• anlaşıldığı kadarıyla ağlayan bir zatı sevenlerin emniyet içindeki üst düzey adamlarından birisi kendisi.

    hanefi avcı'nın da bizzat isim vererek suçladığı kişilerden biriydi ve tabiiki kimse ona dokunamadı.

    taraf yazarı emrullah uslu da başbakanın istanbul'a geldiğinde illa bu adamla görüştüğünü yazmıştı.

    bu adam şu anda istanbul emniyet müdürlüğü istihbarat şubesinde müdür yardımcısı olarak görevli.
  • bir kaç gündür hükümetin son operasyonlardan duyduğu rahatsızlık nedeniyle görevden alınabileceği, erdoğan'a yakınlığına rağmen iktidar çevrelerinde gül'ün kaygılıyım ifadesiyle simgelenen "yılmazer'in bu sefer fazla ileri gittiğine" dair bir yargı oluştuğu, yılmazer'in nedim şener ve ahmet şık nefreti dolayısıyla meseleyi kişiselleştirdiği, hatta mit'in gelişmelere tepki gösterdiği ve kozinoğlu'nun teslim olmak için yılmazer'in görevden alınmasını beklediğine dair şaibeler ve iddialar ortalıkta dolaşıyordu. ancak, ali fuat yılmazer'in sessiz sedasız bir geceyarısı operasyonuyla görevden alınması ve bunun "rutin bir görev değişikliği" olarak sunulması, bu gelişmeye paralel olarak emniyet müdürlüğü istihbarat daire başkanlığı'na atama yapılmayarak doğrudan hüseyin çapkın'a bağlanması özellikle ahmet şık ve nedim yener'in tutuklanmaları süreci açısından önemli. ergenekon davasının önümüzdeki seçim süreci öncesi dönemde daha sıkı bir adli kontrolden ve siyasal denetimden geçeceğini göstermesi açısından da ayrıca önem taşıyor.

    hrant dink suikasti döneminde istanbul'da istihbarat şubesinde görevli olan, suikast ertesinde ise daire başkanlığına getirilen yılmazer'in, o günden bu yana ergenekon ve balyoz başta olmak üzere bütün önemli davaların asıl yürütücüsü olarak bilindiğini de söylemek gerek. aynı şekilde ergenekon savcısı zekeriya öz'ün, şık ve şener'in tutuklanması hakkında "ben ahmet'i tanımam polis bize getirir, biz imzalar hakime sevkederiz" sözlerindeki polisin de yılmazer tarafından yönetildiğini eklemek gerekir. başka bir deyişle ergenekon davası demek büyük ölçüde emniyet istihbaratı ve yılmazer demektir.

    ali fuat yılmazer'in, diğer emniyet görevlileri ramazan özyürek, faruk sarı ve muhittin zenit ile birlikte özellikle nedim şener'le çeşitli ceza davalarında muhatap olduklarını da ayrıca ekleyelim. nedim şener, özellikle hrant dink suikastinde yılmazer'in ihmali olduğunu öne süren ve gündeme getiren gazetecilerden biriydi. http://www.stargazete.com/…zatiyor-haber-232203.htm

    ali fuat yılmazer'in görevden alınması bu vesileyle ahmet şık ve nedim şener'in tutuklanması sonrasında "ergenekon sulandırılıyor", "ergenekoncular ergenekon'u itibarsızlaştırıyor" vs. türü iddialarla ortalarda dolaşan şaşkınlar için, "askeri vesayet" dışında otoriter bir rejimin sınırlarını, kurumlarını, figürlerini ve etkinlik alanının tekrar düşünmeleri için de bir firsat olur umarım.
  • görevden alınmasıyla ilgili olarak şimdiden bir şeyler söylemek için erken ama tayyip erdoğan'ın emniyet içindeki cemaat temsilcisini görevden almasını, cemaate yolladığı bir "bürrssss yavaş olun lan biraz, seçim yaklaşıyor sizin yüzünüzden bizim imajımız bozuluyor" mesajı olarak okumak çok da yanlış olmaz. (zaten bu iki tutuklamadan sonra, tutuklamlara sahip çıkmak yerine canhıraş bir şekilde "valla olayın bizimle ilgisi yok" mealinde açıklamalar yapması da aslında bu anlama geliyordu)

