şükela:  tümü | bugün
  • * en güzel örneği 50'li yıllarda ankara'da yapılmış olanıdır.

    gazetenin, transferle aldığı muhabir işi sallamaktadır. müdür çeker bunu, "ulan iki gün içinde birinci sayfaya fotoğraflı bir haber sokamazsan kendine iş bul" der.

    eleman biraz düşünür, sonra ajans alıcısının kağıt bobinini alıp çıkar. mahallenin imamına gider; "hocam arkadaşlarla iddiaya girdik. bu bobinde sarılı kağıdın boyu minare şerefesi kadar vardır-yoktur diye. işin ucunda baklava var. sana da kıyak geçerim, şunu yukardan bir sallayıver aşağıya" der.

    imam, baklava da yiyecek, çıkar, bobini sallar, bizimki fotoğrafı çeker:

    haber: "kadrosu verilmeyen imam allah'a 25 metrelik dilekçe yazdı".. fotoğraf da var. cübbeli, takkeli imam orda. elinde kağıt!!..

    50'li yıllarda diyanet teşkilatında imamlara öyle kolay kadro verilmiyormuş ve bu imamların en büyük sorunlarından biriymiş.. haber elbette birinci sayfa ve fotoğraflı. imam mutlu çünkü biraz oyuna da getirilse kendi sorunları gazeteye yansıtılmış, muhabir mutlu, müdür mutlu..

    hani öyledir demiyorum ama #5808276 deki kağıt bana tram yazıcı kağıtı gibi geldi, bilemiyorum ama neyse..
  • bazi insanlarin sevdigi eglendigi bazilarininde faydalandigi toptan sallama gercege uydurmaya calisilmis haber degeri tasimiyan yazilar..
    bazi gasteler sirf bu isi yapiolar ve ii satiolar..
  • asparagas deyince aklıma bir tek şey geliyor... yaptığı mesleğin herşeyini, ki bence aydınlık ve karanlık yanı olmayan meslek yok gibidir, benimseyen insanların bir ankete verdiği yanıt... : ankara üniversitesi iletişim fakültesi gazetecilik anabilimdalından ayşe inal henüz asistanken yazmak üzere olduğu bir makale için araştırma yapmaktadır... araştırma soruları basın çalışanlarınca yanıtlanacaktır.. sorulardan biri de "kötü haber nedir?"dir... ayşe hoca birbirinden farklı bir çok yanıt alacağını öngörerek böyle bir soru hazırlamıştır ve aldığı yanıtlar... lar mı dedim... yanıt yani... yektir... ben nasıl oldu da bu kadar basiretsizleştim acaba bu soruya bir yanıtlar silsilesi beklerken demiştir kendisi yek yanıtı görünce ki tahmin ettiğiniz üzere yanıt: "asparagas olan haberdir"dir...
  • türk dil kurumu sözlüğünün kuşkonmaz anlamındaki ingilizce asparagus'tan geldiğini, herhalde bugün piyasada bulunabilen en geniş türkçe sözlük olan misalli büyük türkçe sözlükünse (bkz: kubbealtı lûgatı) "kökü belli değildir" dediği bir kelime. ikisi de yanlış denebilir. bu kelimenin gazetecilik jargonuna girişi 1963'te "asparagas" bir haberde kullanılan fotoğrafta görülen kulübenin duvarına yazılmış bir kelimeden dolayıdır ve o kelimenin anlamı da, orada ne aradığı da saptanamamıştır. bu kelimeyi dilimize kazandıran "asparagas" haberin foto muhabiri yurdaer acar'ın vefat haberiyle tekrar gündeme gelmiştir.

    http://www.medyaradar.com/…radar-ozel-haberi-428762

    not: haber yayınlandıktan sonra ikisi de işten kovulmuş. yurdaer acar bir süre daha gazetecilik yaparken, haberin asıl yazarı olan muhabir yener tuğrul'u ise o gün bu gündür gören olmamış. herhalde bir sahil kasabasına yerleşip balıkç...
  • güzide bir örneğine ensonhaber sitesi ile şahit olduğumuz durum.
    http://www.ensonhaber.com/…geldihaberhaberleri.html
  • dinci gazetelerin çatır çatır yaptığı şey. kendi hedef kitlesinden kimse de böyle bir adam var mı diye araştırmıyor. ama sözlük agnostiği bulur, affetmez. işte haber:

    "'allah' kelaminin müthiş sirri!.. hollandalı bilim adamı ve psikolog vander hoven allah kelimesini oluşturan harflerin sırrını bulduğunu açıkladı. prof. hoven'in hastalar üzerindeki araştırmasının sonucu ise şöyle.."
    http://www.habervitrini.com/…aber.asp?m=1&id=288186

    işte araştırma:
    (bkz: hollandalı bilim adamı ve psikolog vander hoven/#22293293)
  • fake malumat.
  • balon haberin önde gidenidir.

    http://www.hurriyet.com.tr/…ya/12707525.asp?gid=229

    ülkesi belirlenemeyen erkek ne lan?

    ek: gazetede editör olsam, muhabir de bana böyle bir haber getirse, o haberi dürer büker...
  • (bkz: her arz kendi talebini yaratır)

    gün geçmiyor ki bu ve buna benzer haberleri görmeyelim:

    - brokoli mucizesi!
    - brüksel lahanasındaki sır!
    - avakado bilim insanlarını şaşırttı!
    - kaju kriko gibiymiş maaşallah!
    vs.
  • az, para ve gaz kelimelerinin birleştirilmesiyle uydurulduğu söylenen ifade. ne şekilde ortaya çıktığı hakkında çeşitli rivayetler mevcuttur. söz konusu rivayetlerin ortak noktasını bu kelimenin 'uydurma haber' anlamında kullanılmasına neden olacak biçimde sallayarak haber yapan muhabirler oluşturur. gelelim bizim işittiğimiz rivayete... uzun yıllar gazetecilik yapmış bir öğretim görevlisinin ağzından dinlendiği şekliyle şöyle doğmuştur: çiçek çocukların dünya gündemini meşgul ettiği dönemde bizim gazetelerden birinin haber sıkıntısı çeken bir muhabiri, arkadaşlarını çiçek çocuk kılığına sokarak, türkiye'deki hippilerin sözde yaşam tarzını anlatan bir haber yapar. çiçekli böcekli giysiler, peruklar, bir piknik tüpü ve iki kişilik çadır temin edilir ve boğaz manzaralı bir tepede kurdukları çadırın önünde poz verir sahte hippiler muhabirimize. habere göre türkiye'de hippiler lüks tüketimin yanından geçmeyen, çok az para ile çadırlarında doğanın tadını çıkararak yaşayan, fakat yemeklerini pişirmek için odun ateşi yerine gaz (piknik tüpü) kullanan garip vatandaşlardır. haberin başlığı da 'az para gaz' oluverir. bu haberden sonra buna benzer 'yapma' veya uyduruk haberler için azparagaz ifadesi kullanılır olmuş. bu da dillerde asparagas halini alarak gazetecilik deyimleri arasına yerleşmiş.