şükela:  tümü | bugün
  • klişeler bazen işe yarıyor, hep denildiği gibi "ne kadar gelirin olursa o kadar giderin olur." sözü bu durum için geçerli. insanların en önemli özelliklerinden biri de her koşula, her duruma adapte olabilme yeteneğidir. yeri gelir maaşlı bir işte 15 bin tl de kazanıp öyle yaşarsın, başka bir zaman olur 500 dolar güzel para dersin, öyle yaşarsın. para gelir ve gider, o hiç önemli değil. insanlığımız gelip gitmesin, o yeter.
  • insanların geliri kadar gideri olur muhabbetini bi kenara bırakarak şuradan gireyim direkt:

    türkiye'de hiçbir normal vatandaşın kazandığı para yetmiyor zaten.
    haksızlar mı? değiller.

    adama kalkıp da 'ulan on bin kazanıyorsun geçinemiyorum diyorsun, bu ne şımarıklık' diyemez kimse. okumuş, çalışmış, kendini geliştirmiş veya hala geliştiriyor, şirket kendisini beğenmiş vs. kazanıyor. en azından namusuyla kazanıyor.

    bu ülkede 3 4 bin kazanan insanlar var asgari ücretliler var onlar ne yapsın tarzındaki kıt ve vizyonsuz bakış açısıyla şahıslara sinir olacağınıza, vatandaşlarına iyi bir refah seviyesi sunmayan sisteme, ekonomik 'reform'culuğa, adaletsizliğe, hayat pahalılığına sebep olanlara yani yaratanlara sinir olun.

    milletin, alnının teriyle kazandığı maaşı çekememezlik yapıp olayı kıskançlık boyutunda ele alıp da basit düşünerek ve cahil olduğunuzu kanıtlayarak olmaz bu işler.

    yetmiyor kardeşim yetmiyor. her şey pahalı. her şey vergi. sebep olanlar utansın.

    edit: yukarıda belirtmiş olduğum 'normal insanlar' şunun için kullanıldı. kimsenin yeğeni, kardeşi, akrabası, komşusu, metresi olmayan; kendi alnının teriyle bir yerlere gelebilmiş veya çalışabilen insanlar demek. yani biraz önce gelen mesaj üzerine ekleme yapayım, zaten devlet dairelerinde, kurumlarında 15 20k maaş alan 'atamalı' veya 'torpilli' bireyleri kastetmiyorum ben. onlar 500 lira bile hak etmeyen akbabalar. özelde de herhangi aynı sebeplerden ballı kaymaklı maaş alan ama kalifiye olmayan, yetersizliği ve bilgisizliği şarıl şarıl yüzünden akan kişiler de şirketin derdi. almasınlar onun bunun yeğenini, torununu, oğlunu, metresini... kendilerine yük.
  • yoksulluk sınırı yaklaşık 6.700 tl olan bir ülkede yetmemesi normal olan maaştır.

    siz aldığınız 3bin, 4bin tl paralarla yaşıyoruz zannediyorsunuz ama yaşamak değil o, hayatta kalmak.
  • istanbulda yaşamamama rağmen doğrulayabileceğim önerme. eğer güzel bir hayatınız olsun istiyorsanız 10 bin de yetmiyor türkiye şartlarında maalesef. dışarıda en ucuz bira 20 tl, en ucuz sinema bileti 20 tl, en ucuz konser 70 - 100 arası ( oda ucuzu yani ). eğer dışarıda yemek yerseniz fast food restoranı değilse 2 kişilik en ucuz yemeğini 80 tl falan.

    hareketli hayatın olsun istiyorsan "para insanı bozuyor"daki para 10 bin tl de değil güzel kardeşim.

    edit: falan
  • bakın arkadaşlar bu amk krizi kime var ben anlamıyorum herkes 10 bin tl ve üstü alıyor. ülkenin yüzde 80’lik kesimi asgari ücret almasına rağmen burada herkes 10bin+ ücret söylüyor ve bu ılık götlülerin ortak noktası geçinememesi. 10 bin alıp geçiniyorum diyen adam yok. vallahi çok garip adam bira 20 tl demiş. inanılmaz bir gelir gider yoklaması amk siyasal piyasaşar yön verdi pezevenk.
  • istanbul'da bekar biri bu maaşla geçinemiyorsa hesapsız kitapsızın kralıdır. işsiz ve kuş kadar maaş alan güzel kardeşlerim, buradaki entarileri okuyup depresyona girmeyiniz. zira 50 bin tl de alsalar ay sonu ağlar bunlar.

    yetmiyormuş. vay anasını.
  • hesaplayan adam geldi. 28-32 yaş arası bekar bir kadın/erkek.

