarım. ateri salonlarından internet kafelere, evde kendi bilgisayarıma kadar. her platformda oyun tecrübesini yaşamış birisiyim.

    saatlerce bilgisayar başından kalkmadan oyun oynayan zevk alan ben, şu sıralar çok çabuk sıkılıyorum. half life serisi, cod serisi, resident evillar, gta lar aklınıza gelecek her oyun sıkılmadan saatlerce oynardım. şimdi öyle değil garip bir durum var çözemedim.

    geçenlerde shadow of tomb raider oynayayım dedim, grafikler süper, konu süper. ancak 1 saat sonra sıkıldım, devam ettiremedim. bu son zamanlarda bir çok oyunda başıma gelmeye başladı.galiba yaşlandıkça daha sabırsız oluyoruz ya da daha seçici. tam emin değilim, 10 yıl öncesindeki kadar bilgisayar oyunu oyunu oynamaktan zevk almamaya başladım. yaşlanmışız ve yaşlandıkça hayat elimizdeki birçok zevki alıp götürüyor bizden.

    edit 1 : sabah oturup akşam yatana kadar diablo 2 lotd oynayabilen bir bünyeye sahibim. hala da oturup oynarım diablo 2, ah kapanmadan önce diablo 3 oynuyordum ah kapanınca onuda bıraktım.
    edit 2 : resident evil remakelerini hastalık derecesinde oynuyorum resident evil 2 remake heycanla bekliyorum. önce leonla bitircem sonra claire ile sonra leonun yeni açılan senaryosunu oynicam sonra clairin yeni senaryosunu sonra tofu falan umarım remakede piç etmemişlerdir bu yeni senaryo mevzusunu.
    edit 3 : ne çok dertli varmış bu konuda. souls serisini oynamayı denedim reflexlerim azalmış beceremedim öldükçede sinirlerim hoplamaya başladı. sonra açtım youtubeden oynayan başarılı birisini ( loresinide anlatıyor eleman ) offf yüzüklerin efendisi izler gibi izledim ağzımın salyaları akarak.
    edit 4 : pupg , cs go vb multiplayer oynanan oyunlar konu dışı. bu tarz oyunlar anlık doz alımıdır . 2 saat oyna bırak oyunlarıdır. single player modunda seni koltuğa kitleyecek oyunlar, senaryosu , akıcılığı falan ne bilm eski oyun tarzlarına bir özlem mi desem, bütün oyunların birbirine benzemesi mi, sanki hep aynı şeyleri yapıyormuş hissi mi , eski heyecanım kalmadı. ac bile hastası olduğum bir seri. bitirmeden bırakacağım bir oyun olacağı düşünsem aklıma gelmezdi, ac odyssey'de ama hep aynı şeyleri yapıyorum lan ben dediğim an sildim oyunu...
    edit 5 : witcher 3'ü 3 kere kurdum 3 kere sildim. 1. de çiftlikteki griffini kestim arkasına sildim oyunu. 2.sinde büyücü ablayı buldum evinde boyut atladık havuzda meşk ettik arkasından sildim oyunu 3. defa zorladım git gywent oyna dedi öeeeh dedim sildim bi daha kurmamaya yemin ettim. oyunda o kadar çok ek görev, ayrıntı, craft şu bu var ki senaryodan kopuyorsun bu da benim motivasyonumu düşürüyordu...

    edit 6 en önemlisi : şunu oynamamış bunu oynamamış demeyin aklınıza gelecek her oyunu oynamışımdır.
  • böyle düşünen bir ben değilmişim.büyük bir hevesle aldığım oyunları 5-10 saat sonra bitiremeden bir kenara atıyorum.eskiden bitirmeden yarım bıraktığım oyun olmazdı şimdi senede 20 oyun alıyorsam 1 tanesini zar zor bitirebiliyorum ve hiç biri eski zevkleri vermiyor.
  • 27 e girdim her geçen gün daha da çok oynamaya başladım
  • yeni nesil oyunlardan kaynaklanan sorun. çok hızlılar ve aşırı derece görsellikten dolayı hikayeden kopuyorsunuz. bazılarında hikaye bile yok.

