şükela:  tümü | bugün
  • bazen kurtarıcı olan, zihin kapılarını yağlanmışcasına açan diyaloglardır.

    yer: annenin evi
    durum: 3 gündür nedensiz bir şekilde annede kalınmaktadır.

    anne: bu gece de burada mı kalacaksın?
    evlat: bilmiyorum
    anne: bir şey mi var?
    evlat: bilmiyorum, korku geldi öyle.
    anne: neden korkuyorsun?
    evlat nebiliyim ya
    anne: hırsızdan mı korkuyorsun?
    evlat:yok
    anne: cinden periden mi korkuyorsun?
    evlat:yok be saçmalama
    anne:eee bir şey kalmadı ki?
    evlat:yok, şeyden korkuyorum....
    anne:bak yavrum, bence biraz kaderci olmak lazım, olacak bir şey varsa buralara gelip kaçamassın bundan.
    evlat: ok anne ne yemek var var ben bi şeyler yiyeyim de gideyim.
    anne: sen bilirsin de korkacak bi şey yok yani
  • anne kırkından sonra okey öğrenmiş ve bu oyun onda tutku haline gelmiştir. üstelik parasıyla oynamaktadır. renksiz 250, renkli açış 500bin liradır. bazı zorunluluklardan (bkz: #7628766) akşam işten yorgun argın saat 22.00da eş ve kayınbiraderle anneye gidilir. baba şehir dışında olduğundan anne canı sıkıntısından patlamak üzeredir.
    anne: çocuklar hadi okey oynayalım, hadi hadi
    saryade: anne çok yorulduk yaa, oynamayalım bugün.
    anne: tühhh, kötü evlat, ben seni bugünler için mi yetiştirdim. elalemin çocukları çatır çatır oynuyorlar anneleriyle.
    saryadenin eşi: ahahaa anne bizi kumara teşvik ettiğin gibi bir de oynamadığımız için kötü evlat mı oluyoruz.
    anne: sen sus, hep sen böyle yaptın bu kızı. eskiden kağıttan, okeyden kalkmazdı. okula giderken iki deste kağıt taşırdı, şimdi yüzüne bakmıyor
    ekip yarılır. neyse efendim mecburen oynanır. saat 01.00e gelmekteyken anne hala hiç açamamış, tüm paralarını kaybetmiştir.
    anne: tüüüh, kumarbazlar sizi, işiniz gücünüz yok sürekli oynuyosunuz di mi. bu kadar tecrübeyle yenemem tabi sizi
    saryade: ya anne karar ver, oynamak mı iyi bu naneyi oynamamak mı?
    anne: sus cevap verme, kumarbaz seni.. haaa bu arada yarın erken gelin, daha erken başlayalım oynamaya, olmuyo böyle
    ekip yerlerdedir..
  • anne mallard: atv'yi açsana, şeyin filmi varmış bu gece...
    gosalyn mallard: kimin anne?
    anne mallard: şey yaa... vardı ya hani?
    gosalyn mallard: al pacino mu? hangi filmi? kaçta? benim niye haberim olmadı?
    anne mallard: yok yok... kadın... şey kadın yok mu şey kadın? orospu kadın! (afedersiniz ama annem söylediğine göre ben de söyleyebilirim herhalde)
    gosalyn mallard: orospu kadın mı? (tekrar afedersiniz burda ben söylüyorum ama tamamen şaşkınlıktan) kim ki o anne? sharon stone mu? (temel içgüdü ile annemizin hafızasında çok iyi bir izlenim bırakmadığı düşünülerek sorulmuştur)
    anne mallard: yok yok... oynadığı film "orospu kadın"
    gosalyn mallard: anne ne filmi açıcaz gece gece afedersin?
    anne mallard: yaa hani yok mu orospu kadın bir haftalığına zengin bi adamın sevgilisi oluyo...
    gosalyn mallard: anneeee! tahmin ettiğim şeyden bahsetmiyosun dimi? ehueeeh
    anne mallard: ...???
    gosalyn mallard: o özel bir kadın yaa! puhahahaa! orospu kadın diye film mi olur allahaşkına? ahuahuaaaah! julia roberts'ı diyosun sen...
    anne mallard: amaaan orospu diil miydi sonuçta? özel diil orospu kadındı o! aman sana da malzeme çıktı dimi? hadi bakalım ilk kime anlatsan da eğlenseniz acaba?
    gosalyn mallard: dimi dimi! ehueeeeh
    anne mallard: bana bak, aramızda kalıcak bu tamam mı? bak böyle şeyler anlatılmaz zaten öyle ulu orta! her şeyimi malzeme yaptınız yaa!
    gosalyn mallard: zuhahahaaa
    anne mallard: kime diyoruuuum!
  • -nidaaaaaaaa!...!!! bu sabunu daha yeni koymuştum kızım ben..kim bitirdi???
    +ben anne
    -ay bu evde iş bitmio wallahi..naptın kızım el sabununu bööle!!??
    +yedim annecim..(muhahaha)
    -hönk..????
  • anne grange'ın "siyah kan" kitabını bitirdikten sonra okumak için yeni bir kitap ister.
    jm- anne bak bunu okuyabilirsin, aynı adamın kitabı
    anne- amannn kurtlar vadisi değil mi bu! (kitap kurtlar imparatorluğu'dur bu arada)
    jm- hıııı!?
  • anne mallard: pişştt baksana!
    gosalyn mallard: hıı?
    anne mallard: karşı apartmandaki kızlardan birine görücü geldi.
    gosalyn mallard: nea? sen nerden biliyosun?
    anne mallard: görüyoruum..
    gosalyn mallard: iyi de nasıl anladın görücü olduklarını?
    anne mallard: belli her hallerinden.. getire getire bi küçük çikolata getirmişler. kızlar da iki dirhem bir çekirdek, mutfakta kikirdeşiyolar.
    gosalyn mallard: anne korkulur walla senden!
    anne mallard: gel bak beraber izleyelim! çok eğlenceli..
    gosalyn mallard: bana ne anne yaa! film izliyorum ben..
    anne mallard: aman izle sen abuk subuk filmlerini!