    ikisinin de islami kaynaklardan besleniyor olmaları yüzünden kamuoyunda genel bir yanılgı var akp'yle cemaatin aşağı yukarı aynı şeyler olduğu yönünde ama o iş öyle değil. cemaat şimdi akp'yi destekleyen, geçmiş dönemlerde başka partileri desteklemiş bir oluşum. akp gider başkası gelir cemaat onları destekler. siyasi parti olmadıkları için oy kaygıları yok o yüzden seçimdir referandumdur dinlemeden güçleri ve etkinlikler el verdiğince canları istediği gibi at oynatıyorlar. misal cemaatin tam referandum öncesi kpss sorularını çalması ve işi eline yüzüne bulaştırması da o dönem akp içinde çok çok büyük rahatsızlık yaratmıştı. şimdi tam da seçim havasına girilmişken nedim şener ve ahmet şık tutuklamalarından sonra ergenekon soruşturması üzerindeki soru işaretlerinin artması ve "hükümete muhalif gazeteciler bir bir tutuklanıyor" görüntüsünün oluşması da erdoğan'ın sinirlerini yerinden oynatmış gibi görünüyor. halbuki konunun erdoğan'la ya da akp ile direkt ilgisi yok. bu iki gazetecinin başına gelenler cemaatle ilgili çalışmaları yüzünden.

    bekleyip görmek lazım, ilerleyen günlerde akp ile cemaat arasındaki iktidar çatışması derinleşecek mi (ki bu şimdi olmasa bile bir gün kesinlikle olacak ve ben o gün olacakları çok eğlenerek izleyeceğim) yoksa erdoğan'ın bu hamlesi sadece seçime kadar cemaatin tasmasını kısaltmak ve belki biraz da ergenekon soruşturmasına karşı olmasalar bile özellikle bu son iki tutuklamadan rahatsız olan kesimlerin (bkz: yetmez ama evet) ağızlarına bir parmak bal çalma hamlesi olarak mı kalacak.
  • basbakanin her istanbul'a geldiginde gorustugu emniyetci. bunu nereden mi soyluyoruz, cemaatin gulu emrullah uslu ya da kendi tercihi olan emre uslu adiyla yazdigi yazidan. emrullah uslu'nun 24 agustos 2010 tarihli tarafta cikan yazisini oda tv alintilamis. su sekilde:
    "...yılmazer’in arkasında cemaat varmış. ben yılmazer’in cemaat’le bir ilişkisinin olup olmadığını bilmiyorum ama onun neden güçlü olduğunu bildiğim çok net bir bilgiye sahibim. o, bu göreve getirildi çünkü onu başbakan tayyip erdoğan istedi. istanbul’a her geldiğinde de onunla mutlaka görüşüyor erdoğan".

    ayni ali fuat yilmazer'in basbakanliga bagli mufettislerin raporlarinda hrant dink suikastinda buyuk ihmalleri oldugu bizzat zamanin emniyet istihbarat daire baskani sabri uzun tarafindan dile getirilmis. yasin hayal ne pahasina olursa olsun hrant dink'i oldurecek seklindeki raporu daire baskanligina bildirmemekle suclaniyor bu sahis.

    ayni sahis 4 yildir istanbul'da istihbarattan sorumlu emniyet mudur yardimcisi. kendisiyle ilgili gercekleri dile getiren hanefi avci ve nedim sener gibi isimler, basinda kendisinin bulundugu operasyonlarla hapiste.

    hrant hrant diye gezinen liberal ya da "liberal sol" kesimin ahlak sinavinda, ilke sinavinda, samimiyet sinavinda bir kere daha sinifta kalmalarinin acik kaniti bu adamdir. hrant dink'in olumune seyirci kalan, tezgahin icinde olma olasiligi bu kadar yuksek bu cemaatci polislerle hala icice, yanyana yalap sap iliskilere devam ediyorlar.

    vakti zamaninda basbakana hanefi avci'yla gorustunuz mu diye sorduklarinda soyle demisti:
    -benimle bir araya gelmiş değildir. gelmesine de gerek yok. gereksiz bulurum. muhatabı onun üstleridir. il emniyet müdürü ile görüşmeyi fevkalade gereksiz bulurum. o zaman niye içişleri bakanı atamışım. ona saygısızlık olur.
    http://www.radikal.com.tr/…15.02.2011&categoryid=78

    emre uslu'ya gore ayni recep tayyip erdogan her istanbul'a geldiginde mutlaka emniyet mudur yardimcisi ali fuat yilmazer'le gorusurmus.

    bu kadar pisligin icinden demokrasi cikmaz. olsa olsa diktatorluk cikar. simdi bu adam gorevden alindi ama tezgah tum hiziyla devam ediyor. distan icten baski gelmedigi surece bu tur operasyonlar ali fuat yilmazer olsa da olmasa da devam edecektir. cunku cemaat tum yumurtalari tek bir sepete koydu. gercekler yazildikca onu yazanlara karsi daha acimasiz olacaklardir. bu hukumet de kendi isleri goruldugu surece o suclara ortak olacaktir.