    ben alternatif olarak daha yavaş oyunları tercih ediyorum. civ 5 örneğin. 6 çıktı ama ben 4 'ü yeni yeni 5'e evirdim. yavaş sakin ve uzun soluklu oynuyorum. bazen bir oyun 2 ay sürebiliyor. aynı tarz diyerek aldığım bir çok oyundan sıkıldımm. ağır rts hasreti ile aldığım dawn of war 2 o kadar sarmadı. çünkü oyun hızlı idi. hala bilgisayarımda (bkz: level) den gelen master of orion 2 ve starcraft 2 var. master of orion göreceli olarak başladığım an en az 3 saatimi yer ama çok özlemem lazım.

    birde şu remastered olan red alert 2 gelirse tadından yenmez dünya.
  • 20'li yaşların başında başladı bu süreç bende. 15 yıldır zaman zaman metroda oynadığım basit telefon oyunları dışında oyun oynamıyorum. içimdeki çocuk, bu diyardan dönmemek üzere göçeli çok oldu sözlük.
  • çocukken; büyüklerin sokakta saklambaç oynamamasına, doktor adlı oyunla birbirini kovalamamasına, boş boş sokaklarda takılmıyor olmasına çok ama çok şaşırır sürekli bunu sorguladım. içimdeki dışarıda oyun oynama isteği o kadar yoğundu ki büyüdüğümde de sokakta aynı oyunları oynayacağımı düşünürdüm. babama sorduğumda benim oyun çağımda olduğumu tadını çıkarmam gerektiğini büyüdüğümde zaten içimden gelmeyeceğini zevk almayacağımı söylerdi. inanmazdım tabii ki. zamanla zevk aldığım her şey ben anlayamadan değişti. bir bakmışım ve ben büyümüşüm.
    yaşlandıkça sadece bilgisayar oyunlarından aldığımız zevk kaybolmuyor. ben kendim için hangi zevklerimin azaldığını zamanla tecrübe edeceğim. bakalım neler değişecek?
  • biraz sıkıntılı bir önermedir, zira "yaşlandıkça bilgisayar oyunlarından zevk alamamak" diye bir şey yoktur, "bilgisayar oyunlarından zevk almadıkça yaşlanmak" diye bir olgu vardır.
    bu duruma bir yan önerme getirmek gerekirse, çağımızda bilgisayar ya da video oyunlarının git gide kolaylaştığı gibi bir durum da ortaya çıkmaktadır, ki zorluk/zevk oranını zamanında çok iyi yakalamış oyunlar hala da efsane olarak varlığını sürdürmektedir.

    edit: emotional mouse 'un önerisi ile lakin - zira değişimi gerçekleştirildi.
  • aynı durum bende de var, eskiden saatlerce başından kalkmadığım bilgisayarı artık açmaya üşeniyorum, tablet’i açıp ordan takılıyorum uzandığım yerden, ps4’ü de o yüzden sattım geçenlerde, yüzüne bakmaz olmuştum artık.

    sanırım yaş ilerledikçe zevk aldığımız şeylerden de yavaş yavaş uzaklaşıyoruz..
  • ben de öyleyim sanıyordum meğer hoşlandığım oyun türü değişmiş. artık taktik gerektiren oyunları oynayamıyorum. kimsenin beğenmediği herkesin kötü puan verdiği just cause 4 oyununu iki aydır her gün oynayarak bunu anladım.
  • eski kalitede oyun yok ki, artık multi odaklı, mikro ödemeler olan, kozmetik satılan bir piyasa haline geldi oyun dünyası. saf ve içine çekebilecek oyun türü çok az. doom gibi yapımlar hala kült halini sürdürüyorlar.