şükela:  tümü | bugün
  • south park 5inci sezon'un son bölümü
  • bir otel odası numarası.
    5. kattadır.
  • bostanlı iskele` :karşıyaka` - tınaztepe arasında çalışan genelde 9 eylül üniversitesi öğrencilerinin bindiği bunun yanında ceza evi ziyaretçileri ve buca devlet hastenesine gidenlerinde kullandığı belediye otobüsünün numarası.
    her gün kaza yapan sağa sola bağırıp çağıran asabi aptal ` :orospu çocuğu` şöförleriyle tanınır.
  • "acaba biz insan mıyız yoksa istif halinde taşınan damızlık mı?" diye ciddi ciddi kendime sormama, insanlığımı unutmama sebebiyet veren, sabahın köründe sinir sistemimi alt üst edip nice asabiyetlere gark eyleyen biricik otobüsümüzün numarası. izmirin tüm dandik otobüsleri gibi bindiğiniz her beş 514'den biri sizi yarı yolda bırakacaktır...
  • bu hafta içinde hangi gün bilemiyorum, körüğünden ikiye ayrıldığı söylenen işkence aleti. sıra 270 ve 670 lerde. ilgiyle izliyoruz.
  • haftanın büyük bir çoğunluğunu karşıyaka-buca arasında geçiren ve bu otobüsleri kullanan biri olarak,binmenin,sıkışmanın,ezilmenin ne demek olduğunu öğrendiğim hede.özellikle de kel şişman bıyıklı bir amca vardır ki (ikarus ile ayrılmaz ikilidir bu amca) bir gün dayanamayıp "dur kardeşim şurda sana iki çift laf söyleyeceğim" diyip adama kafa göz allah ne verdiyse girişicem..
  • 270 felaketini yaşamayanlar için eziyet sayılabilecek bostanlı-tınaztepe vasıtası.sabahları otobuste konforla oturabilmek için ya dili pabuç kadar olan 95 yaşında bir yaşlı amca/teyze olmak,ya da iskele durağının biraz sağında erkenden beklemek şarttır.

    ayrıca "orta yaşın son yıllarını yaşayan,tercihen aşırı makyajlı,olağanüstü soğukkanlı,kibirin tavanına vurmuş bayan" ekolünden "bakar mısınız,yalnız otobuste telefon kullanmak yasak" diye medeni bir uyarı alma oranınız diğer otobuslerden birkaç yüz kat daha yüksektir...
  • ayrica, 514 final doneminde 14 ozel hoca gucundedir.. oyleki 4 sene boyunca aldigim derslerin %67'sine sadece 514 ile okula giderken calismisimdir.. kimi zaman takildigim yerleri sofore sormusumdur.. kendisi zaten bu yolu gide gele prof olmustur.. beraber cizmisizdir simpleks tablosunu.. seviyorum lan bu otobusu..
  • yine yagmur yagiyordu ve bekleyeli 15 dakikayi coktan geciyordu. onumden ilk 670, 515, 270 ve 70 gectiginde siranin artık 514 te oldugunu dusunerek kendimi rahatlatiyordum...
    sonra bir 15 dakika daha gecince once 270, sonra 515 tekrar geldiler ve neredeyse bombos gittiler...
    bu arada beklesen insanlarin sayisi biraz daha artmisti. ben de icten ice, bugun oylesine converselerimi giyip cikmadigim icin bayram ediyordum...
    tam cantamin icinde defterim hafif nemlenmeye baslamisti ki
    o sirada ben de umitle gozlerimi yaklasan otobus siluetine dogru dikmistim.
    onunda 104 oldugunu anlayinca, 514 un ozellikle yagmurlu gunlerde, sifasiz ve kemiklesmis bir assolist hastaligina tutuldugunu kendime bir kez daha hatirlattim...
    bundan sonra caresiz dusuncelere dalip, soforle paylasmak istediginiz 3-5 lafi aklinizdan gecirirken sinir katsayiniz artıyorsa saatinize bir daha bakmamanizi tavsiye edecegim.
    zaten ayaklari da usumeye ve buzusmeye baslayinca insan artik saglikli dusunemedigini farkediyor birden.
    akilinizdan neden kar degil de yagmur yagdigi, bir 515, 670-270 istikameti uzerinde oturmumamanin ne buyuk kendini bilmezlik oldugu gibi seyler gecmeye basliyor.
    o sirada 514 geldi.
    herkes sofore bir seyler soylerken birinin 514 un ''55 dakikada bir mi gectigini'' sordugunu duydum.
    sofore hosnutsuzlugunuzu dile getirenler bilirler,
    genelde elini kolunu sallayarak ve gozlerini dondurerek kendi dilinde bir takım seyler homurdanir.
    sikayet ne kadar nazikce olursa olsun,

    -hadi cabuk ol, konusma sen!roarrr!
    -sen de o zaman buca' da otursaydin madem o kadar acelen vardi?
    seklinde cevap alabilirsiniz.
    aslinda sinirden ve beklemekten gozu donmus olan bizdik, oradaki tazmanya canavari profilini biz cizmeliydik ama sonunda yagmurdan beynizmiz mi cekti nedir neredeyse ozur dileyecek kıvama gelmisiz. mantikli oldugumdan degil, ben zaten artik bostanli' da oturdugum icin kendimi suclu hissediyorum.

    sikayette bulunmak isterseniz otobusun arkasinda bir numara var ama ben daha onceleri de dilekce veren teyzelerin, bu numarayi
    arayinca cevap alamayan digerlerinin muhabbetlerini dinledigimden ve yine mantikli oldugumdan degil ama en iyisinin olayi bir halk hareketine donusturup, biraz da siddet yontemini denemek olduguna inaniyorum. boylece sofore dert anlatmakla, dilekce
    vermekle ve telefonla otobus cagirmakla cekilemeyen dikkat cekilmis olur sanirim.