şükela:  tümü | bugün
  • elzem olandır.

    sadece ak partililer için söylemiyorum; nihayetinde hangi partiyi destekliyor olursak olalım, ideolojik bir reaksiyondan çok iyi bir türkiye, güçlü bir türkiye, müreffeh bir türkiye istediğiniz için yapıyoruz bunu.

    benim partim senin partin olayını bir kenara bırakıp şapkayı önümüze koyalım. yeni türkiye'de sağlık, savunma sanayi, belediyecilik, ulaşım gibi bazı alanlarda çokça yeni ve güzel şey görmüş olmakla birlikte, şöyle bir noktaya da vardık:

    - parlamenter sistem bitmiş, ülke başkanlık sistemi adı altında, yasama, yürütme ve yargının tek bir adama bağlandığı bir rejime maruz kalmış,

    - tek adam kendisinden çok daha eğitimli; kafası çalışan, fikir üreten, kediye kedi diyen ne kadar kurmayı varsa hepsinin üstünü bir bir çizmiş, sadece türkiye'nin değil tüm dünyanın önemli bir ekonomik krizle karşı karşıya olması nedeniyle tedbir alınması gerektiğini yumuşak bir üslupla söylemiş bir maliye bakanına bile kürsüden ayar vermiş, yeri gelmiş halkın oylarıyla seçtiği başbakanı makamından indirip yerine biat eden mülayim profili koymuş, yeri gelmiş kendisine rakip çıkan eski yol arkadaşını, ülkenin genelkurmay başkanını gönderip görevlendirerek seçim yarışından çekmiş,

    - 16 yıldır ingilizce öğrenememiş, çıkarıp diplomasını masaya koyamayıp tüm bu polemiklere mahal vermiş, hepsini geçtim kendine bu kadar güvenip muhaliflerini bu kadar küçümserken bir kez bile 90'ların türkiyesinde olduğu gibi bir açık oturuma çıkıp sözüm ona hasımlarıyla yüzleşememiş,

    - ülke ohal sistemi altında kararnamelerle yönetiliyor, meclis üstünlüğü yıllardır yitirilmiş,

    - iç politika ayrı, dış politika ayrı tükenmiş,

    - ekonomi bitmiş, darphane çarkı çevirebilmek için sürekli piyasaya türk lirası sürüp enflasyonu şişiriyor, üretmeyen, bolca tüketen dışa bağımlı ülkede dolar 4.50, euro 5.50, benzin 6.50, faiz 16.80 olmuş, gelirler düşmüş, vergiler coşmuş, bu gözler 2018 model volkswagen golf'ün vitrininde 204 bin tl fiyata ulaştığını görmüş, 1+1 ev fiyatları 400 bin liraları aşmış, tüm bunlar olup biterken ülkenin reis-i cumhuru kürsüden halka `eskiden tuvalete 1 milyon veriyordunuz şimdi 1 lira veriyorsunuz` diyebilmiş,

    - avrupa birliğinde toplam 100 bin müteahhit varken, sırf türkiye'de 260 bin müteahhit rakamına ulaşılmış, araplara gayrımenkul satarak değirmeni taşıma suyla çeviren hükümet, itibarsız bir pasaporta sahip bu ülkeden vatandaşlık almak isteyen yabancılara nakit değil, gayrımenkul alma şartı koşmuş, milyonlarca insan böyle bir kriteri yerine getirmeksizin suriye'den, afganistan'dan kopup gelip vatandaşlık almış,

    - ülkede medya hiç olmadığı kadar tek sesli olmuş, bir sürü gazete tek bir merkezden gelen brifingler ile aynı manşeti atıp, kendisi gibi düşünmeyen milyonlarca kişiye manşetten hakaret eder olmuş,

    - ülkenin tüm kurumlarını yerle bir eden davalar için düne kadar savcısıyım diyen cumhurbaşkanı, bunca kepazelikten 'pardon, kandırıldık' deyip çıkmış,

    - refah ve özgürlük ortamı temin ve tesis edip yatırım çekmek gibi asli bir vazifesi olan hükümet başta hukuk olmak üzere her güven telkin edici unsuru yerle bir etmiş, yabancı yatırımcı şöyle dursun yerli sermaye sahipleri bile varlıklarını yurtdışına kaçırmış,

    - korkunç vergiler ödeyen vatandaş ben bu entry'i yazarken bile fakirleşiyor,

    - eğitim sistemi delik deşik olmuş, türkiye'yi geçtim dünyada dahi ilk kez genç nüfusun geleceğe umutla bakmaması gibi araştırma sonuçları ortalığı sallamışken türkiye'de eğitim kalitesi arttırılacağına iyiden iyiye kalite kaybetmiş, din tandanslı tuhaf tuhaf çalışmalar ödül ve teşvik alırken kapı dışarı edilen kaliteli projeler yurtdışında ödüllendirilip fonlanmış,

    - sanat ve spor dünyası başta olmak üzere; topluma mal olmuş diyebileceğimiz insan kalitesi barış manço'lardan nihat doğan seviyelerine inmiş, tugay kerimoğlu'nu izlemiş nesiller arda turan'lara maruz kalmış,

    - tüm bunların sonucunda daha 2 ay önce erken seçim vatana ihanettir diyen hükümet apar topar ikinci turu 15 temmuz rüzgarı estirilebilecek bir döneme rastgelen bir tarihe erken seçim kararı almış...

    ak partiliyi, milliyetçi hareket partiliyi, şunu bunu geçtim.

    bu ülkeyi seviyorum diyebilen her vatandaşın şu noktada şapkayı önüne koyması gerekmez mi?

    şu ülkeyi bir adama ve onun yarattığı konjönktüre sadık, işine dair liyakati bulunmayan veya az bulunan kalitesiz avanesine bırakmamak, yeni bir söz söyleyebilmek, yeni bir şey deneyebilmek için daha ne olması gerekiyor?

    yahu korkmayın; alternatif herhangi bir söz ne 28 şubat türkiye'sini geri getirebilir, ne de kahrolası fetö ve avanesi de bu saatten sonra bu ülkede nefes alabilir. 15 temmuz'da kurşun karşısına gözünü kırpmadan yatan, ak parti döneminde yaşanmış başta ergenekon ve balyoz olmak üzere bir sürü tuhaf sürece aslanlar gibi direnmiş bu aziz millet, muhafazakarıyla laiğiyle, batılısıyla doğulusuyla, kuzeylisiyle güneylisiyle, sağıyla soluyla, alevisiyle sünnisiyle omuz omuza, kardeş kardeş durur, yaşar, özgür seçimlerini yapar, çocuklarını büyütür.

    şu aman başkası gelirse mahvoluruz deyip duran korku prangasını atmanın, şapkayı önümüze koymanın vakti gelmedi mi?

    edit; madde eklemek isterseniz belirtin editleyeyim. sıkıntıların bunlarla sınırlı olmadığını ben de biliyorum.
  • tabi canım bütün muhtarlar sana hak verdi şimdi. oy vermekten vazgeçmişler. kesin bilgi. yayalım.
  • daha sağlıklı nesiller için artık şapkayı takmaları gerekmektedir.
  • onlar sadece kafayı havalandırmak için şapkayı çıkarırlar.
    adamlar reisin 2023 te türkiye' yi her sınıfta birinci ülke yapacağına inanıyorlar, yaptıklarının yanlış olduğunu bile bile vardır reisin bir bildiği diyorlar.
  • önlerine koymaktan ziyade, o şapkayı alıp üzerine otursalar bile ifla olmayacakları için gereksiz olan durumdur.
  • takke diyelim biz ona.