şükela:  tümü | bugün
  • *
    kitap ile ilgili tüm i$lerde emek sarfedip belli bir noktaya geldiğini anlayan ve birazcık da olsa bu i$in ticaretinden ve risklerinden payını almak isteyen ki$i veya ki$ilerin son a$amada yaptıkları faaliyettir. biraz heyecan ve heves olduktan sonra belli bir birikime sahip olan ki$ilerde nedense böyle bir istek olmaktadır. kurulan yayinevi iyi sati$lara imza atan kitaplar basarsa bir problem olmadan paldir küldür yoluna devam eder ve bu i$in doyma noktasinda bu defa az satacak ama mutlaka kitap haline gelmesi gereken eserleri basmayi ister. bunu da yayinevi kurmak eyleminin zirvesi olarak görmekte bir sakinca yoktur. bununla ilgili olarak örnek verilebilecek yayinevleri halen faaliyetlerine devam etmektedir.

    sonuç olarak sizi saran mürekkep/kağit kokusu öyle bir dereceye gelir ki, bu noktada yayinevi kurmak eyleminden ba$ka seçeneğiniz ya da rahatlama yönteminiz olmayabilir.
    yoksa bir yayinevi kuracağiniz parayla ba$ka i$leri de gayet rahatlikla ve hatta daha çok kazanacağiniz $ekilde yapabilirsiniz.

    ya$anmi$ bir örnek vererek konuya daha anla$ılır bir hal kazandırayım:

    aileden armatör olan iki karde$ten birisi $irketteki ortakliği devam ettiği halde sadece aydan aya hissesine dü$en payi almakta ve i$lerle hiç ilgilenmemektedir. orta ya$ini geçmesine rağmen üniversitede doktorasina devam edip, hissesine dü$en kar paralariyla bir yayinevi kurarak, ünlü islam bilim adamlarinin eski ar$iv dökümlerini ve arapça eserlerini çevirterek yeni kitaplar yayimlamaktadir. bu yayinevi halen faaliyetlerine devam etmekte ve kitap fuarlarinda açtiklari standina gittiğinizde istemi$ olduğunuz kitaba verecek paraniz yeterli gelmediğinde cebinizdeki para ne kadarsa o rakamdan size istediğiniz kitabi satabilmektedir.

    buradan da anla$ilacaği üzere yayinevi kurmak gönül i$inden ba$ka bir $ey değildir.
    ancak i$in kazanç boyutu ikinci planda dü$ünülürse yayinevi kurulabilir; yoksa maalesef kimse beklemesin yeni yayinevlerinin kurulmasini.
  • aklımdaki ilk fikirdir. bile bile lades demektir benim için bir yerde de... bu hafta çalışmalara başlıyorum, ama sonu ne olur bilemem dediğim bilinmezliktir, güzelliktir, hüzündür, çikolatadır, frezya kokusudur, aşktır, hepsidir, ayrılıktır ve her şeydir kitap.
  • pek çok mesaj alıyorum bu düşümle ilgili. ne oldu, gerçekleştirebildiniz mi, yayınevi kurmak ve yürütmek nasıl bir şey, nedir ne değildir... elimden geldiğince tüm arkadaşları yanıtladım, yanıtlıyorum. benim düşümün somut hali şu oldu dostlar: http://www.yitikulkeyayinlari.com/
  • yayınevcilik = pek güzel bir yetişkin oyunu
  • aslında çok karmaşık bir olay değil kanımca. kitabı yazara yazdırıyorsun, kapak tasarımını başka birine yaptırıyorsun, bir matbaayla anlaşıp 5000 tane bastırıyorsun, matbaaya parası neyse veriyorsun. sonra bir dağıtım şirketiyle anlaşıyorsun. bu dağıtım şirketi bu 5000 kitabı alıp türkiye'deki birçok kitapçıya dağıtıyor.

    yanlışım varsa düzeltin ama olay kabaca böyle işliyor galiba. tabii işin riskleri de var. örneğin bastırdığın 5000 kitabın çoğunu satamayabilirsin. bu durumda tabii zarar edeceksin. ama işin başında bu riski göze almalısın. zaten risk olmadan para da olmuyor.

    ayrıca birsürü iş ortağın (matbaa, yazar, dağıtıcı) oluyor. bu ortakların yamuk yapabilir. tabii bunlarla da uğraşacaksın.
  • gelecekte maddi açıdan kendimi yayınevi kurabilecek kadar rahat hissettiğimde yapmayı istediğim eylem. özellikle project gutenberg kapsamındaki kitapların dahi bu ülkede satış fiyatlarına bakıldığında, hatta basımı kalmamış güzel kitaplar düşünüldüğünde dahi kâr amacı gütmeyen bir yayınevinin varlığı gerekli. kaldı ki daha bu olayın niş teknik kitaplar boyutu var. özellikle teknik konularda basılı kitapların zamanı geçerken* bir gün kendi adımla anılacak bir kütüphane açmak hayalimi sanırım çağa uydurarak elektronik kitaplar yayınlayan (ve kar amacı gütmeyen) bir yayınevi olarak revize edeceğim ancak yine de fiziki bir kütüphane kurabilseydim ve insanlara faydalı olsaydı da fena olmazdı.
  • şu anda yaptığım bilirkişilik; 5846 s. kanun, bandrol yönetmeliği, örnek devir sözleşmeleri ve aradaki büroktatik işlemler açısından yeterli tecrübeyi şahsıma sağladı ama beni bu sektöre çeken şey aslında biraz da editörlük, yani bir kitabın kapağını deri yapmak içini kenevirden yapılmış özel iple dikmek, doğal tutkal kullanmak, pamuktan yapılmış özel kağıda baskı yapmak, yani biraz üst tabakaya hitap etmek, manzarası güzel bir odada özel müşterilerime kitap kapağı tasarlamak, beyaz derinin üstüne isteğe göre canlı isteğe göre pastel renklerle tasarım yapmak, baskı makinesini ayarlamak mürekkebin parametrelerini düzenlemek, işin biraz daha sanat kısmıyla meşgul olmak... hayali bile harika.