    bi vakit sonra..

    anne mallard: oğlanın anası olsam bu kadının kızını almam ben! gidip söleyesim geldi walla..
    gosalyn mallard: ne diyosun yine anne yaa?
    anne mallard: kızın annesi diyorum.. görücülerin yanında masadan hanım hanımcık aldı küllüğü, çıktı salondan kırıta kırıta, geldi mutfağa, şaak diye balkondan aşşağa döktü küllüğü..
    gosalyn mallard: hımm..
    anne mallard: ne biçim kadınlar var walla! bunlar da kız evlat yetiştiriyo işte..
    gosalyn mallard: anne filmin içine ettin yaa! bana ne kızın anasından..
    anne mallard: aman filmi her zaman izlersin! gör öğren bunlar önemli şeyler..

    bi vakit daha sonra..

    anne mallard: gitti görücüler.. bizimkiler de çıktı balkona sohbet ediyolar şimdi, kakara kikiri.. verdiler herhalde kızı, böyle eğlendiklerine göre..
    gosalyn mallard: hımm..
    anne mallard: sen daha film izle! karşıki kızı da verdiler diyorum.. evde kalıcaksın bu gidişle!
    gosalyn mallard: o nerden çıktı şimdi ya? ooff anne ooofff!
    anne mallard: ooff deme anneye!
  • annem farketmesin diye kolumun epey üst kısımlarına yaptırdığım dövmem ve ben mutlu ve sinsice memlekete gideriz;
    anne-kızım bak bunu senin için aldım hadi bir dene olacak mı?
    şaşkın-sonra denesem.
    anne-yav bi dene olmazsa gidip değiştirisin hadi hadi çıkar şu kazağını da bir giy.
    şaşkın-(şimdi s.çtım) öf ben beğenmedim bunu, hem bu bana olmaz.
    anne-ne mızmızlık ettin iki saattir vallahi zorla giydireceğim ben şimdi.
    şaşkın-tamam ama arkanı dön ben utanırım.
    anne- aman tamam.
    ben kazağı çıkardığım anda ;
    anne- bu nee!!!!!!!
    şaşkın- ne ne?
    anne- kolunda ki?
    şaşkın- anne hani arkanı dönmüştün?
    anne-niye mızmızlandığın çıktı ortaya bu ne şimdi?
    şaşkın-?
    anne-cevap versene sana diyorum.
    şaşkın-ay ben de birşey oldu sandım bişey değil o geçici kınayla yapıldı.
    anne-geçecek mi şimdi bu?
    şaşkın-aa anne kızına güvenmiyormusun?
    anne-yok kızım öyle demek istemedim, aman iyi ne halin varsa gör.
    aradan yıllar geçer bir yaz günü şaşkının annesi gelmiştir istanbula
    enne-ee kızım yeniden mi yaptırdın bunu hala duruyor?
    şaşkın-evet desenini çok sevdim.
    anne- gerçekten mi?
    şaşkın-of tamam anne ya söyleyecem dayanamıyorum artık bu gerçek dövme.
    anne-önceki de gerçek miydi?
  • televiyon izlerken durduk yerde;
    a-hayatının anlamı ne?
    g-ne biliim anne yaa,anlamsız işte gayet..
    a-hayatın anlamı anlamlı bir hayatının olması..
    şöyle ağır çekim anneye dönüp bir bakılır.
    (bkz: anneden inciler)
  • ekşi sözlük dergisinin ilk sayısındaki brown ailesi* ile ilgili haber aile eşrafına okunup hep beraber gülündükten sonra birden..

    anne mallard: dı san saynş doring dı dey!
    gosalyn mallard: nasıl nasıl? ne dedin anne?
    anne mallard: yok yok.. pardon.. dı şan şayns doring dı dey! heeeh! bak nasıl hatırladım ama..
    gosalyn mallard: annecim ne demeye çalışıyosun? bi de biz anlasak..
    anne mallard: ingilizce derslerinden aklımda kalan tek cümle. "dı şan şaynz doring dı dey" ne demekti bu gosalyn?
    gosalyn mallard: ehueeeh.. "dı san şaynz during dı dey"* böyle okunur o..
    anne mallard: olsun ama bak yine iyi hatırlamışım dimi?
    gosalyn mallard: ne diyosun annem.. süpersin walla! mrs. brown halt etmiş..