    aylık masraflar
    kira: 2000
    araba kredisi: 1000
    araba benzini + faturalar: 1000
    hafta içi akşamları yemek: 30 x 22 = 650
    hafta sonu üç öğün yemek: 100 x 8 = 800
    kahve, çay, ıvır zıvır: 15 x 30 = 500
    hafta sonu eğlence: 200 x 8 = 1600
    biletli etkinlik: 500 x 1 = 500 lira

    senelik masraflar
    tatil: 10bin
    telefon: 2000 (4000 liralik telefonu iki senede bir değiştir)
    kıyafet + ayakkabı : 2000
    beklenmedik masraflar: 1000
    arabanın kaskosu: 1000

    bak daha kafama esti diye bir haftasonu uçağa atlayıp avrupa'ya veya antalya'ya gitmedim. çocuğum yok. evim yok. 1000 lira gibi cuzi bir araba kredisi ödüyorum, 2000 lira gibi gayet sıradan bir kira veriyorum. toplam masraf 9400 lira oldu bile. burada herhangi bir lüks tüketim yok. mesela çok pahalı bir parfüm kullansam sıkıntı. hobime dair bir şey yok. kayağa gitsem gidemem, hiking yapamam, scuba-diving belimi büker. yazın 2-3 tane şehir dışı düğününe gitsem, canım sıkılır. kendi düğünümü yapacak olsam bildiğin yukarıda saydığım şeylerden feragat edeceğim. hafta sonu eğlenmeyeceksem neden çalışıyorum. hadi kendi yemeğimi kendim yapsam diyeceğim o da zaten çok bir şey tutmuyor. ayrıca sabah 8 akşam 6 çalışıp yolda da 1-2 saat gömdükten sonra kendi yemeğimi yapma fikri de pek sıcak gelmiyor.

    her şeyden de ötesi kenarda dandik bir arabam haricinde bir birikmişim yok. yani ev almak için para biriktiremem, kenarda yatırım yapacak param asla olmayacak. işşiz kalsam bir süre, dara düşerim. tabii burada çizdiğim tablo yanıp yıkılacak bir durum değil. türkiye'deki pek çok insan için bu dediklerim hayal bile değil. ben de zaten 10.000 lira falan almıyorum eğer çok merak ediyorsanız asdfasdfsdf.

    evet 10.000 lira yetmiyor demek cidden biraz abartı ama evli ve çocuklu bir insanın 10.000 lirayla geçinememesi çok da garip değil. bekar birisi için de biraz abartı olabilir ancak öyle sizi krallar gibi yaşatacak bir para değil 10.000 lira. zengin olmazsınız yani, orası kesin.
  • devletin bana verdiği maaş bu yetmediği söylenen paranın yarısından az. yoksulluk sınırının altında aldığım maaş ile kızım ve kedimizle her ay eksilerde yüzerek geçinmeye çalışıyoruz.
    asıl bana yetmiyor.
    sosyal etkinliğim yok. yıllardır kızım için aldığım kıyafet dışında neredeyse kendim için kıyafet masrafım yok. evde yemek yapıyorum. ve yetmiyor. gel, ben gibi yaşa..
  • ulan derler ya hep babamın bir sözü vardı, annemin, anneannemin bir sözü vardı.
    şu, şunun bir sözü vardı hayatımda etkisi oldu diye. hep düşünürdüm gerçekten çok samimiyetsiz bir laf gibi gelirdi.

    bakın 24 yaşındayım ama şu az sonra bahsedeceğim lafı duyduğumda lise 1de falandım.
    hayatımda bu kadar beni aydınlatan ve hoşuma giden laf olmamıştı. hala unutmam.
    bir gün metroya bindim ve bir 40 yaşlarında erkek vatandaşlar konuşuyor.
    biri diyor 10-20 bin kazanıyorum ama yetmiyor.

    diğeri diyor nasıl yetmiyor millet 2-3 ile geçiniyor.
    adam da diyor ki;
    "
    ne kadar gelirin var ise o kadar da giderin vardır. benim de gelirlerime göre giderlerim var. herkes kazandığına göre yaşar.
    millet çocuğunu devlet okuluna yollar şunu şunu alır.
    ben çocuğumu koleje yolluyorum.

    millet otobüse biner.
    ben arabama biniyorum. benzini vs var.

    millet tatil yapmaz
    ben tatil yapıyorum.
    "

    neyse kısaca gerçekten hala unutamıyorum şu konuşmayı. ergenliğimin unutulmazlarındandır.

    ha duymasaydım şu an bu kafada zaten olurdum o ayrı konu. ama ilk seni aydınlatan kişiyi unutamıyorsun. tanımıyor olsan bile.

    ha bu arada eklemeden edemeyeceğim. 24 yaşındayım 10 yıl önceden bahsediyorum. o zaman 10 bin tl kusursuzdu.
    şimdi ki 10 bin tlnin yetmemesi çok normal.
    yetiyor diyen zaten hayat yaşamıyor.

    yoksa inanın bana 2 binle de geçinilir. ama yarram o hayat o hayat değil işte.